Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya'nın Ukrayna şehirlerine yönelik saldırılarının devam etmesi halinde Moskova'nın 'yanacağı' uyarısında bulundu. Zelenski'nin bu açıklaması, Ukrayna'ya ait çok sayıda insansız hava aracının (İHA) Moskova'yı hedef aldığı ve kentteki bir petrol rafinerisine bu hafta içinde ikinci kez saldırı düzenlediği bir gece operasyonunun ardından geldi. Ukrayna güçleri, Rusya'nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını yoğunlaştırırken, Zelenski'nin sözleri savaşın yeni bir aşamaya girdiğine işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
Ukrayna ordusu, 20 Ağustos gecesi Moskova ve çevresine yönelik geniş çaplı bir İHA saldırısı düzenledi. Rusya Savunma Bakanlığı, başkent bölgesinde 45 İHA'nın düşürüldüğünü açıklarken, bunlardan 11'inin Moskova'nın hemen dışında yer alan Kapotnya bölgesindeki petrol rafinerisine yöneldiği belirtildi. Saldırıda bazı İHA'ların rafinerinin depolama tesislerine isabet ettiği ve yangın çıktığı bildirildi. Bu, Ukrayna'nın savaşın başından bu yana Rus topraklarına düzenlediği en büyük saldırılardan biri olarak kayıtlara geçti. Saldırının ardından bir açıklama yapan Zelenski, 'Rusya savaşı Ukrayna'ya getiriyor ancak biz de onlara bunun bedelini ödetiyoruz. Saldırıları devam ederse Moskova yanacak' ifadelerini kullandı. Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı ise operasyonun 'başarıyla tamamlandığını' ve düzenlenen saldırılarla Rusya'nın savaş lojistiğinin hedef alındığını duyurdu. Rus yetkililer ise saldırıyı 'terör eylemi' olarak nitelendirdi ve Ukrayna'ya misilleme yapılacağı uyarısında bulundu.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in savaşı sürdürme kararlılığı, Ukrayna'nın da karşı saldırılarla bu kararlılığı sınamasına yol açıyor. Son haftalarda Ukrayna güçleri, Rusya'nın enerji tesislerine yönelik saldırılarını artırdı. Analistler, bunun Rusya'nın askeri lojistik ağını bozma ve halkın savaş desteğini azaltma amacı taşıdığını belirtiyor. Enerji altyapısının yanı sıra Rusya'nın sınır bölgelerindeki askeri üsler ve mühimmat depoları da Ukrayna'nın İHA saldırılarının hedefi oluyor. Bu saldırılar, savaşın Ukrayna sınırlarını aştığını ve Rus topraklarını da doğrudan etkilediğini gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Zelenski'nin tehdidi, savaşın jeopolitik dengelerini değiştirebilir. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları sürerken, Ukrayna'nın Moskova'yı hedeflemesi tırmanma riskini artırıyor. Bu gelişme, NATO ülkeleri arasında endişeyle karşılanırken, Batılı yetkililer savaşın kontrolden çıkma olasılığına dikkat çekiyor. ABD, Ukrayna'ya verdiği askeri desteğin Rus topraklarını hedef almaması konusunda uyarılarda bulunurken, Zelenski'nin bu açıklaması Washington'u zor durumda bırakabilir. Rusya ise Ukrayna'yı 'terör eylemi' yapmakla suçlayarak uluslararası kamuoyundan benzer bir tepki bekliyor. Öte yandan bu saldırılar, Rusya'daki savaş algısını etkiliyor; Moskova ve çevresindeki halkın savaşa desteği azalırken, Putin yönetiminin askeri operasyonları meşrulaştırma çabaları zorlaşıyor. Enerji tesislerine yönelik saldırılar, küresel enerji piyasalarında da tedirginlik yaratıyor. Rusya'nın petrol ve doğal gaz arzına yönelik herhangi bir kesinti, Avrupa başta olmak üzere dünya enerji fiyatlarını etkileyebilir. Ukrayna'nın bu stratejisi, savaşın yalnızca cephede değil, ekonomik alanda da sürdüğünü gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında arabuluculuk rolü üstlenirken her iki tarafla da dengeli ilişkiler yürütüyor. Zelenski'nin 'Moskova yanacak' tehdidi, savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılma riskini artırıyor. Bu durum Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenlik çıkarlarını ve enerji arzını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, Rus enerjisine bağımlı olduğu için enerji altyapısına yönelik saldırılar Ankara'yı tedirgin ediyor. Öte yandan Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında Karadeniz'deki askeri dengeyi korumaya çalışırken, tırmanan gerilim bölgesel istikrarı tehdit ediyor. Türk dış politikası, hem Rusya hem Ukrayna ile diyaloğu sürdürerek yangının büyümesini engellemeyi hedefliyor. Ancak bu son gelişme, savaşın daha öngörülemez hale geldiğini ve Ankara'nın diplomatik girişimlerinin zorlaştığını gösteriyor.