Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, NATO Zirvesi'nde Avrupalı müttefiklere füze üretimine destek çağrısı yaparken, Rusya'nın doğu ve güney cephelerinde yoğunlaştırdığı saldırılar ülkenin enerji altyapısını hedef almaya devam ediyor. Zirvede yaptığı konuşmada Zelenskiy, hava savunma sistemlerindeki eksikliğin savaşın gidişatını etkilediğini vurgulayarak, Avrupa'daki savunma sanayiinin ortak projelerle güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ukrayna'nın uzun menzilli füzelere olan ihtiyacının aciliyetine dikkat çeken lider, Rusya'nın sivil altyapıya yönelik saldırılarının ancak benzer caydırıcılıkla durdurulabileceğini ifade etti.
Ukrayna'nın Füze İhtiyacı ve Zirvedeki Talepler
Zelenskiy, NATO üyesi ülkelerden, Ukrayna'nın kendi füze sistemlerini üretebilmesi için teknoloji transferi ve mali destek talep etti. Özellikle Almanya, Fransa ve İngiltere'nin öncülük ettiği bazı ülkeler, Ukrayna'ya Patriot ve IRIS-T gibi hava savunma sistemleri sağlamış olsa da, bu sistemlerin menzil ve sayı olarak yetersiz kaldığı belirtiliyor. Zirve sırasında Kiev yönetimi, Rusya'nın Kharkiv bölgesine yönelik yeni bir saldırı dalgası başlattığına dair istihbarat paylaşırken, Batılı diplomatlar Ukrayna'nın taleplerine temkinli yaklaştı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ittifakın Ukrayna'ya verdiği desteğin süreceğini ancak üye ülkelerin kendi stoklarını da korumak zorunda olduğunu söyledi.
Öte yandan, Rusya Savunma Bakanlığı, son 24 saat içinde Ukrayna'nın enerji tesislerine yönelik 50'den fazla füze ve insansız hava aracı kullanıldığını açıkladı. Ukrayna Enerji Bakanı German Galuşçenko, ülkenin elektrik üretim kapasitesinin %30'unun kullanılamaz hale geldiğini bildirdi. Saldırılar sonucu Kiev, Odesa ve Dnipro gibi büyük şehirlerde planlı elektrik kesintileri uygulanıyor.
Küresel Güvenlik Dengeleri ve Savaşın Seyri
NATO Zirvesi, Ukrayna'nın uzun vadeli güvenlik garantileri ve olası üyelik sürecini de gündeme taşıdı ancak somut bir adım atılmadı. ABD liderliğindeki bazı ülkeler, savaşın sona ermesinden önce Ukrayna'nın NATO'ya katılmasının ittifakı doğrudan çatışmaya sürükleyeceği endişesiyle üyelik konusunu ertelemeyi tercih ediyor. Analistler, savaşın ikinci yılında Rusya'nın savunma sanayiini yeniden yapılandırdığını ve Ukrayna'daki birliklerine sürekli mühimmat tedarik edebildiğini belirtiyor. Moskova'nın özellikle kış aylarında Ukrayna'nın enerji altyapısını hedef alarak moralleri bozmayı ve ülkeyi dondurmayı amaçladığı değerlendiriliyor. Bu süreçte, Türkiye'nin arabuluculuk rolü ve Karadeniz tahıl koridoru gibi girişimler, savaşın küresel gıda güvenliği üzerindeki etkilerini sınırlamaya devam ediyor. Ancak Ukrayna'nın füze kapasitesinin artırılması, Rusya'nın hava üstünlüğüne karşı denge sağlayabilir ve savaşın seyrini değiştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
NATO Zirvesi'ndeki bu gelişmeler, Türkiye'nin Ukrayna-Rusya savaşında izlediği denge politikası açısından kritik öneme sahiptir. Ankara, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni uygulayarak savaşın Karadeniz'e yayılmasını engellemiş, aynı zamanda Ukrayna'ya insansız hava aracı satışı ve tahıl koridoru girişimiyle iki ülkeyle de ilişkilerini sürdürmüştür. Ukrayna'nın füze üretim kapasitesinin artması, Karadeniz'deki güç dengesini etkileyebilir ve Türkiye'nin bölgesel güvenlik hesaplarını değiştirebilir. Ayrıca, NATO'nun genişleme politikaları ve Türkiye'nin İsveç'in üyeliğine yönelik onay süreci, zirvede ele alınan diğer konular arasında yer almaktadır. Türkiye, savaşın sona ermesi için diplomatik çabalarını sürdürürken, Ukrayna'nın savunma ihtiyaçlarının karşılanmasının çatışmayı uzatma riskine de dikkat çekmektedir.