Avrupa Birliği (AB) ve Çin ticaret yetkilileri, Brüksel'in Pekin ile olan devasa mal ticareti açığını azaltmaya yönelik yoğunlaşan temaslarının ardından kritik bir telefon görüşmesi gerçekleştirecek. Görüşme, iki taraf arasındaki ticaret müzakerelerinin kritik bir aşamaya girdiği bir dönemde yapılıyor.
Görüşmenin Arka Planı
AB ve Çin arasındaki ticaret ilişkileri, son yıllarda artan gerilimlerle şekilleniyor. AB, Çin ile olan ticaret açığının 2024 yılında 400 milyar Euro'yu aştığını tahmin ediyor. Bu açık, Brüksel'in Pekin'e yönelik ticaret politikasını sertleştirmesine neden oldu. AB, Çin'e yönelik demir çelik, alüminyum ve yenilenebilir enerji sektörlerinde damping soruşturmaları başlattı. Ayrıca, elektrikli araçlara yönelik anti-sübvansiyon vergileri getirme hazırlığı yapıyor.
Çin tarafı ise, AB'nin korumacı önlemlerine karşı misilleme tehdidinde bulunuyor. Pekin, Avrupa'dan ithal edilen otomobil, tarım ürünleri ve lüks tüketim mallarına yönelik vergileri artırabileceğini sinyal verdi. Bu durum, iki büyük ticaret bloğu arasında bir ticaret savaşı riskini gündeme getiriyor.
Telefon görüşmesi, AB Ticaret Komiseri Valdis Dombrovskis ile Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao arasında gerçekleşecek. Görüşmede, karşılıklı ticaret anlaşmazlıklarının çözümü ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) reformu gibi konular ele alınacak. Ayrıca, iki tarafın da katılacağı bir üst düzey ticaret diyaloğu toplantısının tarihi de netleştirilecek.
Bölgesel ve Küresel Boyut
AB-Çin ticaret gerilimi, küresel ticaret sistemini de yakından ilgilendiriyor. ABD'nin Çin'e yönelik uyguladığı vergiler ve teknoloji kısıtlamaları, Çin'in Avrupa pazarına yönelmesine neden oldu. Bu durum, Avrupa'da yerli üreticilerin rekabet gücünü zayıflattı. Özellikle Alman otomotiv sektörü, Çin'in elektrikli araçlardaki agresif ihracat politikasından olumsuz etkileniyor.
Öte yandan, AB'nin Çin'e yönelik sertleşen tutumu, transatlantik ilişkilerde de yankı buluyor. Washington, Brüksel'i Çin'e karşı ortak cephe kurmaya çağırıyor. Ancak AB üyeleri arasında Çin ile ekonomik bağlarını koparmak istemeyen ülkeler de var. Macaristan ve Yunanistan gibi ülkeler, Çin ile işbirliğini sürdürme yanlısı.
Görüşme, aynı zamanda Çin'in 'Kuşak ve Yol' girişimi kapsamında Avrupa'da artan yatırımlarını da etkileyebilir. AB, bu yatırımları şeffaflık ve karşılıklılık ilkeleri çerçevesinde değerlendirmek istiyor. Çin ise, yatırımların siyasi değil ekonomik olduğunu savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB ile Gümrük Birliği'ne sahip olması nedeniyle AB'nin Çin'e yönelik ticaret politikalarından doğrudan etkileniyor. AB'nin Çin'e karşı uygulayacağı ek vergiler, Türkiye üzerinden yapılan transit ticareti de etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, Çin ile artan ticaret açığıyla mücadele ediyor; 2024'te Çin'e ihracat 3 milyar dolar, ithalat ise 40 milyar doların üzerinde. AB-Çin gerilimi, Türkiye'nin hem AB hem de Çin ile dengeli ilişkiler kurmasını zorlaştırabilir. Türk ihracatçıları için Çin pazarında fırsatlar doğabilir ancak AB pazarında rekabet artabilir.