Avrupa Birliği'nin (AB) en üst düzey diplomatı Kaja Kallas, Çin ordusunun Ukrayna'da savaşmak üzere Rus askeri personeline eğitim verdiğine yönelik istihbarat raporlarının doğrulandığını açıkladı. Brüksel'de AB'nin 27 dışişleri bakanını toplantıya çağıran Kallas, bu gelişmenin Çin'in Ukrayna savaşındaki rolüne ilişkin endişeleri artırdığını belirtti. Bu iddianın kanıtlanması halinde, AB'nin Pekin yönetimine karşı daha sert yaptırımlar ve diplomatik adımlar atabileceği ifade ediliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Kallas, toplantı sonrası düzenlediği basın toplantısında, “Çin'in askeri personelimizi Ukrayna'da savaşmak üzere eğittiğine dair raporları doğruladık” dedi. Bu açıklama, AB'nin Çin'in Ukrayna savaşındaki tarafsızlık söylemine şüpheyle yaklaştığı bir dönemde geldi. AB, daha önce Çin'in Rusya'ya askeri teçhizat ve çift kullanımlı teknolojiler sağladığına dair kanıtlar toplamıştı. Ancak doğrudan askeri eğitim faaliyetinin doğrulanması, AB-Çin ilişkilerinde yeni bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.
Konuya yakın AB kaynakları, Çinli askeri eğitmenlerin Rus topraklarında faaliyet gösterdiğini ve özellikle Ukrayna'da kullanılan drone savaşı, elektronik harp ve siber saldırı taktikleri konusunda eğitim verdiklerini aktardı. Kaynaklar, bu eğitimlerin Çin'in Kuzey Kore'ye sağladığı balistik füze bilgisinin ötesine geçerek doğrudan savaş alanı teknolojilerini kapsadığını belirtti. AB Dışişleri Konseyi'nin toplantısında konuşan bazı bakanlar, Çin'in bu adımının uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu ve AB'nin buna karşı acil yaptırım paketleri hazırlaması gerektiğini ifade etti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çin'in Rusya'ya yönelik askeri desteği, Batı ile Çin arasındaki gerilimi tırmandıran en önemli unsurlardan biri haline geldi. ABD ve NATO, daha önce Pekin'in Moskova'ya silah ve mühimmat sağladığına dair uyarılarda bulunmuş; ancak Çin yönetimi bu iddiaları reddederek kendini Ukrayna'da “tarafsız” bir arabulucu olarak tanımlamıştı. Brüksel'deki diplomatlar, Kallas'ın açıklamasının bu “aktif tarafsızlık” pozisyonunu geçersiz kıldığı görüşünde.
AB'nin Çin'e yönelik tutumunun sertleşmesi, küresel arz zincirlerini ve ticaret dengelerini de etkileyebilir. AB, Çin'den ithal edilen kritik hammaddeler ve nadir toprak elementlerine bağımlı durumda. Olası yaptırımlar, bu bağımlılığı azaltmaya yönelik adımları hızlandırabilir. Öte yandan, Çin'in askeri eğitim faaliyetleri, Tayvan ve Güney Çin Denizi'ndeki gerilimlerle birlikte değerlendirildiğinde, küresel çapta bir askeri güç dengesi değişimine işaret ediyor. Pekin'in bu hamlesi, Rusya-Ukrayna savaşının sadece Avrupa güvenliğini değil, Asya-Pasifik istikrarını da tehdit ettiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in Rus askerlerine eğitim vermesi, Türkiye'nin Ukrayna savaşındaki dengeli pozisyonunu doğrudan etkilemese de, bölgesel etkileri açısından dikkatle izlenmelidir. Ankara, hem Rusya ile Karadeniz'de ve enerjide işbirliği yaparken hem de Ukrayna'ya savunma sistemleri satarak ikili bir strateji izliyor. AB'nin Çin'e yönelik olası yaptırımları, Türkiye'nin Çin ile artan ticaret hacmini ve Kuşak ve Yol Projesi'ndeki işbirliğini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, bu gelişme ABD ve NATO'nun Hindistan-Pasifik bölgesine daha fazla odaklanmasına yol açabilir; bu da Türkiye'nin güvenlik stratejilerinde bir uyum gerektirebilir. Türkiye, Çin ve Rusya ile ilişkilerini ayrı ayrı yönetirken, Batı ile bağlarını da sürdürmek zorunda olduğu bir dönemde, bu tür gerilimler Ankara'nın diplomatik manevra alanını daraltabilir.