11 Eylül 2001 saldırılarının 24. yıl dönümünde ABD, hayatını kaybeden binlerce kişiyi anmak için düzenlenen törenlerle durdu. Başkan Donald Trump ve Savunma Bakanı Pete Hegseth, Pentagon'daki anma törenine katılırken, Başkan Yardımcısı JD Vance New York'taki Ground Zero'da eski başkanlarla birlikte hazır bulundu. Ülke genelinde sabah saatlerinde başlayan anma etkinlikleri, saldırıların yıl dönümünde ulusal birlik mesajları verdi.
Anma Törenlerinin Arka Planı
11 Eylül 2001'de El Kaide tarafından gerçekleştirilen koordineli saldırılarda kaçırılan dört yolcu uçağıyla New York'taki Dünya Ticaret Merkezi kulelerine, Pentagon'a ve Pennsylvania kırsalına saldırı düzenlenmiş, yaklaşık 3.000 kişi hayatını kaybetmişti. Bu yılki anma törenleri, saldırıların 24. yıl dönümüne denk geliyor. Başkan Trump ve Savunma Bakanı Hegseth, sabah saatlerinde Pentagon'da düzenlenen törene katılarak saldırıda hayatını kaybeden 184 kişiyi andı. Törende konuşma yapan yetkililer, terörle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
New York'ta ise Başkan Yardımcısı JD Vance, eski başkanlar Bill Clinton, George W. Bush, Barack Obama ve Joe Biden ile birlikte Ground Zero'daki anma törenine katıldı. Törende saldırılarda hayatını kaybedenlerin isimleri okundu ve saygı duruşunda bulunuldu. Eski başkanların bir araya gelmesi, 11 Eylül'ün ABD'de ulusal birlik ve ortak acıyı simgeleyen bir gün olarak kabul edilmesinin bir göstergesi olarak yorumlandı.
Anma törenleri kapsamında ayrıca Pennsylvania'daki Shanksville kırsalında, United Airlines 93 sefer sayılı uçağın düşürüldüğü alanda da bir tören düzenlendi. Bu uçaktaki yolcuların, uçağı hedefine ulaştırmayarak olası daha büyük bir saldırıyı önlediği biliniyor. Törenlerde saldırıda hayatını kaybedenlerin aileleri de hazır bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
11 Eylül saldırıları, ABD'nin ulusal güvenlik politikalarını ve küresel terörle mücadele yaklaşımını kökten değiştirdi. Saldırıların ardından başlatılan "Teröre Karşı Savaş" kapsamında Afganistan ve Irak'a askeri müdahaleler düzenlendi, birçok ülkede güvenlik yasaları sıkılaştırıldı. Bu süreç, uluslararası ilişkilerde yeni ittifaklar ve gerilim hatları oluşturdu. Bugün hâlâ etkileri süren bu politikalar, küresel terör algısını ve güvenlik stratejilerini şekillendirmeye devam ediyor.
Anma törenleri, ABD'nin iç siyasetinde de yankı buluyor. Başkan Trump'ın Pentagon'daki törene katılması, savunma ve güvenlik konularındaki hassasiyetini vurgularken, Başkan Yardımcısı Vance'in eski başkanlarla birlikte görünmesi, 11 Eylül'ün partiler üstü bir mesele olduğunu gösteriyor. Ancak son yıllarda 11 Eylül anmaları, siyasi kutuplaşmanın gölgesinde değerlendiriliyor; bazı eleştirmenler, saldırıların ardından alınan kararların ve uygulanan politikaların yeterince sorgulanmadığını dile getiriyor.
Uluslararası kamuoyu da 11 Eylül'ü çeşitli etkinliklerle anıyor. Avrupa başkentlerinde ve diğer bölgelerde düzenlenen törenlerde terörle mücadelede uluslararası iş birliğinin önemi vurgulanıyor. Saldırıların ardından birçok ülke, istihbarat paylaşımı ve güvenlik iş birliğini artırdı. Bu yılki anmalar, küresel terör tehdidinin hâlâ devam ettiği bir dönemde gerçekleşiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
11 Eylül saldırıları, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika gündemini de derinden etkiledi. Saldırıların ardından ABD'nin Afganistan'a müdahalesi, Türkiye'nin bölgesel dengelerdeki rolünü yeniden tanımladı. Türkiye, terörle mücadelede hem NATO müttefiki olarak hem de kendi sınır güvenliği bağlamında iş birliğini sürdürdü. Özellikle Irak ve Suriye'deki gelişmeler, Türkiye'nin güvenlik politikalarını şekillendirdi. Bugün 11 Eylül anmaları vesilesiyle, küresel terörle mücadelede iş birliğinin ve istihbarat paylaşımının önemi bir kez daha vurgulanırken, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve güvenlik konularındaki hassasiyeti de gündemde kalmaya devam ediyor.