ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump'ın posta yoluyla oy kullanma kısıtlamalarını yeniden acil gündemine taşıdı. Mahkeme, bir eyalette posta oylarının dağıtımına başlanmış olmasına rağmen kritik davaları hızla karara bağlamaya çalışıyor. Yargıç Brett Kavanaugh, Missouri Cumhuriyetçilerinin kongre haritasını, eyaletin oy pusulasını kesinleştirme süresi dolmadan eski haline getirme talebini reddetti. Ancak ayrı bir davada mahkemenin posta oylarına ilişkin vereceği karar, Kasım ara seçimlerini doğrudan etkileyebilir. Seçim takvimiyle yarışan mahkeme, hem eyaletlerin seçim hazırlıklarını hem de seçmen haklarını ilgilendiren davalarda hızlı hareket etmek zorunda.
Posta Oyları ve Seçim Güvenliği Tartışması
Yüksek Mahkeme'nin acil gündemine aldığı davalar, Trump yönetiminin posta yoluyla oy kullanmaya getirdiği kısıtlamalarla ilgili. Trump, destekçilerini posta oylarının yaygın seçim sahtekarlığına yol açtığı iddiasıyla sık sık uyarıyor; ancak bağımsız araştırmalar bu iddiaları desteklemiyor. Mahkeme, alt mahkemelerin bu kısıtlamaları engelleyen kararlarını değerlendiriyor. Özellikle pandemi sonrası birçok eyalet posta yoluyla oy kullanımını genişletmişti. Şimdi ise bazı Cumhuriyetçi eyaletler, oy verme süreçlerini sıkılaştıran yasalar çıkararak seçim güvenliğini gerekçe gösteriyor. Demokratlar ise bu adımların seçmen baskısı olduğunu savunuyor.
Missouri'deki karar, eyalet seçim otoritesinin oy pusulalarını basmaya başlamasından hemen önce geldi. Kavanaugh'un talebi reddetmesi, alt mahkemenin kararının yürürlükte kalması anlamına geliyor; yani mevcut kongre haritası kullanılacak. Bu harita, 2020 nüfus sayımına göre çizilmiş ve Cumhuriyetçilerin lehine olduğu iddia ediliyor. Ayrı bir davada ise Yüksek Mahkeme, Pensilvanya gibi kritik eyaletlerde posta oylarının sayımına ilişkin kuralları inceleyecek. Mahkeme, seçimlere sayılı haftalar kala bu davaları karara bağlamak için yoğun bir mesai harcıyor.
Seçim Takvimi ve Hukuki Belirsizlik
ABD'de ara seçimler 8 Kasım 2022'de yapılacak. Posta oylarının dağıtımı bazı eyaletlerde Eylül sonunda başladı. Yüksek Mahkeme'nin kararları, seçmenlerin oy verme yöntemlerini ve eyaletlerin oy sayım kurallarını belirleyecek. Mahkeme, son yıllarda seçim davalarında artan bir şekilde muhafazakar çoğunluğun etkisi altında karar veriyor. Bu durum, özellikle seçim sonuçlarının yakın olduğu eyaletlerde hukuki mücadelelerin uzamasına neden olabilir. Her iki taraf da mahkemenin vereceği kararları yakından izliyor; çünkü bu kararlar sadece bu seçimi değil, gelecek seçimleri de etkileyecek emsal teşkil edebilir.
Uzmanlar, Yüksek Mahkeme'nin seçim konularında aceleci davranmasının yargı bağımsızlığı açısından risk taşıdığını belirtiyor. Mahkemenin kararları, seçim güvenliği ve seçmen hakları arasındaki dengeyi nasıl kuracağı konusunda belirsizlik yaratıyor. Demokratlar, posta oylarının genişletilmesinin demokrasiye katılımı artırdığını savunurken, Cumhuriyetçiler sahtekarlık riskine dikkat çekiyor. Ancak somut kanıtlar, posta oylarında yaygın bir sahtekarlık olmadığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki seçim hukuku tartışmaları ve Yüksek Mahkeme kararları, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de küresel demokrasi standartları açısından önem taşıyor. ABD, Türkiye'nin stratejik ortağı ve NATO müttefiki. Seçim belirsizlikleri, ABD'nin dış politika önceliklerini ve karar alma süreçlerini etkileyebilir. Özellikle posta oylarına yönelik kısıtlamalar, ABD'nin demokrasi imajını zayıflatarak otoriter eğilimleri güçlendirebilir. Türkiye, ABD'deki iç siyasi gelişmeleri yakından izleyerek, olası bir güç dengesi değişimine karşı hazırlıklı olmalı. Ayrıca, seçim sonuçlarına yönelik itirazlar, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerde yeni bir belirsizlik yaratabilir.