New York, 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıl dönümünde, ABD'yi ve dünyayı derinden etkileyen olayın kurbanlarını anmaya hazırlanıyor. Şehir yetkilileri, eski ABD başkanlarının ve devlet erkanının Ground Zero'da bir araya geleceği tören için "devasa" bir güvenlik operasyonu yürütüldüğünü açıkladı. 25. yıl dönümü, saldırıların ardından geçen çeyrek asırda güvenlik algısının ve küresel jeopolitiğin nasıl dönüştüğünü de gözler önüne seriyor.
Güvenlikte En Üst Düzey Tedbirler
New York Polis Teşkilatı (NYPD), anma törenleri çerçevesinde şehrin kritik noktalarında güvenlik önlemlerini en üst seviyeye çıkardı. Ground Zero olarak bilinen Dünya Ticaret Merkezi bölgesi, çevresindeki sokaklar ve metro istasyonları yoğun polis kontrolü altında. Yetkililer, tören alanına girişlerde sıkı kimlik kontrolü yapılacağını, uçaksavar sistemleri ve bomba imha ekiplerinin hazır bekletileceğini duyurdu. Ayrıca, olası siber saldırılara karşı da önlem alındığı belirtiliyor.
Anma törenine eski ABD başkanları George W. Bush, Barack Obama, Donald Trump ve Joe Biden'ın katılması bekleniyor. Törende, saldırılarda hayatını kaybeden 2.977 kişinin isimleri okunacak ve kurbanların yakınları bir araya gelecek. Etkinlik, pandemi sonrası en büyük katılımlı anma töreni olma özelliği taşıyor.
25 Yılın Ardından Değişen Dünya
11 Eylül saldırıları, ABD'nin ulusal güvenlik stratejisini kökten değiştirdi. Saldırıların ardından başlatılan "Teröre Karşı Savaş", Afganistan ve Irak işgallerini beraberinde getirdi; küresel terörizmle mücadele adı altında birçok ülkede askeri operasyonlar düzenlendi. 25 yıl sonra ABD, Afganistan'dan çekilmiş olsa da bölgesel istikrarsızlık ve terör tehdidi devam ediyor. Uzmanlar, 11 Eylül'ün uluslararası ilişkilerde yarattığı kırılmanın hâlâ etkisini sürdürdüğünü vurguluyor.
Öte yandan, saldırıların ardından alınan güvenlik önlemleri, bireysel özgürlükler ile güvenlik arasındaki dengeyi yeniden tartışmaya açtı. Vatanseverlik Yasası (Patriot Act) gibi düzenlemeler, gözetim yetkilerini genişletti; bu durum yıllar boyunca sivil toplum kuruluşları ve insan hakları savunucuları tarafından eleştirildi. Bugün New York'ta alınan olağanüstü güvenlik tedbirleri, söz konusu tartışmaların ne denli canlı olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
11 Eylül saldırıları, Türkiye'nin güvenlik algısını da derinden etkiledi. Saldırılar sonrası ABD'nin Afganistan ve Irak müdahaleleri, Türkiye'nin bölgesel dengelerini sarstı; PKK terörüyle mücadelede yeni dinamikler ortaya çıktı. Türkiye, terörizmle mücadelede uluslararası işbirliğini artırırken, aynı zamanda stratejik özerkliğini koruma arayışına girdi. Bugün Suriye ve Irak'taki istikrarsızlık, 11 Eylül sonrası oluşan güvenlik mimarisinin bir sonucu olarak Türkiye'nin sınır güvenliğini doğrudan etkiliyor. ABD ile ilişkilerde zaman zaman yaşanan gerilimler, bu mirasın bir yansıması. Türkiye, bölgesel güvenlikte daha aktif rol alarak, benzer saldırıların önlenmesi için diplomatik ve askeri kapasitesini güçlendirmeye devam ediyor.