11 Eylül 2001 saldırılarında New York İtfaiye Teşkilatı'nda (FDNY) görev yapan ve o gün hayatta kalan bir itfaiyeci, kaybettiği 8 itfaiyeci kardeşinin acısını 23 yıl sonra hâlâ derinden yaşıyor. O gün yaşadıklarını anlatan itfaiyeci, "Bütün duyduğumuz altımızdan gelen yüzlerce PASS alarmının sesiydi ve o sesin ne olduğunu biliyorduk — ama hiçbir şey yapamıyorduk" sözleriyle o anki çaresizliği dile getirdi.
İkiz Kuleler'de Kaybedilen 343 İtfaiyeci
11 Eylül saldırılarında FDNY, tarihinin en büyük kaybını verdi: 343 itfaiyeci hayatını kaybetti. Saldırı sabahı, Kuzey Kulesi'ne çarpan American Airlines 11 sefer sayılı uçaktan sonra itfaiye ekipleri hızla olay yerine sevk edildi. Güney Kulesi'ne çarpan United Airlines 175 sefer sayılı uçak ise ikinci büyük yıkımı getirdi. Çöken kuleler, yüzlerce kurtarma görevlisini ve sivil vatandaşı enkaz altında bıraktı.
Hayatta kalan itfaiyeci, o gün yaşadığı dehşeti şöyle anlatıyor: "Kamyonun tamamı yok oldu. Arkadaşlarımın çoğu içindeydi. Bir anda her şey toza dönüştü." O gün kaybettiği 8 itfaiyeci kardeşi, sadece meslektaşları değil, aynı zamanda aile gibi gördüğü insanlardı. Her yıl 11 Eylül anma törenlerinde, o karanlık günün yaraları bir kez daha kanıyor.
PASS (Personal Alert Safety System) alarmları, itfaiyecilerin hareket etmemesi durumunda otomatik olarak çalan ve konumlarını bildiren cihazlardır. O gün yüzlerce PASS alarmının çalması, alt katlarda mahsur kalan itfaiyecilerin son çığlığıydı. Hayatta kalan itfaiyeci, "O sesleri duyduğunuzda, orada birilerinin olduğunu ve yardıma ihtiyacı olduğunu bilirsiniz, ama ulaşamazsınız" diyor.
11 Eylül'ün ABD ve Dünya Üzerindeki Etkileri
11 Eylül saldırıları, sadece ABD'yi değil tüm dünyayı derinden etkiledi. Saldırıların ardından ABD, "Teröre Karşı Savaş" adı altında Afganistan ve Irak'a askeri müdahalelerde bulundu. Küresel güvenlik algısı değişti, havaalanlarında güvenlik önlemleri sıkılaştırıldı, birçok ülkede yeni terörle mücadele yasaları çıkarıldı. İslamofobi ve göç karşıtlığı gibi akımlar Batı toplumlarında yükselişe geçti.
Türkiye de bu süreçten etkilendi. 11 Eylül sonrası dönemde Türkiye, ABD ile stratejik ortaklığını güçlendirirken, bölgesel gelişmelerde daha aktif rol almaya başladı. Afganistan'daki uluslararası güce asker gönderen Türkiye, aynı zamanda kendi içinde PKK ve diğer terör örgütleriyle mücadelesini sürdürdü. Saldırılar, küresel terör algısını değiştirerek Türkiye'nin güvenlik politikalarını da şekillendirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
11 Eylül saldırıları, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika yaklaşımını derinden etkilemiştir. Saldırı sonrası ABD'nin teröre karşı başlattığı küresel mücadele, Türkiye'nin PKK ile mücadelesinde uluslararası destek bulmasını zorlaştırırken, aynı zamanda Türkiye'yi bölgesel bir aktör olarak öne çıkarmıştır. Türkiye, Afganistan'da ISAF kapsamında görev alarak uluslararası toplumun bir parçası olduğunu göstermiş, ancak Irak işgali gibi konularda ABD ile görüş ayrılıkları yaşamıştır. Bugün hâlâ 11 Eylül'ün yansımaları, küresel terörle mücadele ve göç politikaları üzerinden Türkiye'yi etkilemeye devam etmektedir. Özellikle Suriye ve Irak'taki istikrarsızlık, doğrudan Türkiye'nin sınır güvenliğini tehdit etmektedir.