Washington - ABD Başkanı Donald Trump, Pazartesi günü Kanada merkezli uçak üreticisi Bombardier'in uçaklarının ABD pazarında satışını yasaklamakla tehdit etti. Trump, Bombardier'in uçaklarını ABD'de üretmediği takdirde bu yasağın uygulanacağını belirtti. Bu açıklama, Kanada'nın misilleme tarifelerinin yürürlüğe girmesinden hemen önce ticaret gerilimini artırdı. Trump, Kanada'yı "adaletsiz ve haksız" ticaret uygulamalarıyla suçladı.
Gelişmenin arka planı
ABD Başkanı Donald Trump, Kanada'ya yönelik sert söylemlerini sürdürüyor. Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Kanada merkezli uçak üreticisi Bombardier'in ABD'de uçak satmasına izin vermeyeceğini, eğer şirket uçaklarını ABD topraklarında üretmezse bu yasağı uygulayacağını söyledi. Trump, Kanada'nın ABD'ye yönelik "adaletsiz ve haksız" ticaret uygulamaları içinde olduğunu iddia etti. Bu tehdit, Kanada'nın ABD'ye karşı açıkladığı misilleme tarifelerinin yürürlüğe girmesinden sadece bir gün önce geldi.
Bombardier, merkezi Montreal'de bulunan Kanada'nın en büyük uçak üreticisidir. Şirket, ticari uçaklar, iş jetleri ve demiryolu ekipmanları üretmektedir. ABD pazarı, Bombardier için kritik öneme sahiptir. Trump'ın tehdidi, Boeing ile Bombardier arasında devam eden ticaret anlaşmazlığının bir uzantısı olarak görülüyor. Geçtiğimiz yıl ABD Ticaret Bakanlığı, Bombardier'in CS100 model uçaklarına yönelik olarak Boeing'in şikayeti üzerine yüzde 300'e varan antidamping ve telafi edici vergiler getirmişti. Dünya Ticaret Örgütü (WTO) bu kararı kısmen bozmuş ancak gerilim dinmemişti.
Trump'ın açıklamaları, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA) müzakerelerinin kritik bir aşamasında geldi. ABD, Kanada ve Meksika arasında NAFTA'nın yeniden düzenlenmesi için görüşmeler sürüyor. Trump, anlaşmayı ABD lehine değiştirmek istiyor. Kanada Başbakanı Justin Trudeau ise ülkesinin çıkarlarını koruyacağını ve adil olmayan talepleri kabul etmeyeceğini defalarca dile getirdi. Kanada'nın misilleme tarifeleri, ABD'nin çelik ve alüminyum ithalatına getirdiği ek vergilere yanıt olarak hazırlanmıştı ve 1 Temmuz'da yürürlüğe girecekti. Ancak Trump'ın son tehdidi, bu adımın hemen öncesinde tansiyonu daha da yükseltti.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın Bombardier'e yönelik tehdidi, ABD'nin müttefiklerine karşı ticaret savaşlarını genişlettiğinin bir göstergesi. Kanada, ABD'nin en yakın ticaret ortaklarından biri ve NATO müttefiki. İki ülke arasındaki ticaret hacmi yılda 600 milyar doları aşmaktadır. Bu tür tehditler, Kuzey Amerika'daki tedarik zincirlerini ve yatırım ortamını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin tek taraflı ticaret önlemleri, Dünya Ticaret Örgütü'nün otoritesini zayıflatıyor ve küresel ticaret sistemine olan güveni sarsıyor.
Bombardier, Avrupa'da da önemli bir oyuncu. Şirket, Airbus ile ortaklık yaparak C Series uçaklarının üretimini Alabama'da gerçekleştirmeyi planlıyordu. Trump'ın tehdidi, bu ortaklığı da riske atabilir. Avrupa Birliği, ABD'nin ticaret politikalarını yakından izliyor ve benzer önlemlerle karşılık verebileceğini belirtiyor. Trump yönetiminin çelik ve alüminyum vergileri, AB, Kanada, Meksika ve diğer ülkeler tarafından misillemeyle karşılanmıştı. Bu durum, küresel ticaret savaşlarının genişlemesine yol açıyor.
Uzmanlar, Trump'ın tehdidinin seçim stratejisi olabileceğini belirtiyor. ABD'de 2020 başkanlık seçimleri yaklaşırken, Trump, "Amerika Birinci" politikasını vurgulayarak seçmen tabanını konsolide etmeye çalışıyor. Ancak bu tür hamleler, ABD'nin uluslararası itibarına zarar veriyor ve müttefiklerle ilişkileri geriyor. Kanada, ABD'nin en büyük ihracat pazarı; karşılıklı bağımlılık yüksek. Ticaret savaşı her iki ülkeye de zarar verir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ile Kanada arasındaki ticaret gerilimi, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel ticaret sistemindeki çalkantılar Türkiye'yi dolaylı yoldan etkiler. ABD'nin tek taraflı ticaret önlemleri, DTÖ'nün zayıflamasına yol açarak Türkiye gibi ihracat odaklı ülkeler için belirsizlik yaratır. Ayrıca, Türkiye'nin ABD ile yaşadığı kendi ticaret sorunları (çelik vergileri, yaptırımlar) göz önüne alındığında, Washington'un müttefiklerine bile baskı yapmaktan çekinmemesi, Türkiye'nin müzakere pozisyonunu etkileyebilir. Türkiye, benzer durumlarda misilleme tarifeleri uygulayarak karşılık verme yolunu seçmişti. Bu haber, Türkiye'nin dış ticaret stratejisini gözden geçirmesi için bir uyarı niteliğinde.