Avrupa Birliği, ithal çelik ve alüminyum ürünlerinde karbon vergisi uygulamasını genişleterek, karbon kaçağını önlemeyi hedefliyor. Brüksel'in yeni düzenlemesiyle, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) kapsamına alınan ürün sayısı neredeyse 400'e çıkarıldı. Bu adım, Çin ve Türkiye gibi büyük ihracatçı ülkeleri doğrudan etkileyecek.
CBAM kapsamındaki genişleme ve ayrıntılar
AB Komisyonu, karbon kaçağı riskini azaltmak amacıyla CBAM kapsamını önemli ölçüde genişletti. Daha önce sadece ham çelik, alüminyum ve bazı temel ürünleri kapsayan mekanizma, artık vida, cıvata, jant, tel, boru gibi mamul ve yarı mamul ürünleri de içeriyor. Yetkililere göre, listede 389 ayrı ürün kodu yer alıyor. Bu ürünlerin büyük bir kısmı inşaat, otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinde kullanılan parçalardan oluşuyor.
Yeni düzenleme, AB'nin 2023'te başlattığı karbon sınır vergisinin ikinci aşaması olarak görülüyor. İlk aşamada sadece çimento, demir, çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen ithalatı kapsanmıştı. Şimdi ise bu ürünlerin tedarik zincirindeki alt parçaları da vergi kapsamına alınıyor. Uzmanlara göre, bu genişleme, karbon kaçağının önlenmesi için kritik bir adım. Karbon kaçağı, şirketlerin karbon maliyetlerinden kaçmak için üretimlerini AB dışına taşıması anlamına geliyor.
Küresel ve bölgesel boyut: AB'nin yeşil dönüşüm stratejisi
CBAM, AB'nin 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefinin bir parçası. Düzenleme, AB içinde karbon fiyatlandırmasına tabi olan üreticilerin, daha düşük çevre standartlarına sahip ülkelerden gelen ihracat karşısında rekabet dezavantajı yaşamasını engellemeyi amaçlıyor. Ancak bu mekanizma, gelişmekte olan ülkeler tarafından ticaret engeli olarak eleştiriliyor. Çin, Hindistan ve Brezilya gibi ülkeler, CBAM'ın adil olmadığını ve uluslararası ticaret kurallarını ihlal ettiğini savunuyor.
AB ise düzenlemenin Dünya Ticaret Örgütü kurallarına uygun olduğunu ve çevre politikalarının bir parçası olduğunu belirtiyor. Komisyon, 2026'da başlayacak tam uygulama öncesinde bir geçiş dönemi öngörüyor. Bu dönemde ithalatçılar, karbon emisyonlarını raporlamakla yükümlü olacak ancak henüz vergi ödemeyecek. Tam uygulama 2026'da başladığında, ithalatçıların AB Emisyon Ticaret Sistemi'ndeki karbon fiyatına eşdeğer bir sertifika satın alması gerekecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB'ye en büyük çelik ihracatçılarından biri. 2022'de AB ülkelerine 6,5 milyar dolar değerinde demir-çelik ürünü ihraç eden Türkiye, CBAM kapsamının genişlemesinden doğrudan etkilenecek. Uzmanlar, Türkiye'nin Gümrük Birliği üyesi olmasına rağmen bu düzenlemeden muaf olmadığını vurguluyor. Türk ihracatçıları, karbon ayak izlerini düşürmek için yeşil üretim teknolojilerine yatırım yapmak zorunda kalacak. Bu durum kısa vadede maliyet artışına yol açabilir, ancak uzun vadede AB standartlarına uyum sağlamak ihracatı koruyacak. Ayrıca, CBAM'ın küresel ticarette yeni bir norm haline gelmesi, Türkiye'nin sanayi politikalarını da dönüştürebilir.