2025 yılı, dünya genelinde orman yangınları açısından en maliyetli yıl olarak kayıtlara geçti. Araştırmacılar, özellikle Los Angeles gibi yoğun nüfuslu ve yüksek emlak değerine sahip bölgelerde meydana gelen şiddetli ve kontrol edilmesi güç yangınların, yılın toplam hasarını rekor seviyelere taşıdığını belirtiyor. Sigorta şirketleri ve felaket modelleme firmaları tarafından yapılan ilk hesaplamalara göre, 2025 yangınlarının küresel ekonomik maliyeti on milyarlarca doları bulabilir. Bu rakam, daha önce 2020 ve 2021 yıllarında Avustralya, ABD ve Sibirya'da yaşanan büyük yangınların ardından ulaşılan maliyetleri geride bırakıyor.
Rekor Hasarın Ardındaki Nedenler
Uzmanlar, 2025'teki rekor hasarın temel nedenleri arasında iklim değişikliğine bağlı kuraklık, artan sıcaklıklar ve ormanlık alanların kentleşme baskısıyla daralmasını sayıyor. Özellikle Kaliforniya eyaleti, uzun süredir devam eden kuraklık ve Santa Ana rüzgarlarının etkisiyle her yıl büyük yangınlarla karşı karşıya kalıyor. Ancak 2025 yılında Los Angeles çevresindeki yangınlar, şehrin banliyölerine ve hatta şehir merkezine yakın bölgelere sıçrayarak daha önce görülmemiş bir yıkıma yol açtı. Yangınların bu kadar yıkıcı olmasının bir diğer sebebi ise, bölgedeki konutların ahşap ağırlıklı yapısı ve yangın söndürme ekiplerinin aynı anda birden fazla büyük yangınla mücadele etmek zorunda kalmasıydı.
Yangınların kontrol altına alınması aylar sürerken, binlerce ev ve iş yeri kullanılamaz hale geldi. Los Angeles'ın batısındaki Malibu ve Santa Monica gibi lüks yerleşim bölgeleri tamamen boşaltıldı. Yangınlarda can kaybı sayısı da maalesef yüksek oldu; resmi rakamlara göre en az 125 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı. Duman ve kül bulutları yüzünden hava kalitesi günler boyunca tehlikeli seviyelere düştü, bölgede okullar tatil edildi ve birçok iş yeri kapandı.
Küresel Etkiler ve Sigorta Sektörüne Darbe
2025 yangınlarının yarattığı maddi kayıp, sadece ABD ekonomisini değil, küresel sigorta ve reasürans piyasalarını da derinden etkiledi. Sigorta şirketleri, ödenen tazminatların ardından bazı bölgelerde yangın sigortası primlerini yüzde 300'e varan oranlarda artırmak zorunda kaldı. Hatta bazı firmalar, yüksek riskli bölgelerde yangın sigortası sunmayı tamamen durdurdu. Bu durum, özellikle Kaliforniya'daki emlak piyasasında ciddi sıkıntılara yol açtı; ev sahipleri sigorta bulamazken, bankalar da teminatsız kalan krediler için geri çağırma işlemleri başlattı.
Küresel ölçekte, iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele eden birçok ülke, benzer felaketlere karşı hazırlıklı olmak için bütçelerinde önlem paketlerine ağırlık verdi. Avustralya, Portekiz, Yunanistan ve Şili gibi yangınlara sık maruz kalan ülkeler, yangın söndürme ekipmanları ve uydu tabanlı erken uyarı sistemleri için milyarlarca dolarlık yatırım planları açıkladı. Ayrıca, bu ülkeler arasında uluslararası işbirliği anlaşmaları imzalanarak, büyük yangınlarda karşılıklı yardım mekanizmaları güçlendirildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
2025 yangınlarının ortaya koyduğu tablo, Türkiye gibi Akdeniz iklim kuşağında yer alan ve yaz aylarında ciddi orman yangınları riski taşıyan ülkeler için önemli uyarılar içeriyor. Türkiye, 2021 yılında yaşanan büyük yangınların ardından havacılık ve kara müdahale kapasitesini artırmış olsa da, iklim değişikliğine bağlı olarak yangın sezonunun uzaması ve yangınların şiddetinin artması, mevcut önlemlerin yetersiz kalabileceğini gösteriyor. Özellikle yerleşim alanlarına yakın ormanlık bölgelerde yapılaşma denetimleri ve yangın güvenlik şeritleri gibi önlemlerin acilen hayata geçirilmesi gerekiyor. Ayrıca, sigorta sektörünün yangın risklerini daha iyi fiyatlaması ve devletin afet yönetimi bütçesinde yeterli rezerv bulundurması, olası bir mega yangında ekonomik kayıpların minimize edilmesi için kritik öneme sahip. Türkiye, uluslararası deneyimlerin ışığında erken uyarı sistemlerine ve yangın söndürme teknolojilerine yatırım yaparak, bu tür küresel felaketlerden alınan dersleri kendi stratejilerine entegre etmelidir.