Fransa'nın Pasifik Okyanusu'ndaki denizaşırı toprağı Yeni Kaledonya'da, 2019 yılından bu yana ilk eyalet seçimleri pazar günü gerçekleştirildi. Katılım oranının yüzde 54,42 olarak kaydedildiği seçimlerde, halk üç eyalet meclisi için oy kullandı. Aslında 2024 yılında yapılması planlanan seçimler, siyasi gerginlikler ve yerel yönetimdeki anlaşmazlıklar nedeniyle ertelenmişti. Seçim sonuçları, takımadada bağımsızlık yanlıları ile Fransa'ya bağlı kalmak isteyenler arasındaki güç dengesini belirleyecek. Yeni Kaledonya, 1853'te Fransa tarafından ilhak edilmiş, 1946'da denizaşırı toprak statüsü kazanmıştı. Ada, dünyanın en büyük nikel rezervlerine sahip olmasıyla da stratejik önem taşıyor.
Seçimlerin Arka Planı ve Önemi
Yeni Kaledonya'da 1998'de imzalanan Nouméa Anlaşması, adaya geniş özerklik tanımış ve üç bağımsızlık referandumu yapılmasını öngörmüştü. 2018, 2020 ve 2021'de yapılan referandumlarda bağımsızlık reddedilmiş; en son oylamada bağımsızlık yanlılarının boykotu nedeniyle katılım düşük kalmıştı. Anlaşma uyarınca, referandum sürecinin ardından yeni bir siyasi düzenlemeye geçilmesi gerekiyor. Bu seçimler, eyalet meclislerinin bileşimini ve dolayısıyla Yeni Kaledonya Kongresi'ndeki güç dengesini belirleyecek. Bağımsızlık yanlısı Kanak hareketi, seçimlerde daha fazla sandalye kazanarak bağımsızlık sürecini yeniden canlandırmayı hedefliyor. Fransa yanlısı partiler ise adanın Fransız cumhuriyetine bağlı kalmasını savunuyor.
Seçim kampanyası sırasında bağımsızlık yanlıları, Nouméa Anlaşması'nın tam olarak uygulanmadığını ve adanın doğal kaynakları üzerinde daha fazla söz hakkı istediklerini vurguladı. Fransa hükümeti ise Yeni Kaledonya'nın stratejik önemine dikkat çekerek, adada kalıcı istikrar ve kalkınma için bağlılık mesajı verdi. Ekonomik olarak nikel madenciliğine bağımlı olan ada, son yıllarda çevresel sorunlar ve pandemi nedeniyle ekonomik zorluklar yaşadı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yeni Kaledonya'daki seçimler, yalnızca adanın iç siyaseti açısından değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel güç dengeleri açısından da önem taşıyor. Pasifik bölgesinde Çin'in artan nüfuzu karşısında, Fransa ve müttefikleri için Yeni Kaledonya stratejik bir üs konumunda. Fransa'nın adadaki askeri varlığı ve ekonomik çıkarları, Çin'in bölgedeki yatırımları ve diplomatik hamleleriyle rekabet halinde. Ayrıca, Yeni Kaledonya çevresindeki zengin balıkçılık alanları ve deniz yolları, bölgesel güvenlik açısından kritik öneme sahip. Bağımsızlık yanlılarının güç kazanması, adanın gelecekte Fransa'dan ayrılması durumunda bölgesel dengeleri değiştirebilir. Avustralya ve Yeni Zelanda gibi bölge ülkeleri, Yeni Kaledonya'nın istikrarını yakından izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yeni Kaledonya seçimleri, Türkiye'nin doğrudan müdahil olduğu bir konu olmasa da, küresel jeopolitik rekabetin Pasifik'e yansıması açısından önem taşıyor. Fransa'nın denizaşırı topraklarında yaşanacak olası bir istikrarsızlık, özellikle Çin'in bölgedeki nüfuz mücadelesi bağlamında, Türkiye'nin de içinde yer aldığı çok kutuplu dünya düzenini etkileyebilir. Ayrıca, dekolonizasyon süreçleri ve kendi kaderini tayin hakkı gibi kavramlar, Türkiye'nin Kıbrıs ve diğer bölgelerdeki politikalarıyla paralellik gösteriyor. Türkiye, kendi ulusal çıkarları doğrultusunda, Pasifik'teki gelişmeleri takip ederek bölgesel iş birliklerini değerlendirebilir.