ABD Başkanı Donald Trump, Kanadalı uçak üreticisi Bombardier'in ürünlerinin ABD pazarında satışını yasaklamakla tehdit etti. Bu açıklama, Amerikan uçak devi Boeing ile Bombardier arasında süregelen ticari anlaşmazlığın son halkası olarak geldi. Trump yönetimi, Bombardier'in CSeries yolcu uçaklarını Amerikan pazarına sokmasını engellemek için gümrük vergileri ve ticari yaptırımlar üzerinde çalışıyor. Boeing, Kanadalı şirketin devlet sübvansiyonlarıyla haksız rekabet yarattığını iddia ediyor.
Ticaret Savaşının Arka Planı
Bombardier, merkezi Montreal'de bulunan ve Kanada'nın en büyük uçak üreticisi konumunda olan bir şirket. Şirketin geliştirdiği CSeries yolcu uçakları, özellikle dar gövdeli ve yakıt verimli olmasıyla dikkat çekiyor. Boeing ise bu uçakların Amerikan pazarına girmesinin kendi 737 MAX serisine ciddi rakip oluşturacağını savunuyor. Boeing, 2017 yılında ABD Ticaret Bakanlığı'na başvurarak Bombardier'in 292 milyon dolarlık devlet desteği aldığını ve bunun haksız rekabet olduğunu öne sürdü. Ticaret Bakanlığı, Nisan 2017'de Bombardier'in CSeries uçaklarına yüzde 219 oranında antidamping vergisi ve yüzde 79 oranında telafi edici vergi getirilmesini önerdi. Bu vergiler, uçak başına maliyeti yaklaşık 20 milyon dolar artıracak nitelikteydi.
Trump yönetiminin bu hamlesi, Kanada ile ABD arasındaki ticari gerilimin bir parçası olarak görülüyor. ABD Başkanı, geçmişte Kanada'nın süt ürünleri, kereste ve enerji sektörlerine yönelik benzer tehditlerde bulunmuştu. Trump, "Amerika'yı yeniden büyük yapma" söylemi çerçevesinde Amerikan üreticilerini korumaya yönelik adımlar atıyor. Öte yandan Kanada hükümeti, Bombardier'e verdiği desteğin meşru olduğunu ve Boeing'in şikayetinin siyasi olduğunu savunuyor. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, konuyla ilgili olarak ABD yönetimine diplomatik kanallardan itirazda bulundu.
Bombardier hisseleri, Trump'ın açıklamalarının ardından Toronto Borsası'nda değer kaybetti. Şirket, ABD pazarının kendisi için kritik olduğunu ve burada binlerce kişiye istihdam sağladığını belirtiyor. Bombardier'in ABD'deki operasyonları arasında Kansas ve Alabama'daki fabrikalar da bulunuyor. Bu fabrikalarda CSeries uçaklarının montajı ve parça üretimi yapılıyor. Trump'ın tehdidi, sadece Kanada ekonomisini değil, ABD'deki istihdamı da olumsuz etkileyebilir.
Küresel Yansımalar ve Ticaret Savaşları
ABD ile Kanada arasındaki bu anlaşmazlık, küresel ticaret savaşlarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Trump yönetimi, çelik ve alüminyum ithalatına ek vergiler getirmiş, Çin ile ticaret savaşını derinleştirmiş ve NAFTA anlaşmasını yeniden müzakere etmişti. Bu politikalar, Dünya Ticaret Örgütü (WTO) kurallarına aykırılık iddialarını beraberinde getirdi. Boeing'in Bombardier şikayeti, WTO nezdinde de tartışma konusu oldu. WTO, 2019 yılında Boeing'in şikayetini kısmen haklı buldu ancak ABD'nin uyguladığı vergilerin orantısız olduğunu tespit etti. ABD Ticaret Bakanlığı, nihai kararında vergi oranlarını düşürmek zorunda kaldı.
Bombardier, yaşanan süreçte Avrupa merkezli Airbus ile ortaklık kurarak CSeries programını Airbus'a devretti. Bu hamle, uçakların Avrupa'da üretilmesini ve ABD pazarına girişte avantaj sağlamasını amaçlıyordu. Airbus, Alabama'da bulunan fabrikasında CSeries uçaklarını üretmeye başladı ve böylece Amerikan pazarına "Made in USA" etiketiyle giriş yapıldı. Bu strateji, Trump'ın tehditlerini bir ölçüde etkisiz kıldı. Ancak Trump yönetimi, Airbus'ın da devlet sübvansiyonu aldığını öne sürerek yeni yaptırımlar gündeme getirdi.
Uzmanlar, ABD'nin Bombardier'e yönelik tehditlerinin Kanada-ABD ilişkilerinde kalıcı hasara yol açabileceğini belirtiyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi yıllık 600 milyar doların üzerinde. Kanada, ABD'nin en büyük ticaret ortaklarından biri ve enerji, otomotiv, tarım gibi birçok sektörde karşılıklı bağımlılık söz konusu. Trump'ın sert söylemi, Kanada'da anti-Amerikan duyguları körükleyebilir ve Trudeau hükümetini alternatif pazarlar aramaya yöneltebilir. Kanada, özellikle Asya ve Avrupa pazarlarında yeni iş birlikleri geliştirme arayışında.
Bombardier örneği, devlet destekli uçak üreticileri arasındaki rekabetin ne kadar kızıştığını gösteriyor. Boeing, Airbus, Bombardier ve Brezilyalı Embraer arasındaki mücadele, küresel havacılık sektörünün geleceğini şekillendiriyor. ABD'nin tek taraflı ticari hamleleri, diğer ülkelerin de benzer korumacı önlemler almasına yol açabilir ve bu da küresel ticaretin daralmasına neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, havacılık sektöründe kendi yerli uçak projelerini geliştirmeye çalışıyor. TRT World'ün haberlerine göre, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen Hürjet ve Milli Muharip Uçak (MMU) gibi projeler, dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. ABD-Kanada arasındaki bu ticari gerilim, Türkiye'ye doğrudan yansımasa da, küresel ticaret savaşlarının bir parçası olarak dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, NATO müttefiki olarak hem ABD hem Kanada ile ilişkilerini dengede tutmaya çalışıyor. Öte yandan, Boeing ve Airbus arasındaki rekabet, Türk Hava Yolları'nın uçak alımlarında pazarlık gücünü artırabilir. Ancak korumacılık eğilimlerinin güçlenmesi, Türkiye'nin ihracat pazarlarını daraltabilir ve savunma sanayii iş birliklerini zorlaştırabilir.