ABD öncülüğündeki Afganistan işgalinin başlamasının üzerinden yaklaşık 25 yıl geçti. NPR ekibi, yeniden Taliban yönetimine giren Kabil'e dönerek 20 yıl süren savaşın mirasıyla yaşayan Afganların bugünkü durumunu gözlemledi. Haber, 11 Eylül saldırılarının yalnızca Amerikan kamuoyundaki yankısını değil, aynı zamanda bu saldırılara verilen yanıtın Afgan halkının kaderini nasıl kökten değiştirdiğini ele alıyor. Dört yıl önce ABD güçlerinin ülkeden çekilmesiyle sona eren askeri varlık, geride yıkılmış bir altyapı, yüz binlerce sivil kayıp ve derin bir insani kriz bıraktı.
Savaşın başlangıcı ve unutulan maliyet
Ekim 2001'de, El Kaide'nin 11 Eylül saldırılarının ardından George W. Bush yönetimi Taliban rejimini devirmek ve Usame bin Ladin'i yakalamak gerekçesiyle Afganistan'a askeri müdahale başlattı. Kısa sürede Taliban hükümeti düşürüldü ve 20 yıl sürecek bir uluslararası işgal dönemi başladı. Bu süreçte on binlerce Afgan sivil hayatını kaybederken, milyonlarca kişi ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Brown Üniversitesi'nin Savaş Maliyetleri Projesi'ne göre, savaşın doğrudan ve dolaylı can kaybı 176 bin civarında sivilin ölümüyle sonuçlandı; ancak dolaylı ölümlerle bu sayının çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.
ABD'nin 2021'deki kaotik çekilmesi, Kabil Havalimanı'nda yaşanan izdiham ve tahliye operasyonlarıyla hafızalara kazındı. O günden bu yana ülke, uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından tanınmayan Taliban yönetimi altında. Kadınların eğitim ve çalışma hakları büyük ölçüde kısıtlandı, basın özgürlüğü askıya alındı ve ekonomik yardımların kesilmesiyle yoksulluk derinleşti. NPR'ın Kabil'den aktardığı gözlemler, halkın bir kısmının güvenlik endişelerinin azalmasından memnun olduğunu, ancak geçim sıkıntısı ve temel özgürlüklerin kaybından şikayetçi olduğunu ortaya koyuyor.
Ülkedeki insani durum, Birleşmiş Milletler raporlarına da yansıdı. Nüfusun yarısından fazlası yoksulluk sınırının altında yaşıyor; sağlık sistemi çökmüş durumda ve milyonlarca çocuk okula gidemiyor. ABD'nin dondurduğu Afganistan Merkez Bankası rezervleri, ülke ekonomisini felç etmiş durumda. Kuraklık ve iklim değişikliğinin etkileri de tarımı vurarak gıda güvensizliğini artırıyor. Afganlar, 20 yıllık uluslararası müdahalenin ardından kendi kaderlerini tayin etme konusunda daha da belirsiz bir gelecekle karşı karşıya.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Afganistan'daki durum, yalnızca ülke içi bir trajedi değil; aynı zamanda küresel güç dengeleri açısından da kritik bir gösterge. Çin ve Rusya, Taliban yönetimiyle diplomatik ve ekonomik ilişkilerini geliştirirken, Batılı ülkeler insan hakları ve terörle mücadele koşullarını öne sürerek meşruiyet tanımaktan kaçınıyor. Bölgesel aktörlerden Pakistan, İran ve Orta Asya cumhuriyetleri, istikrarsızlığın yayılmasından endişe ediyor. Afganistan'ın topraklarında yeniden güçlenen DEAŞ-Horasan gibi örgütler, bölgesel güvenlik için yeni bir tehdit oluşturuyor.
Öte yandan, 11 Eylül sonrası dönemin en büyük derslerinden biri, askeri müdahalenin kalıcı barış getirmediği gerçeği. ABD'nin "teröre karşı savaş" doktrini, onlarca ülkeye yayılan operasyonlarla milyonlarca insanın hayatını etkiledi. Bugün Afganistan'da yaşananlar, bu politikaların uzun vadeli sonuçlarını gözler önüne seriyor. Uluslararası toplum, insani yardımın siyasi koşullara bağlanmasının yarattığı çıkmazı tartışırken, Afgan halkı gündelik hayatta temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Afganistan'ın istikrarsızlığı, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika gündemini doğrudan etkiliyor. Türkiye, NATO üyesi olarak 20 yıl boyunca Afganistan'da asker bulundurdu ve Kabil Havalimanı'nın işletilmesi gibi kritik görevler üstlendi. Taliban'ın yönetimi ele geçirmesinin ardından Türkiye, diplomatik kanalları açık tutarak bölgede etkili olmaya çalışıyor. Ancak düzensiz göç dalgası, uyuşturucu kaçakçılığı ve radikal grupların sızma riski, Türkiye için ciddi tehditler oluşturuyor. Ayrıca Orta Asya ile bağlantı yolları ve enerji hatları açısından Afganistan'daki istikrar, Türkiye'nin bölgesel ticaret ve güvenlik çıkarları için hayati önem taşıyor.