BBC, 11 Eylül 2001 saldırılarının yıl dönümünde Washington'da vatandaşlara o gün ne yaptıklarını ve bu olayın ülkeyi nasıl değiştirdiğini sordu. Amerikalılar, saldırı anındaki kişisel deneyimlerini paylaşırken, 23 yıl sonra hâlâ travmanın etkilerini hissettiklerini belirtti. Katılımcılar, limuzin sürerken veya okula hazırlanırken haberi aldıklarını anlattı.
Saldırı Günü: Kişisel Hikâyeler
BBC'nin Washington'daki röportajlarında Amerikalılar, 11 Eylül 2001 sabahı yaşadıklarını anlattı. Bir kişi, o sırada limuzin şoförlüğü yaptığını ve radyodan saldırı haberini duyduğunda müşterisini havaalanına götürdüğünü, ancak uçuşların iptal edildiğini öğrendiğini söyledi. Bir başka kişi ise okula hazırlanırken televizyonda ikinci uçağın kuleye çarptığını gördüğünü ve o an her şeyin değiştiğini fark ettiğini belirtti. Görgü tanıkları, Penatgon'a yapılan saldırı sonrası Washington'da büyük bir panik ve belirsizlik olduğunu ifade etti.
O gün, 19 el kaideli terörist tarafından kaçırılan dört yolcu uçağıyla ABD'nin New York'taki Dünya Ticaret Merkezi kulelerine, Washington'daki Pentagon'a ve Pennsylvania kırsalına saldırılar düzenlendi. Yaklaşık 3.000 kişi hayatını kaybetti. Saldırılar, ABD tarihinde Pearl Harbor'dan bu yana en ölümcül yabancı saldırı olarak kaydedildi.
Ülke Nasıl Değişti?
Röportaj yapılan Amerikalılar, 11 Eylül'ün ülkeyi derinden dönüştürdüğünü vurguladı. Güvenlik önlemlerinin arttığını, havaalanlarında uzun kuyrukların ve detaylı kontrollerin hayatın bir parçası haline geldiğini belirttiler. Bir kişi, "O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Sürekli bir tehdit algısıyla yaşıyoruz" dedi. Bir başkası ise, "Ülke olarak daha bölünmüş hissediyoruz. O gün hepimiz birleşmiştik, ama şimdi bu birliği kaybettik" ifadelerini kullandı.
Saldırılar sonrası ABD, Afganistan'a askeri müdahalede bulundu ve 20 yıl süren savaş başladı. Ayrıca 2003'te Irak işgali gerçekleşti. İç politikada ise Vatan Güvenliği Bakanlığı kuruldu, PATRIOT Act gibi tartışmalı yasalar çıkarıldı. Müslüman ve Arap kökenli Amerikalılara yönelik ayrımcılık ve nefret suçları arttı. Birçok kişi, bu değişimlerin Amerikan toplumunu kalıcı olarak etkilediğini düşünüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
11 Eylül saldırıları, sadece ABD'yi değil, tüm dünyayı etkileyen jeopolitik bir dönüm noktası oldu. ABD öncülüğünde başlatılan "teröre karşı savaş", Orta Doğu'da istikrarsızlığa yol açtı. Afganistan ve Irak savaşları milyonlarca insanın yerinden edilmesine, yüz binlerce sivilin ölümüne neden oldu. NATO, tarihinde ilk kez 5. Madde'yi (bir üyeye saldırıyı tüm üyelere saldırı sayma) işletme kararı aldı ve Afganistan'a asker gönderdi. Avrupa ülkeleri de terörle mücadele yasalarını sıkılaştırdı. Saldırılar, küresel güvenlik anlayışını değiştirdi; istihbarat paylaşımı ve sınır güvenliği ön plana çıktı. Ayrıca İslamofobi dünya genelinde yükselişe geçti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
11 Eylül saldırıları, Türk dış politikası ve güvenlik algısında da önemli sonuçlar doğurdu. Türkiye, NATO üyesi olarak Afganistan'daki Uluslararası Güvenlik Yardım Gücü'ne (ISAF) asker gönderdi ve 2003'te Irak işgaline karşı çıkarak bölgesel istikrarın korunması gerektiğini savundu. Saldırılar sonrası ABD ile ilişkilerde iniş çıkışlar yaşandı; 2003'te Türkiye, ABD askerlerinin Irak'a Türkiye üzerinden geçişine izin vermedi. Terör tanımındaki farklılıklar, PKK gibi örgütlerle mücadelede işbirliğini zorlaştırdı. Ayrıca saldırılar, Türkiye'nin Orta Doğu'daki istikrarsızlıktan doğrudan etkilenmesine yol açtı; mülteci krizi ve mezhep çatışmaları Türk güvenliğini tehdit etti.