Kolombiya, kokain üretiminde kullanılan koka bitkilerine yönelik havadan ilaçlama operasyonlarını yeniden başlatma kararı aldı. Bu karar, ülkede yıllardır tartışılan ve sağlık ile çevre üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle eleştirilen bir yöntemin geri dönüşü anlamına geliyor. Karar, Kolombiya Devlet Başkanı Abelardo De La Espriella ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun uyuşturucu kaçakçılığına karşı daha sert önlemleri görüştüğü görüşmeden günler sonra duyuruldu.
Havadan İlaçlamanın Geçmişi ve Sağlık Endişeleri
Kolombiya, 1990'lı ve 2000'li yıllarda ABD'nin desteğiyle geniş çaplı havadan ilaçlama programları yürüttü. Bu programlarda glifosat bazlı herbisitler kullanıldı. Ancak 2015 yılında Dünya Sağlık Örgütü'nün glifosatı "muhtemelen kanserojen" olarak sınıflandırmasının ardından Kolombiya Yüksek Mahkemesi, sağlık ve çevre gerekçeleriyle havadan ilaçlamayı durdurdu. O günden bu yana, kokain üretimi artış göstermeye devam etti. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Kolombiya'da koka ekim alanları 2022'de 230.000 hektara ulaşarak rekor seviyeye çıktı. Bu da yıllık potansiyel kokain üretiminin 1.700 tonu aştığını gösteriyor.
Havadan ilaçlama, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan çiftçiler ve yerli halklar için ciddi riskler taşıyor. İlaçlama sırasında kullanılan kimyasallar, sadece koka bitkilerini değil, aynı zamanda gıda ürünlerini, su kaynaklarını ve insan sağlığını da olumsuz etkiliyor. Çiftçiler, ilaçlamanın geçim kaynaklarını yok ettiğini ve alternatif ürünlere geçiş için yeterli desteğin sağlanmadığını belirtiyor.
ABD ile İşbirliği ve Bölgesel Yansımalar
ABD, uzun yıllardır Kolombiya'nın uyuşturucuyla mücadelesine mali ve askeri destek sağlıyor. "Plan Colombia" adı verilen program kapsamında milyarlarca dolar harcandı. Ancak kokain üretiminin artarak devam etmesi, bu stratejinin etkinliğini sorgulatıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun ziyareti sırasında, iki ülke arasında istihbarat paylaşımı, sınır güvenliği ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede ortak operasyonların artırılması konuları ele alındı. Havadan ilaçlama kararı, bu görüşmelerin somut bir çıktısı olarak değerlendiriliyor.
Kolombiya hükümeti, ilaçlama operasyonlarının "uluslararası standartlara uygun" ve "çevre dostu" yöntemlerle yapılacağını savunuyor. Ancak eleştirmenler, glifosat kullanımının hala riskli olduğunu ve alternatif kalkınma programlarının daha etkili olacağını vurguluyor. Latin Amerika'da kokain üretimi ve kaçakçılığı, sadece Kolombiya'nın değil, Peru, Bolivya ve Meksika gibi ülkelerin de mücadele ettiği bir sorun. Bölgesel işbirliği olmadan tek başına havadan ilaçlamanın sorunu çözmeyeceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya'nın kokain üretimine yönelik havadan ilaçlama kararı, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel uyuşturucu ticareti ve organize suç ağlarıyla mücadele açısından dolaylı etkiler taşıyor. Türkiye, son yıllarda uyuşturucu kaçakçılığında transit güzergah olarak öne çıkıyor. Kolombiya kaynaklı kokainin Avrupa'ya sevkiyatında Türkiye üzerinden geçen rotaların artması, Türk güvenlik birimleri için ek yük oluşturabilir. Ayrıca, ABD'nin Kolombiya ile yürüttüğü bu işbirliği modeli, Türkiye'nin kendi uyuşturucuyla mücadelesinde nasıl bir uluslararası ortaklık kurabileceğine dair bir örnek teşkil edebilir. Ancak sağlık ve çevre endişeleri, benzer yöntemlerin Türkiye'de uygulanabilirliğini tartışmalı kılıyor.