Yeni Kaledonya'da bugün, 2019 yılından bu yana ilk kez düzenlenen il seçimleri için sandıklar açıldı. Pasifik Okyanusu'ndaki Fransız denizaşırı toprağında yaklaşık 2 bin 500 polis memuru, oy verme işlemlerinin güvenliğini sağlamak ve seçim merkezlerini denetlemek üzere görevlendirildi. Yeni Zelanda kamu yayıncısının aktardığına göre, seçimler adanın Fransa ile ilişkileri ve bağımsızlık yanlısı hareketlerin giderek güçlendiği bir ortamda gerçekleşiyor.
Seçimlerin Arka Planı
Yeni Kaledonya, 1853 yılında Fransa tarafından ilhak edilmiş ve 1946'da denizaşırı toprak statüsü kazanmıştır. Ada, Nouméa Anlaşması çerçevesinde 2018 ve 2020 yıllarında olmak üzere iki bağımsızlık referandumu düzenlemiş, ancak her iki oylamada da bağımsızlık reddedilmiştir. 2021'de yapılması planlanan üçüncü referandum ise Kovid-19 salgını nedeniyle ertelenmiştir. İl seçimleri, bu gerilimli süreçte adanın siyasi geleceği açısından kritik öneme sahiptir.
Yerel siyasette iki ana blok bulunmaktadır: Fransa ile bağların sürdürülmesini savunan sadakatçi cephe ve bağımsızlık yanlısı Kanak ve Sosyalist Ulusal Kurtuluş Cephesi (FLNKS). Seçimlerde üç il meclisi için toplam 76 üye belirlenecek. Bu meclisler, adanın eğitim, sağlık, altyapı gibi yerel yönetim alanlarında söz sahibidir. Seçim sonuçları, bağımsızlık tartışmalarının seyrini de etkileyebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yeni Kaledonya, Pasifik bölgesinde Fransa'nın stratejik çıkarlarını temsil eden önemli bir üs konumundadır. Ada, deniz kaynakları, nikel madenleri ve jeopolitik konumuyla dikkat çekmektedir. Fransa, Yeni Kaledonya'nın yanı sıra Fransız Polinezyası ve Wallis ve Futuna ile birlikte Pasifik'te varlığını sürdürmektedir. Çin'in bölgede artan etkisi, Fransa'nın adadaki varlığını daha da önemli hale getirmektedir.
Seçimler sırasında yaşanabilecek olası gerginlikler, Pasifik Adaları Forumu (PIF) ve Avrupa Birliği tarafından yakından izlenmektedir. Bağımsızlık yanlısı gruplar, Fransa'nın adadaki sömürgeci mirasına karşı çıkarken, sadakatçiler ekonomik istikrar ve Fransa'dan gelen mali yardımın devamını vurgulamaktadır. Seçim sonuçlarının, üçüncü referandumun zamanlaması ve içeriği üzerinde belirleyici olması beklenmektedir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yeni Kaledonya seçimleri, Türkiye için doğrudan bir gündem maddesi olmasa da, dekolonizasyon süreçleri ve özerklik talepleri açısından dolaylı bir önem taşımaktadır. Türkiye'nin Pasifik bölgesine yönelik dış politikası, ekonomik iş birliği ve diplomatik açılımlar çerçevesinde şekillenmektedir. Yeni Kaledonya'nın gelecekte bağımsızlık kazanması halinde, Türkiye'nin bu yeni devletle ilişkiler kurması mümkündür. Ayrıca, Fransa'nın denizaşırı toprakları üzerindeki egemenlik tartışmaları, uluslararası hukuk ve self-determinasyon ilkeleri bağlamında Türk dış politikasını da ilgilendiren bir örnek teşkil etmektedir.