İngiltere'de yaklaşık 20 bin kişi, A-level matematik sınavının bu yılki bir oturumunun geçmiş yıllara kıyasla “aşırı derecede zor” olduğu gerekçesiyle inceleme başlatılması için imza kampanyası başlattı. Sınav otoritesi Ofqual, konuyu “yakından takip ettiğini” açıkladı.
Öğrencilerden yoğun tepki
Kampanya, 3 Haziran’da yapılan A-level matematik sınavının 2. kağıdının, beklenmedik derecede karmaşık sorular içerdiğini savunuyor. Öğrenciler, özellikle istatistik ve mekanik bölümlerinde yer alan bazı soruların müfredat dışı konuları kapsadığını ve çözüm süresinin yetersiz olduğunu belirtiyor. Sınavın yapıldığı gün sosyal medyada #alevelmathspaper2 etiketiyle binlerce yorum yapılırken, birçok öğrenci sınavın “haksız” olduğunu ifade etti.
Change.org üzerinden başlatılan imza kampanyası, sınavın bağımsız bir kurul tarafından incelenmesini ve notlandırma sürecinde zorluk derecesinin dikkate alınmasını talep ediyor. Kampanya metninde, “Bu sınav, önceki yılların hiçbirine benzemiyordu. Öğrencilerin emeği ve geleceği bu tür keyfi uygulamalarla zedelenemez” ifadeleri yer alıyor.
Yetkililerden açıklama
Ofqual Sözcüsü, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Öğrencilerin endişelerinin farkındayız ve sınavın notlandırılması sürecini yakından takip ediyoruz. Sınav komisyonuyla temas halindeyiz ve uygun adımlar atılacaktır” dedi. Sınavı düzenleyen kurum olan Pearson Edexcel ise, soruların müfredata uygun olduğunu ancak geri bildirimleri değerlendireceklerini duyurdu.
Uzmanlar, yıllar içinde A-level matematik sınavlarının zorluk seviyesinde dalgalanmalar olduğunu ancak bu yılki şikayetlerin boyutunun dikkat çekici olduğunu belirtiyor. Eğitim sendikaları, sınavların adil ve tutarlı olması için not eğrisi ayarlaması veya ek puan verilmesi gibi önlemlerin alınabileceğini ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’deki eğitim sistemini doğrudan etkilememekle birlikte, uluslararası sınavların standardizasyonu ve adil değerlendirme konusunda önemli bir örnek teşkil ediyor. Özellikle YKS ve LGS gibi merkezi sınavlara hazırlanan Türk öğrenciler, sınavların zorluk derecesindeki dalgalanmaların yarattığı mağduriyet konusunda benzer endişeler taşıyor. Türkiye’de de sınavlara ilişkin şikayetler ve itiraz süreçleri gündeme geldiğinde, İngiltere’deki bu gelişme akademik çevrelerde referans olarak kullanılabilir. Ayrıca, küresel eğitimde şeffaflık ve hesap verebilirlik taleplerinin arttığı bir dönemde, bu tür kampanyaların yaygınlaşması, sınav otoritelerini daha dikkatli olmaya itebilir.