Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'yi Norveç Kralı'nın cenaze törenine katılmak üzere Oslo'ya götüren uçak, Salı günü Moldova'dan havalanırken bir insansız hava aracının (drone) saldırısıyla burun buruna geldi. Norveç Başbakanı Jonas Gahr Stoere, Çarşamba günü kamu yayıncısı NRK'ya yaptığı açıklamada, "Uçağına bir drone neredeyse çarpıyordu" diyerek olayı doğruladı. Bu açıklama, savaşın seyri açısından kritik bir anda Ukrayna liderine yönelik hava tehdidinin boyutlarını gözler önüne serdi.
Olayın arka planı ve Moskova'nın sessizliği
Zelenski'nin Moldova'dan kalkış yaptığı sırada meydana gelen olay, Rusya'nın Ukrayna liderine yönelik suikast veya caydırma girişimlerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Moldova, Ukrayna'nın güneybatısında yer alan ve Rusya-Ukrayna savaşında hassas bir denge politikası izleyen bir ülke. Zelenski'nin buradan havalanması, Kiev'in Batı yanlısı diplomatik trafiğinin bir parçasıydı. Norveç Kralı V. Harald'ın cenaze töreni, Zelenski'nin savaşın başlangıcından bu yana gerçekleştirdiği nadir yurt dışı ziyaretlerinden biriydi. Olayın ardından Moskova'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak son aylarda Rusya'nın Ukrayna liderine yönelik istihbarat faaliyetlerini artırdığı biliniyor. Daha önce de Zelenski'nin Odessa'da bulunduğu sırada bir füze saldırısı düzenlenmiş, liderin konvoyu hedef alınmıştı. Bu tür girişimler, Kremlin'in Ukrayna'nın siyasi liderliğini ortadan kaldırarak savaşın gidişatını değiştirme stratejisinin bir parçası olarak yorumlanıyor.
Zelenski'nin seyahat güvenliği, savaş boyunca en çok tartışılan konulardan biri oldu. Batılı istihbarat kaynakları, Ukrayna liderine yönelik en az bir düzine suikast girişiminin engellendiğini öne sürüyor. Bu olayda drone'un kim tarafından yönlendirildiği henüz netleşmedi. Ancak Moldova hava sahasının Rusya yanlısı ayrılıkçı bölgelerden (Transdinyester) veya Karadeniz'deki Rus donanma unsurlarından fırlatılan İHA'lar için açık olduğu biliniyor. Norveç Başbakanı'nın açıklaması, olayın ciddiyetini ve uluslararası toplumun konuya verdiği önemi gösteriyor. Zelenski'nin uçağının güvenliği, NATO ülkeleri tarafından sağlanan hava koruma önlemleriyle çevriliydi. Buna rağmen bir drone'un uçağa bu kadar yaklaşması, hava savunma sistemlerinde ciddi bir zafiyet olduğunu ortaya koyuyor.
Bölgesel ve küresel boyut: NATO ve Avrupa güvenliği
Bu olay, sadece Ukrayna için değil, tüm Avrupa güvenlik mimarisi için bir uyarı niteliğinde. Norveç, NATO'nun kuzey kanadında yer alan ve Rusya ile sınır komşusu olan bir ülke. Zelenski'nin Oslo ziyareti, Batı'nın Ukrayna'ya verdiği desteğin sembolik bir göstergesiydi. Ancak drone saldırısı girişimi, Rusya'nın Avrupa'nın kuzeyine kadar uzanan bir tehdit algısı oluşturduğunu gösteriyor. Son dönemde Rus İHA'ları ve savaş uçakları, Norveç ve İngiltere çevresinde sık sık görülmeye başlandı. NATO, bu tür provokasyonlara karşı hava savunmasını güçlendirme kararı almıştı. Zelenski'ye yönelik bu saldırı girişimi, ittifakın doğu ve kuzey kanatlarında İHA tehdidine karşı daha etkin önlemler alması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.
Olayın bir diğer önemli boyutu da Moldova üzerindeki etkisi. Moldova, Ukrayna savaşının başlangıcından bu yana Rusya'nın baskısı altında. Ülkenin hava sahasının güvenliği, Kiev için kritik bir koridor işlevi görüyor. Eğer bu drone saldırısı Moldova topraklarından veya Karadeniz'den fırlatıldıysa, Kişinev yönetimi üzerindeki Rus baskısının arttığı söylenebilir. Ayrıca, bu tür olaylar Ukrayna'nın Batı ile olan hava bağlantısını da riske atıyor. Zelenski'nin seyahatleri, genellikle gizli tutulur ve güvenlik gerekçesiyle rotalar sık sık değiştirilir. Bu olay, savaşın liderler üzerinden yürütülen bir istihbarat ve suikast savaşına dönüştüğünü gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna ve Rusya arasında denge politikası izleyen ve Karadeniz'de Montrö Sözleşmesi'ni uygulayan bir ülke olarak bu olaydan doğrudan etkileniyor. Zelenski'nin uçağına yönelik drone saldırısı, Karadeniz'deki İHA hareketliliğinin ne denli tehlikeli boyutlara ulaştığını gösteriyor. Türkiye, hem Ukrayna'ya insansız hava aracı satışı yaparak hem de Rusya ile enerji ve savunma işbirliğini sürdürerek hassas bir denge kurmuş durumda. Bu tür provokasyonlar, Ankara'nın arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir ve bölgesel istikrarı tehdit edebilir. Ayrıca, Türkiye'nin hava sahası güvenliği açısından da ders çıkarılması gereken bir olay: İHA tehdidine karşı NATO ile koordinasyonun güçlendirilmesi, Türkiye'nin güvenlik öncelikleri arasında yer almalı.
Öte yandan, bu olay Batı'nın Ukrayna'ya olan desteğinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösteriyor. Türkiye'nin savaşın sona ermesi için yürüttüğü diplomatik çabalar, bu tür saldırıların önlenmesi açısından hayati önem taşıyor. Ankara'nın hem Kiev hem de Moskova ile kurduğu doğrudan kanallar, bölgesel tansiyonun düşürülmesinde kilit rol oynayabilir. Ancak drone saldırılarının artması, Karadeniz'de yeni bir güvenlik krizine yol açabilir ve Türkiye'yi ister istemez taraf olmaya itebilir.