Singapur'da Mayıs 2024'te su arıtma tesisinde hidrojen sülfür gazı soluyarak hayatını kaybeden iki işçinin, olay sırasında solunum koruyucu maske takmadığı ve güvenlik protokollerine uymadığı, mahkemede dinlenen bir iş müfettişinin ifadesiyle ortaya çıktı. Srinivasan Sivaraman ve Izzat Naqiuddin Dowod adlı işçiler, su arıtma sürecinin yan ürünü olan zehirli gazdan etkilenerek yaşamını yitirmişti.
Olayın arka planı ve güvenlik ihlalleri
Singapur'un su arıtma tesislerinden birinde meydana gelen olay, iş sağlığı ve güvenliği standartlarının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. İş müfettişinin mahkemeye sunduğu bilgilere göre, Sivaraman ve Dowod, kapalı bir alanda hidrojen sülfür gazına maruz kaldıklarında solunum koruyucu ekipman kullanmıyorlardı. Ayrıca, tesiste uygulanması gereken güvenlik protokollerinin de ihlal edildiği belirtildi. Hidrojen sülfür, yüksek konsantrasyonlarda solunduğunda hızla bilinç kaybına ve ölüme yol açabilen, renksiz ve son derece zehirli bir gazdır. Su arıtma tesislerinde organik maddelerin ayrışması sırasında doğal olarak oluşabilir. Bu nedenle, bu tür tesislerde çalışan işçilerin düzenli olarak gaz ölçümü yapması, havalandırma sistemlerini kontrol etmesi ve kişisel koruyucu donanım kullanması yasal bir zorunluluktur. Olay, işverenin bu yükümlülükleri yerine getirmediğini gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Singapur, Asya'nın en gelişmiş ekonomilerinden biri olmasına ve iş güvenliği konusunda sıkı düzenlemelere sahip olmasına rağmen, bu tür olayların yaşanması dikkat çekicidir. Ancak benzer iş kazaları, özellikle hızla sanayileşen Güneydoğu Asya ülkelerinde daha sık görülmektedir. Malezya, Endonezya ve Tayland gibi ülkelerde son yıllarda artan sanayi yatırımlarına paralel olarak iş kazalarında da artış yaşanmıştır. Bu olay, bölgede iş sağlığı ve güvenliği kültürünün henüz istenen düzeyde olmadığını gösteriyor. Küresel ölçekte ise Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, her yıl yaklaşık 3 milyon işçi iş kazaları veya meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Zehirli gaz soluma kaynaklı ölümler, bu tablonun önemli bir bölümünü oluşturuyor. Gelişmiş ülkelerde dahi denetim eksiklikleri veya işverenlerin maliyet kaygılarıyla güvenlik önlemlerini ihmal etmesi, benzer facialara yol açabiliyor. Singapur'daki bu dava, işverenlerin yasal sorumluluklarını yerine getirmediğinde ne gibi sonuçlarla karşılaşabileceğini göstermesi açısından emsal teşkil edebilir. Ayrıca, su arıtma gibi kritik altyapı tesislerinde çalışan taşeron işçilerin güvenliği, çoğu ülkede olduğu gibi Singapur'da da tartışmalı bir konudur.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de su arıtma, kanalizasyon ve sanayi tesislerinde benzer zehirli gaz kaynaklı iş kazaları yaşanabilmektedir. Özellikle büyükşehirlerdeki altyapı çalışmalarında ve organize sanayi bölgelerinde, işçilerin hidrojen sülfür gibi gazlara maruz kalma riski bulunmaktadır. Bu haber, Türkiye'deki iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının gözden geçirilmesi ve denetimlerin sıklaştırılması gerektiğini hatırlatmaktadır. Ayrıca, Türk inşaat ve altyapı firmalarının yurt dışında, özellikle Körfez ülkeleri ve Asya'da üstlendikleri projelerde işçi sağlığı ve güvenliği standartlarına uyumu, hem uluslararası itibar hem de çalışan hakları açısından kritik önem taşımaktadır.