Florida Valisi Ron DeSantis, Cuma günü yaptığı açıklamada, Temsilciler Meclisi üyesi Cory Mills'in yeniden seçilme çalışmalarını desteklemediğini bildirdi. Böylece DeSantis, Mills'in karşısında yer alan Cumhuriyetçi yetkililerin sayısına katıldı. Vali, kendisine yöneltilen bir soru üzerine, "Cory Mills'i onaylamadım ve Cory Mills'i desteklemiyorum" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Florida'nın 7. Kongre Bölgesi'nde 2024 ön seçimleri öncesinde yaşanan partiiçi çekişmeyi gözler önüne serdi.
Gelişmenin Arka Planı
Cory Mills, 2022 ara seçimlerinde Demokrat adayı Sandy D'Amico'yu yenerek Kongre'ye seçilmişti. Eski bir asker ve askeri danışman olan Mills, özellikle ABD'nin Afganistan'dan çekilmesi sırasında gösterdiği girişimlerle tanınıyor. Ancak son dönemde, parti içinde bazı isimlerle yaşadığı anlaşmazlıklar gündeme geldi. Mills, Ukrayna'ya yapılan askeri yardımlara karşı çıkması ve sınır güvenliği konusundaki sert tutumuyla biliniyor. Bu durum, partinin geleneksel kanadı ile Trump yanlısı kanat arasındaki gerilimi artırıyor.
DeSantis'in bu açıklaması, Mills'in ön seçimde karşılaşacağı zorluğun bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Vali, daha önce de farklı Cumhuriyetçi adaylara desteğini açıklamıştı. Ancak Mills için doğrudan bir rakip henüz netleşmiş değil. Buna rağmen, parti içinde Mills'in tutumunun, özellikle dış politika ve göçmenlik konularında partinin ana akım çizgisiyle örtüşmediği belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu olay, yalnızca Florida yerel siyasetiyle sınırlı değil; ABD'de Cumhuriyetçi Parti'nin geleceği açısından da önem taşıyor. Trump'ın etkisi altındaki parti tabanı ile daha geleneksel muhafazakar kanat arasındaki mücadele, eyalet düzeyindeki ön seçimlerde kendini gösteriyor. DeSantis'in açıklaması, kendi başkanlık hedefleri bağlamında da okunabilir; zira eski ABD Başkanı Donald Trump'a yakınlığıyla bilinen Mills'e mesafeli durmak, DeSantis'in seçmen tabanını genişletme çabası olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, Ukrayna'ya verilen destek konusundaki ayrışma, ABD'nin dış politika önceliklerini etkileyebilecek nitelikte. Mills gibi izolasyonist eğilimli isimlerin Kongre'de güç kazanması, Biden yönetiminin Ukrayna'ya yönelik mali ve askeri yardımlarını zora sokabilir. Bu durum, Avrupa'daki güvenlik mimarisini ve NATO'nun doğu kanadını da ilgilendiren küresel bir boyut taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye açısından dolaylı da olsa önemli. ABD'de Kongre üyelerinin dış politika eğilimleri, Türkiye'nin savunma alımları ve F-35 programı gibi konularda kararları etkileyebiliyor. Mills gibi izolasyonist ve yardım karşıtı isimlerin güçlenmesi, genel olarak ABD'nin müttefiklerine yönelik taahhütlerini azaltabilir. Bu durumda Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde yeni dinamikler ortaya çıkabilir. Ancak tek bir bölgedeki ön seçimin Türkiye'ye doğrudan bir etkisi şimdilik sınırlı görünüyor; yine de ABD'deki siyasi kutuplaşmanın derinleşmesi, küresel istikrarı zayıflatabilir.