Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya'nın savaş sırasında kaçırdığı Ukraynalı çocukları askeri eğitimden geçirerek Moskova adına savaşmaları için hazırladığını açıkladı. Zelenski, bu iddiayı Pazar günü yayınlanan bir röportajda dile getirirken, elinde somut kanıtlar olduğunu belirtti. Bu gelişme, Ukrayna'nın Rusya'ya yönelik savaş suçu suçlamaları listesine bir yenisini eklerken, uluslararası toplumun dikkatini yeniden Ukrayna'daki insani krize çevirdi.
Gelişmenin arka planı
Zelenski, Kiev'de yabancı basın mensuplarına verdiği mülakatta, “Evet, buna dair kanıtlarımız var” ifadelerini kullandı. Rus güçlerinin, işgal altındaki bölgelerden ve hatta Rusya'ya sürülen Ukraynalı ailelerin çocuklarını zorla askeri kamplara yerleştirdiğini, burada ideolojik ve fiziksel eğitime tabi tuttuklarını anlattı. Ukrayna hükümetine göre, bu çocuklar daha sonra Rusya yanlısı milisler veya düzenli ordu birlikleri içinde cepheye sürülüyor. Kiev, Rusya'nın bu uygulamasını Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne ve Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olarak nitelendiriyor.
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Rusya'nın kaçırdığı çocuk sayısının 19 bini aştığını, bunların bir kısmının kimliklerinin değiştirildiğini ve Rus ailelere evlatlık verildiğini öne sürüyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC), Rusya'nın Ukraynalı çocukları sürgün etmesini savaş suçu olarak kabul ederek Mart 2023'te Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çocuk Hakları Komiseri Maria Lvova-Belova hakkında tutuklama emri çıkarmıştı. Zelenski'nin son açıklamaları, bu suçlamaları daha da ağırlaştırıyor: çocukların sadece sürgün edilmediğini, aynı zamanda doğrudan çatışmalara dahil edildiğini gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Ukrayna'nın bu iddiası, Rusya'nın savaşta insan hakları ihlallerine başvurduğu yönündeki uluslararası eleştirileri pekiştiriyor. ABD ve Avrupa Birliği, daha önce çocukların zorla yerlerinden edilmesini kınamış, yeni yaptırım paketlerinde bu konuyu da gündeme almıştı. Zelenski'nin açıklamaları, Batılı ülkelerin Ukrayna'ya askeri ve mali desteğinin sürmesi için bir motivasyon daha sağlıyor. Öte yandan Rusya, çocukların savaş bölgesinden tahliye edildiğini ve gönüllü olarak Rusya'ya getirildiğini savunuyor, askeri eğitim iddialarını ise yalanlıyor.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, konuya ilişkin bağımsız bir soruşturma çağrısında bulunurken, UNICEF çatışma bölgelerinde çocukların korunması için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini vurguluyor. Ukrayna'daki savaş, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'da en büyük çocuk yerinden edilme krizine yol açtı. Milyonlarca çocuk evlerini terk etmek zorunda kalırken, binlercesi ailelerinden koparıldı. Psikologlar, bu travmanın nesiller boyu sürebilecek etkileri olabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savaşın başından bu yana Ukrayna ve Rusya arasında arabuluculuk rolü üstlenirken, insani krizin hafifletilmesi için de çaba gösteriyor. Kaçırılan çocuklar meselesi, Türkiye'nin insan hakları ve uluslararası hukuka bağlılığı açısından hassas bir konu. Ankara'nın bu konuda tarafsız kalması beklenmese de, hem Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklemesi hem de Rusya ile diyaloğu sürdürmesi arasında denge kurması gerekiyor. Türkiye, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Putin hakkındaki tutuklama emrine imza atmamış olsa da, çocukların silah altına alınması gibi savaş suçu teşkil eden eylemleri kınayabilir. Bu gelişme, Karadeniz Tahıl Koridoru görüşmeleri gibi diğer diplomatik süreçleri olumsuz etkileyebilir; ancak Türkiye'nin insani diplomasi vizyonu, bu tür konularda aktif rol almasını gerektiriyor.