Eski sağlık bakanı ve hükümet destekli Neet (Eğitimde, İstihdamda veya Eğitimde Olmayan Gençler) incelemesinin yazarı Alan Milburn, gençler arasındaki işsizlik krizini sona erdirmek için bakanların refah harcamalarını keserek daha fazla istihdam desteğine yatırım yapması gerektiğini söyledi. Milburn, "Neet krizini sona erdireceksek" önceden yatırım yapılması gerektiğini vurguladı. Bu açıklama, hükümetin gençlere yönelik destek politikalarında radikal bir değişiklik önerisi olarak dikkat çekiyor.
Neet krizi ve Milburn'ün önerileri
Alan Milburn, Birleşik Krallık'ta gençlerin eğitim ve istihdamdan kopmasını engellemek için hazırlanan hükümet incelemesinin başkanı. Yaptığı açıklamada, mevcut refah sisteminin gençleri işgücü piyasasına kazandırmada yetersiz kaldığını belirtti. Milburn'e göre, gençlere yönelik sosyal yardımların bir kısmı, onları doğrudan istihdama yönlendirecek programlara aktarılmalı. Bu, hem daha etkin bir harcama hem de uzun vadede tasarruf anlamına geliyor.
Milburn, "Eğer Neet krizini sona erdireceksek, önceden yatırım yapmamız gerekiyor" dedi. Bu yatırımın kaynağı ise tartışmalı: refah bütçesinden kesinti yapılması. Öneri, hükümet içinde ve kamuoyunda farklı tepkilere yol açabilir. Özellikle sosyal yardımlara bağımlı gençler için bu tür bir kesintinin olumsuz sonuçları olabileceği endişesi dile getiriliyor.
İncelemenin detayları henüz kamuoyuyla paylaşılmadı, ancak Milburn'ün açıklamaları hükümetin genç işsizliğiyle mücadelede yeni bir strateji benimseyebileceğine işaret ediyor. Birleşik Krallık'ta Neet oranı son yıllarda artış gösterdi; pandemi sonrası gençlerin işgücüne katılımı zayıfladı. Hükümet, bu sorunu çözmek için çeşitli programlar başlatsa da sonuçlar sınırlı kaldı.
Refah devleti ve istihdam politikaları arasında denge
Milburn'ün önerisi, refah devleti ile istihdam politikaları arasındaki dengeyi yeniden tanımlama çabası olarak görülebilir. Bir yandan gençlere doğrudan maddi yardım sağlanırken, diğer yandan bu yardımların onları çalışmaktan alıkoyduğu eleştirisi sık sık dile getiriliyor. Milburn, bu eleştirileri dikkate alarak, yardımların "iş desteği" şeklinde koşullu hale getirilmesini öneriyor.
Ancak uzmanlar, gençlerin işgücü piyasasına katılımını engelleyen tek faktörün refah yardımları olmadığını belirtiyor. Nitelik eksikliği, bölgesel eşitsizlikler, düşük ücretli işlerin yaygınlığı ve pandeminin kalıcı etkileri de Neet sorununu derinleştiriyor. Dolayısıyla sadece refah kesintisiyle sonuç alınması zor görünüyor. Milburn'ün incelemesinin bu faktörleri ne ölçüde ele aldığı ise merak konusu.
Hükümetin bu öneriye nasıl yaklaşacağı belirsiz. Maliye Bakanlığı henüz bir açıklama yapmadı. Ancak Milburn'ün hükümete yakın bir isim olması, önerinin ciddiye alınabileceğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde refah reformu ve genç istihdamı paketinin gündeme gelmesi beklenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de genç işsizliği ve Neet oranı yüksek seyrediyor. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş arası işsizlik oranı çift hanelerde. Milburn'ün önerisi, Türkiye'nin sosyal yardım ve istihdam politikalarını gözden geçirmesi için bir emsal oluşturabilir. Ancak Türkiye'de sosyal yardımların kesilmesi yerine, gençlere yönelik mesleki eğitim ve iş garantili programların güçlendirilmesi daha uygun olabilir. Ayrıca, genç nüfusun yüksek olduğu Türkiye'de, refah harcamalarının kısılması sosyal huzursuzluğa yol açabilir. Bu nedenle, politika yapıcıların dengeyi iyi gözetmesi gerekiyor.
Küresel olarak, genç işsizliği birçok ülkenin ortak sorunu. Milburn'ün yaklaşımı, refah devletini küçültme eğilimindeki ülkeler için bir model olabilir. Ancak Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, sosyal güvenlik ağlarının zayıflatılması riskli. Türkiye, kendi koşullarına uygun, istihdam dostu bir sosyal yardım reformunu tartışmalı.