Yatırım fonları, yükselen piyasalarda (EM) yapay zeka (AI) hisselerine olan bağımlılığı azaltarak portföylerini çeşitlendirme yoluna gidiyor. Bunun nedeni, toplam piyasa değeri 4,4 trilyon doları bulan sadece üç teknoloji hissesinin, EM getirilerinde orantısız bir paya sahip olması. Bu durum, yatırımcıları daha geniş tabanlı bir strateji izlemeye itiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Son yıllarda küresel yatırım akışları, özellikle ABD merkezli teknoloji devlerine yoğunlaşmıştı. Ancak yükselen piyasalarda da benzer bir tablo ortaya çıktı: Tayvan merkezli TSMC, Güney Kore merkezli Samsung Electronics ve Çin merkezli Tencent Holdings, EM endekslerinde ağırlıklarını giderek artırdı. Bu üç şirketin toplam piyasa değeri 4,4 trilyon dolara ulaşırken, MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi içindeki payları yüzde 20'yi aştı. Yatırımcılar, bu yoğunlaşmanın risk oluşturduğu konusunda uyarıyor. Özellikle AI balonu endişeleri ve bölgesel jeopolitik gerilimler, alternatif arayışları hızlandırdı.
BlackRock, Vanguard ve State Street gibi dev fon yöneticileri, EM portföylerinde bu üç hisseye olan maruziyetlerini azaltmaya başladı. Bunun yerine Brezilya, Hindistan ve Suudi Arabistan gibi ülkelerdeki daha düşük değerlemelere sahip sektörlere yöneliyorlar. Örneğin Brezilya'nın emtia şirketleri, Hindistan'ın özel bankaları ve Suudi Arabistan'ın enerji devleri, AI dışı odaklanmalarıyla öne çıkıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu rotasyonun küresel piyasalar üzerinde önemli etkileri olması bekleniyor. Yükselen piyasaların toplam büyüklüğü yaklaşık 30 trilyon dolar olarak tahmin ediliyor ve bu üç hissenin ağırlığı, endeks bağımlı yatırımları nedeniyle büyük bir fon akışını yönlendiriyor. Ancak yatırımcılar artık daha fazla getiri potansiyeli gördükleri diğer EM varlıklarına yönelerek, Tayvan ve Güney Kore'nin hisse senedi piyasalarındaki baskıyı azaltıyor. Öte yandan, Trump yönetiminin Çin'e yönelik teknoloji kısıtlamaları ve yarı iletken tedarik zincirindeki belirsizlikler, bu üçlüye olan bağımlılığı daha da riskli hale getiriyor. Analistler, EM yatırımcılarının daha dengeli bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurguluyor; aksi halde herhangi bir AI sektörü düzeltmesi, tüm EM portföylerini olumsuz etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye için dolaylı da olsa önemlidir. Küresel yatırım fonlarının AI hisselerinden çeşitlenmesi, Türkiye gibi yükselen piyasalara yönelik ilgiyi artırabilir. Ancak Türkiye'nin kendine özgü riskleri (yüksek enflasyon, düşük rezervler) bu avantajı sınırlayabilir. Yine de, EM rotasyonu kapsamında Türk varlıklarına talep olması halinde, BIST 100 ve TL varlıkları kısa vadede destek bulabilir. Özellikle teknoloji dışı sektörlerdeki (banka, perakende) Türk şirketleri, yabancı yatırımcıların radarına girebilir. Ancak bu, Türkiye'nin makroekonomik istikrar sağlamasına bağlıdır.