Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ABD eski Başkanı Donald Trump'ı Kiev'i Rusya'ya teslim olmaya zorlamakla suçladı. Zelenskiy'nin bu açıklaması, ABD ile Ukrayna arasında bir haftadır süren ve giderek tırmanan tartışmayı daha da alevlendirdi. Trump'ın son dönemde Ukrayna'ya yönelik eleştirileri ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile olası görüşme sinyalleri, Kiev'de endişeyle karşılanıyor.
Gerilimin arka planı
Zelenskiy, yaptığı yazılı açıklamada, "Trump'ın ekibi, Ukrayna'yı Rusya'nın dayattığı koşulları kabul etmeye zorluyor. Bu, egemen bir devlete yapılan bir baskıdır" ifadelerini kullandı. ABD'de kasım ayında yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde Trump'ın Ukrayna politikası belirsizliğini koruyor. Trump, daha önce yaptığı açıklamalarda Ukrayna'ya sağlanan askeri yardımı eleştirmiş ve çatışmayı hızla sona erdireceğini vaat etmişti. Zelenskiy ise, "Trump'ın barış planı, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü hiçe sayan bir teslimiyet belgesinden başka bir şey değil" diyerek tepki gösterdi.
İki lider arasındaki gerilim, geçtiğimiz hafta Trump'ın Zelenskiy'yi "diktatör" olarak nitelendirmesiyle başladı. Zelenskiy de Trump'ı "Rusya'nın sözcüsü gibi davranmakla" suçladı. ABD'de Cumhuriyetçi Parti içindeki Ukrayna'ya yardım karşıtı kanadın güçlenmesi, Kiev'in en büyük askeri destekçisi olan Washington ile ilişkilerini sarsıyor. Beyaz Saray'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi, ancak Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Ukrayna'nın egemenliğine olan bağlılığımız sürüyor" demekle yetindi.
Bölgesel ve küresel boyut
Uzmanlar, Trump'ın olası bir ikinci başkanlık döneminde ABD'nin Ukrayna'ya verdiği desteğin azalabileceğini, bunun da Rusya'nın lehine bir güç dengesi yaratacağını belirtiyor. Avrupa Birliği ve NATO müttefikleri, ABD'nin tutumundaki değişikliği dikkatle izliyor. Almanya ve Fransa, Ukrayna'ya desteğin süreceğini açıklasa da, ABD'nin çekilmesi durumunda Avrupa'nın tek başına yeterli olamayacağı endişesi hâkim. Rusya cephesinde ise, Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, "Batı'nın Ukrayna'yı silahlandırması çatışmayı uzatıyor" suçlamasını yineledi. Çin Dışişleri Bakanlığı ise taraflara diyalog çağrısı yaptı.
Ekonomik açıdan, ABD'nin Ukrayna'ya sağladığı mali yardımın kesilmesi, Ukrayna'nın savaş ekonomisini zora sokabilir. Kiev, aylık yaklaşık 3 milyar dolarlık dış finansmana ihtiyaç duyuyor. Trump'ın danışmanları, yardımın "krediye dönüştürülmesi" veya "Avrupa'nın daha fazla yük alması" gibi seçenekleri tartışıyor. Bu belirsizlik, Ukrayna tahvil piyasalarında dalgalanmaya yol açtı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna krizinde dengeli bir politika izleyerek hem Kiev'e insansız hava aracı satışı yapmış hem de Rusya ile enerji ve ticaret ilişkilerini sürdürmüştür. ABD-Ukrayna ilişkilerindeki gerilim, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü yeniden ön plana çıkarabilir. Ankara, tahıl koridoru anlaşmasındaki başarısını hatırlatarak olası bir barış masasında kilit aktör olmak isteyebilir. Ancak Trump'ın olası baskısı, Türkiye'nin Batı ile Rusya arasındaki denge politikasını zorlaştırabilir. Ayrıca, ABD'nin Ukrayna'ya desteği azalırsa, Türkiye'nin Karadeniz güvenliği ve enerji güzergahları üzerindeki riskleri artabilir. Türkiye, bu süreçte NATO içindeki konumunu ve Rusya ile ilişkilerini dikkatle yönetmek durumunda.