ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ekipleri, yeşil kart sahibi olmasına ve sınır dışı davasının daha önce reddedilmesine rağmen, COVID-19 pandemisi nedeniyle ABD'ye dönüşü geciken yaşlı bir kadını gözaltına aldı. Kadının avukatı ve aile dostu tarafından yapılan açıklamaya göre, bu olay pandemi döneminde uygulanan göçmenlik politikalarının katılığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Gelişmenin Arka Planı
Yeşil kart sahibi (ABD'de daimi ikamet izni) olan kadın, ailesiyle birlikte yaşadığı ülkesine yaptığı ziyaretin ardından ABD'ye dönmek istedi. Ancak COVID-19 nedeniyle uçuşların iptal edilmesi ve sınır kısıtlamaları gibi nedenlerle dönüşü aylarca gecikti. Bu süre zarfında ABD dışında kalan kadın, ülkeye giriş yapmak için havalimanına gittiğinde ICE tarafından gözaltına alındı. Avukatı, daha önce sınır dışı davasının reddedildiğini ve kadının yasal olarak ülkede kalma hakkının bulunduğunu belirtti. Ancak ICE yetkilileri, uzun süre yurtdışında kalmanın yeşil kart statüsünü tehlikeye atabileceği gerekçesiyle işlem yaptı. Olay, göçmen hakları savunucuları tarafından sert bir şekilde eleştirildi ve pandemi döneminde uygulanan göçmenlik yasalarının insani olmadığı ifade edildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu vaka, ABD'nin pandemi döneminde uyguladığı göçmenlik politikalarının küresel ölçekte yarattığı tartışmaların bir parçası olarak öne çıkıyor. Birçok ülke, salgın sırasında sınırlarını kapatırken, yurtdışında mahsur kalan daimi oturum sahiplerinin hakları ihlal edildi. Uluslararası hukuk uzmanları, bu tür uygulamaların ülkelerin uluslararası yükümlülüklerine aykırı olduğunu savunuyor. Özellikle ABD gibi göçmen ülkesi olan bir devletin, yasal statüsü olan kişilere karşı bu tutumu, diğer ülkeler için de örnek teşkil edebilir. Aynı zamanda, pandemi sonrası dönemde göçmenlik politikalarının yeniden şekillendirilmesi gerektiği gündemde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, Türkiye'nin ABD ile olan vize politikaları ve göçmen anlaşmaları açısından dolaylı bir önem taşıyor. Türkiye'den ABD'ye göç eden vatandaşların yeşil kart sahibi olmaları durumunda, benzer bir durumla karşılaşma riski bulunuyor. Özellikle pandemi sürecinde Türk vatandaşlarının ABD'deki akrabalarını ziyaret ederken mağdur olma ihtimali, Türk dış işleri birimlerinin vatandaşlarına yönelik bilgilendirme yapmasını gerektiriyor. Ayrıca, ABD'nin bu tür katı uygulamaları, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde güven sorunlarına yol açabilir. Türkiye'nin ABD'deki temsilciliklerinin, vatandaşlarını bu tür yasal risklere karşı koruma konusunda daha aktif olması beklenir.