11 Eylül 2001 saldırılarının üzerinden neredeyse çeyrek asır geçti, ancak saldırıları planlamakla suçlanan kişilerin yargılanması hâlâ başlamadı. ABD tarihinin en büyük ve en kritik ceza davalarından biri olan süreç, Guantanamo Körfezi'ndeki askeri mahkemede yıllardır belirsizlik içinde sürüyor. Bu yılki anma törenleri, bir kez daha adaletin gecikmesine dair soru işaretlerini gündeme getirdi.
Davanın Arka Planı
11 Eylül saldırılarında El Kaide militanları kaçırılan uçaklarla New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'ne ve Washington yakınlarındaki Pentagon'a saldırmış, yaklaşık 3 bin kişi hayatını kaybetmişti. Saldırıların ardından ABD, Afganistan'a müdahale etmiş ve El Kaide lideri Usame bin Ladin'i hedef almıştı. 2003'te Halid Şeyh Muhammed ve dört diğer üst düzey El Kaide üyesi yakalanarak Guantanamo Körfezi'ndeki ABD askeri üssünde kurulan özel cezaevine götürüldü. 2008'de bu kişiler hakkında askeri komisyonlarda yargılanma süreci başlatıldı. Ancak savunma avukatlarının işkence iddiaları, delil paylaşımı sorunları ve yargı yetkisine dair itirazları nedeniyle dava bir türlü sonuçlandırılamadı. 2012'de Halid Şeyh Muhammed ve diğer sanıklar için idam cezası istemiyle dava açıldıysa da duruşmalar sürekli ertelendi. Son yıllarda pandemi ve yargıç değişiklikleri de gecikmeleri artırdı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Davanın uzaması, ABD'nin terörle mücadele politikası ve Guantanamo'nun hukuki statüsüne ilişkin uluslararası eleştirileri de beraberinde getiriyor. İnsan hakları örgütleri, tutukluların işkenceye maruz kaldığını ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini savunuyor. Guantanamo'da halen 30'dan az tutuklu bulunuyor ve birçoğu yıllardır suçlama dahi yöneltilmeden tutuluyor. Bu durum, ABD'nin hukuk devleti imajına gölge düşürürken, diğer ülkelerin terörle mücadelede ABD ile işbirliği yapma konusundaki istekliliğini de etkiliyor. Öte yandan, 11 Eylül Davası'nın bir türlü sonuçlanmaması, saldırıların kurbanlarının aileleri için de büyük bir hayal kırıklığı kaynağı. Adaletin gecikmesinin, gelecekte benzer suçların cezasız kalabileceği algısını güçlendirdiği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 11 Eylül sonrası dönemde terörle mücadelede ABD ile stratejik ortaklık kurmuş, ancak Guantanamo'nun hukuki belirsizliği ve PKK ile mücadeledeki farklı öncelikler nedeniyle zaman zaman gerilimler yaşamıştır. Dava sürecinin uzaması, uluslararası hukukta terör suçlarının yargılanmasına ilişkin standartların sorgulanmasına yol açmakta; Türkiye gibi terörle aktif mücadele eden ülkeler için bu durum, kendi yargı süreçlerinde meşruiyet ve etkinlik açısından dersler içermektedir. Ayrıca, ABD'nin Guantanamo politikası, NATO içinde de zaman zaman tartışma konusu olmakta ve Türkiye'nin ittifak içindeki pozisyonunu etkileyebilmektedir.