Avrupa Birliği Komisyonu'nun ikinci en yetkili ismi Teresa Ribera, büyük teknoloji şirketleri (Big Tech), büyük enerji şirketleri (Big Oil) ve Çin'e karşı kapsamlı bir mücadele stratejisi izleyeceğini açıkladı. POLITICO'ya verdiği röportajda Ribera, AB'nin rekabet gücünü artırmak, yeşil dönüşümü hızlandırmak ve dijital egemenliğini güçlendirmek için kararlı adımlar atacağını vurguladı. Röportajda öne çıkan beş ana başlık, Brüksel'in önümüzdeki dönemde izleyeceği politikaların ipuçlarını veriyor.
Ribera'nın öncelikleri: Rekabet, yeşil dönüşüm ve dijital egemenlik
Teresa Ribera, Avrupa Komisyonu'nda rekabetten sorumlu başkan yardımcısı olarak görev yapıyor. İspanya'nın eski Çevre Bakanı olan Ribera, yeşil mutabakat ve dijital dönüşüm konularında deneyimli bir isim. Röportajda, büyük teknoloji şirketlerinin piyasa gücünü kötüye kullanmasını engellemek için mevcut yasaları daha etkin uygulayacağını belirtti. Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve Dijital Pazarlar Yasası (DMA) kapsamında soruşturmaların süreceğini, gerekirse yeni düzenlemelerin gelebileceğini ifade etti.
Enerji devleri konusunda ise Ribera, fosil yakıt sübvansiyonlarının aşamalı olarak kaldırılması ve yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılması gerektiğini söyledi. Avrupa'nın enerji güvenliğini sağlamak için Rusya'ya bağımlılığın azaltılması ve yerli üretimin artırılması gerektiğini vurguladı. Çin'e karşı ise daha sert bir tutum izleneceğini, özellikle elektrikli araçlar ve yeşil teknoloji sektörlerinde haksız rekabete karşı önlem alınacağını belirtti.
Çin ile ticaret gerilimi ve yeşil teknoloji yarışı
Ribera'nın Çin'e yönelik açıklamaları, AB'nin son dönemde Çin menşeli elektrikli araçlara getirdiği ek gümrük vergileriyle uyumlu. AB, Çin'in devlet destekli aşırı üretim kapasitesinin Avrupa sanayisini tehdit ettiğini savunuyor. Ribera, Çin ile ticaret ilişkilerinde "riskten kaçınma" stratejisi izleneceğini, ancak tam bir ayrışmadan kaçınılacağını söyledi. Yeşil teknolojilerde Avrupa'nın kendi üretim kapasitesini artırması gerektiğini, aksi halde Çin'e bağımlı hale geleceğini belirtti.
Öte yandan, AB'nin yeşil dönüşüm için ihtiyaç duyduğu kritik hammaddelerde Çin'e olan bağımlılığı da gündemde. Ribera, kritik hammaddeler yasası kapsamında yeni tedarik zincirleri kurulacağını ve geri dönüşümün teşvik edileceğini açıkladı.
AB'nin küresel iklim liderliği ve Türkiye'ye yansımaları
Teresa Ribera'nın mesajları, AB'nin küresel iklim liderliğini pekiştirme çabası olarak yorumlanıyor. AB, 2050'de karbon nötr olmayı hedefliyor ve bu doğrultuda sanayide derin dönüşüm planları yapıyor. Ribera, bu dönüşümün sosyal adalet boyutuna da dikkat çekerek, yeşil geçişin vatandaşlar üzerindeki maliyetinin adil dağıtılması gerektiğini söyledi.
AB'nin bu politikaları, Türkiye gibi ticaret ortakları için de önemli sonuçlar doğuracak. Türkiye, AB'nin yeşil mutabakat kapsamında getirdiği sınırda karbon düzenlemesi mekanizmasına (SKDM) uyum sağlamak zorunda. Aksi halde Türkiye'nin AB'ye ihracatı ek maliyetlerle karşılaşabilir. Ayrıca, AB'nin dijital düzenlemeleri ve rekabet politikaları, Türkiye'de faaliyet gösteren küresel teknoloji şirketlerini de dolaylı olarak etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Teresa Ribera'nın açıklamaları, AB'nin yeşil dönüşüm ve dijital egemenlik konusundaki kararlılığını gösteriyor. Türkiye, AB ile ticaretinde yeşil mutabakata uyum sağlamak için adımlar atmalı; aksi halde SKDM gibi mekanizmalar ihracatı olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, AB'nin Çin'e karşı sertleşen tutumu, Türkiye'nin Çin ile ekonomik ilişkilerini dengelemesini gerektirebilir. Enerji ve teknoloji alanında AB ile işbirliği fırsatları doğabilir. Türkiye, yeşil teknoloji üretiminde potansiyelini kullanarak AB pazarında avantaj elde edebilir.