ABD, 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıl dönümünde hayatını kaybedenleri andı. Bu yılki törenlerde, saldırıların neden olduğu ölümlerin hâlâ devam ettiği gerçeği de resmen kabul edildi. Yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle geçtiğimiz yıl yapılamayan anma etkinlikleri, bu yıl New York'taki Ulusal 11 Eylül Anıtı ve Müzesi'nde, Pentagon'da ve Pennsylvania'daki Shanksville kırsalında düzenlenen törenlerle gerçekleştirildi. Törenlere siyasi liderler, hayatta kalanlar ve kurban yakınları katıldı.
Saldırıların Bilançosu: 2.977 Can ve Artan Ölümler
11 Eylül 2001'de kaçırılan dört yolcu uçağıyla ABD'nin New York, Washington ve Pennsylvania eyaletlerinde düzenlenen saldırılarda 2.977 kişi hayatını kaybetti. New York'taki Dünya Ticaret Merkezi ikiz kulelerine yapılan saldırılar sonucu 2.753 kişi öldü. Pentagon'a yapılan saldırıda 184 kişi, Shanksville'de düşürülen United Airlines 93 sefer sayılı uçakta ise 40 kişi yaşamını yitirdi. Saldırıları El Kaide terör örgütü ve lideri Usame bin Ladin üstlendi.
Ancak asıl acı tablo, saldırıların ardından ortaya çıkan sağlık sorunlarıyla ilgili. Dünya Ticaret Merkezi enkazında çalışan binlerce itfaiyeci, polis ve gönüllü, soluduğu toksik maddeler nedeniyle kanser, solunum yolu hastalıkları ve diğer ciddi rahatsızlıklara yakalandı. Federal hükümetin 2011'de kurduğu 11 Eylül Sağlık Programı kapsamında bugüne kadar 80 binden fazla kişiye çeşitli hastalıklar teşhisi konuldu. Bu kişilerden 2 binden fazlası hayatını kaybetti. Ölü sayısının önümüzdeki yıllarda daha da artması bekleniyor.
Bu yılki törenlerde ilk kez, saldırıların doğrudan sonucu olarak hayatını kaybedenlerin yanı sıra, sonraki yıllarda sağlık sorunları nedeniyle ölenler de anıldı. Törenlerde okunan isimler arasında, 2001'deki saldırılarda ölmeyip, sonrasında gelişen hastalıklar sonucu yaşamını yitiren itfaiyeciler ve diğer görevliler de vardı. Bu, saldırıların etkisinin yıllar boyunca sürdüğünü ve bilançosunun hâlâ netleşmediğini gösteriyor.
Küresel Yansımalar ve Değişen Güvenlik Anlayışı
11 Eylül saldırıları, sadece ABD'yi değil, tüm dünyayı derinden etkiledi. Saldırıların ardından ABD, "Teröre Karşı Savaş" adı altında Afganistan'a askeri müdahalede bulundu ve 2001'de Taliban rejimini devirdi. 2003'te ise Irak işgal edildi. Bu savaşlar, milyonlarca sivilin ölümüne, bölgede istikrarsızlığa ve yeni terör örgütlerinin doğmasına yol açtı. ABD'nin Afganistan'dan çekilmesi 2021'de tamamlandı ve Taliban yeniden iktidara geldi.
Saldırılar, küresel güvenlik politikalarını da dönüştürdü. Havacılık güvenliği sıkılaştırıldı, istihbarat paylaşımı artırıldı, birçok ülkede terörle mücadele yasaları sertleştirildi. Ancak bu önlemler beraberinde insan hakları ihlalleri ve gözetim tartışmalarını getirdi. Guantanamo Kampı'nda yıllarca süren hukuk dışı tutukluluklar, işkence iddiaları ve Müslüman topluluklara yönelik ayrımcılık, saldırıların açtığı yaraların bir kısmını oluşturuyor.
25 yıl sonra ABD, hem kaybettiği vatandaşlarını anıyor hem de saldırıların uzun vadeli sonuçlarıyla yüzleşiyor. Ölü sayısının artmaya devam etmesi, 11 Eylül'ün sadece bir gün değil, kuşakları etkileyen bir süreç olduğunu gösteriyor. New York'taki anma töreninde konuşan yetkililer, birlik ve dayanışma mesajları verirken, hayatta kalanlar ve aileler adalet ve sağlık hizmetlerine erişim taleplerini yineledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
11 Eylül saldırıları, Türkiye'nin güvenlik algısını ve dış politikasını da etkiledi. Saldırılar sonrası ABD'nin Afganistan ve Irak müdahaleleri, Türkiye'nin sınır komşusu bölgelerde istikrarsızlığa yol açtı. PKK gibi terör örgütlerine karşı yürütülen mücadelede işbirliği artarken, Irak'ın kuzeyinde oluşan otorite boşluğu yeni tehditler doğurdu. Ayrıca, Batı'da Müslümanlara yönelik artan ayrımcılık ve İslamofobi, Türkiye'nin Avrupa ile ilişkilerinde zaman zaman gerginliğe neden oldu. Türkiye, saldırıların yıl dönümünde terörizmin her türlüsüne karşı uluslararası işbirliğinin önemini vurguluyor. Ancak terörle mücadele adı altında yapılan müdahalelerin bölgede yol açtığı insani krizler ve istikrarsızlık, Türkiye'nin güvenlik ve ekonomi politikalarını hâlâ etkiliyor. 25 yıl sonra Türkiye, hem terörle mücadelede kararlılığını sürdürüyor hem de bölgesel istikrar için diplomatik çözümler arıyor.