ABD Senatosu, Salı günü yapılan oylamayla Başkan Donald Trump'a İran'a yönelik askeri harekatı durdurma talimatı veren karar tasarısını kabul etti. 50'ye karşı 48 oyla kabul edilen ‘savaş yetkileri kararı’, Temsilciler Meclisi'nde de kısa süre önce geçmişti. Böylece Kongre'nin her iki kanadı da Trump'ın İran politikasına karşı net bir tavır almış oldu. Karar, huzursuz Kongre üyelerinin Cumhuriyetçi başkana yönelik son azarlaması olarak kayıtlara geçti.
Gelişmenin arka planı
Senato'daki oylamada, aralarında Cumhuriyetçi Senatörler Rand Ball ve Susan Collins'in de bulunduğu sekiz Cumhuriyetçi senatör, partilerinin başkanına karşı oy kullandı. Karar metninde, Başkan Trump'ın İran'a yönelik askeri eylemlerinin Kongre onayı olmadan başlatılamayacağı vurgulanıyor. Anayasa'nın savaş ilanı yetkisini sadece Kongre'ye verdiği hatırlatılıyor.
Trump, İranlı General Kasım Süleymani'yi öldürme emri verdikten sonra Ortadoğu'da tansiyon hızla yükselmişti. İran'ın misillemesi sonucunda ABD askerlerinin yaralandığı ve Irak'taki ABD üssüne füze saldırısı düzenlendiği olayların ardından, ABD kamuoyunda yeni bir savaş endişesi baş göstermişti.
Bölgesel veya küresel boyut
Kongre'nin bu kararı, Trump yönetiminin İran politikasına karşı yasama organından gelen en sert uyarı niteliğinde. Her ne kadar karar bağlayıcı olmasa da (başkanın vetosuyla karşılaşması bekleniyor), siyasi açıdan önemli bir mesaj taşıyor. Trump'ın bu kararı veto etmesi halinde Kongre'nin vetoyu aşması için 2/3 çoğunluk gerekiyor, ki bu şu an için zor görünüyor. Ancak oylama, ABD'de savaş karşıtı seslerin giderek güçlendiğini gösteriyor.
Karar ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik askeri müdahalesinin sadece bölgeyi değil, küresel enerji güvenliğini de tehdit ettiği endişesini yansıtıyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, petrol fiyatlarında dalgalanmaya neden olurken, uluslararası toplum da ABD'nin daha fazla tırmanıştan kaçınmasını istiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye için doğrudan ve dolaylı etkiler barındırıyor. Doğrudan etki, ABD-İran geriliminin Ortadoğu'da yeni bir savaşa dönüşmesi halinde Türkiye'nin güney sınırlarındaki güvenlik risklerinin artmasıdır. Dolaylı olarak ise, ABD Kongresi'ndeki savaş karşıtı eğilim, Türkiye'nin uzun süredir savunduğu ‘bölgesel istikrar’ tezini destekliyor. Türkiye, İran'la komşu olarak herhangi bir askeri çatışmanın doğrudan etkilerini yaşayacak konumda. Ayrıca, Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşıladığı İran ve Irak petrollerinin akışı, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine bağlı. Bu nedenle Ankara, Washington'ın tek taraflı askeri harekatlarından kaçınmasını ve diplomasiye öncelik vermesini memnuniyetle karşılayacaktır. Bununla birlikte, Kongre kararının bağlayıcı olmaması, Türkiye'nin tedbirli olmayı sürdürmesi gerektiğini gösteriyor.