Avrupa Birliği üyesi ülkelerin liderleri, geçtiğimiz Perşembe akşamı düzenlenen nadir bir zirve tartışmasının ardından, Brüksel'den Çin'in oluşturduğu ekonomik tehditle başa çıkmak için yeni ticaret araçları geliştirmesini talep etti. İki saat süren görüşmelerde, AB'nin yürütme organına Çin ile diyaloğa geçme ve mevcut ticaret savunma mekanizmalarını güçlendirme talimatı verildi. Bu hamle, Pekin'in sanayi politikalarına yönelik artan endişelerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
AB liderlerinin bu talebi, Çin'in özellikle yeşil teknoloji, elektrikli araçlar ve yarı iletkenler gibi stratejik sektörlerdeki agresif sübvansiyon politikalarının Avrupa sanayisini tehdit etmesi üzerine geldi. Zirvede, Çin'in ekonomik yükselişine karşı koymak için AB'nin ticaret savunma araçlarının yetersiz kaldığı vurgulandı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Şansölyesi Olaf Scholz'un da aralarında bulunduğu liderler, Brüksel'den Çin'e karşı daha etkili ve hızlı yanıt mekanizmaları oluşturmasını istedi. Toplantıda, Çin'in aşırı kapasite yaratması ve düşük maliyetli ihracatının Avrupa pazarını bozduğu belirtildi.
Bölgesel veya küresel boyut
Çin'in ekonomik yayılmacılığı yalnızca Avrupa'yı değil, küresel ticaret dengelerini de etkiliyor. AB'nin yeni ticaret silahları geliştirmesi, ABD'nin Çin'e yönelik benzer adımlarıyla paralellik gösteriyor. Washington yönetimi de Çin'in ticaret uygulamalarına karşı tarifeler ve ihracat kontrolleri uygulamaya koymuştu. AB'nin bu hamlesi, transatlantik ittifakın Çin konusunda daha uyumlu hareket etmesine yol açabilir. Ancak bazı AB üyesi ülkeler, özellikle Macaristan, Çin ile ticari bağlarını korumak istiyor. Bu nedenle yeni araçların hayata geçirilmesi, üye ülkeler arasında uzun müzakerelere sahne olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB ile Gümrük Birliği anlaşması çerçevesinde ticaret yapmakta ve Avrupa pazarına entegre durumdadır. AB'nin Çin'e karşı uygulayacağı yeni ticaret önlemleri, Türkiye'yi de etkileyebilir. Özellikle Çin'den ithal edilen hammadde ve ara malların maliyetinin artması, Türk sanayisini olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, AB pazarında Çin ürünlerine yönelik kısıtlamalar, Türk ihracatçıları için fırsat yaratabilir. Türkiye'nin bu süreçte AB ile ticaret politikalarını uyumlu hale getirmesi ve kendi savunma mekanizmalarını geliştirmesi stratejik önem taşımaktadır.