Yemen'in savaş ve yoksullukla boğuşan topraklarında, 1982 yılından bu yana her Dünya Kupası'nı takip eden bir taraftar, turnuvanın ülkesi için bir barış ve savaş takvimi haline geldiğini söylüyor. 42 yıldır bu küresel spor etkinliğini aksatmadan izleyen Yemenli Muhammed El-Haddad, ekonomik kriz, silahlı çatışmalar ve kişisel fedakarlıklara rağmen futbol sevgisinin onu ayakta tuttuğunu belirtiyor. El-Haddad'ın hikayesi, savaşın ortasında sıradan bir Yemenlinin yaşam mücadelesini ve spora olan bağlılığını gözler önüne seriyor.
Dünya Kupası'na Adanmış Bir Hayat
Muhammed El-Haddad, ilk Dünya Kupası anısını 1982'de İspanya'da düzenlenen turnuvayla hatırlıyor. O zamanlar 15 yaşında olan El-Haddad, o günden beri hiçbir Dünya Kupası maçını kaçırmamış. Ancak bu tutku, Yemen'deki iç savaş ve ekonomik çöküş nedeniyle giderek zorlaştı. Elektrik kesintileri, yakıt kıtlığı ve internete erişim sorunları, maçları takip etmeyi neredeyse imkansız hale getirdi. Buna rağmen El-Haddad, her maçı izlemek için arkadaşlarının jeneratörle çalışan kahvehanelerine gidiyor veya radyo yayınlarını dinliyor. "Dünya Kupası benim için sadece bir futbol turnuvası değil; aynı zamanda hayatın devam ettiğini hatırlatan bir işaret" diyor.
El-Haddad'ın hikayesi, Yemen'de savaşın gölgesinde spora tutunan pek çok insanı temsil ediyor. 2014'te başlayan iç savaş, milyonlarca insanı yerinden etti ve ülkeyi dünyanın en büyük insani krizlerinden birine sürükledi. Bu koşullarda Dünya Kupası, kısa süreliğine de olsa savaşın unutulmasını sağlayan bir kaçış haline gelmiş durumda. El-Haddad, "Maçlar sırasında ülkemdeki bombaları ve silah seslerini duymuyorum, sadece oynanan oyunu düşünüyorum" ifadelerini kullanıyor.
Savaşın Gölgesinde Bir Turnuva
Yemen, 2022 Katar Dünya Kupası'na katılamasa da turnuva, Yemenliler için hala büyük bir anlam taşıyor. Katar'ın Yemen'e yakın coğrafi konumu, birçok Yemenlinin maçları canlı izlemesine olanak sağlasa da, savaş nedeniyle seyahat etmek neredeyse imkansız. El-Haddad, "Katar'a gitmeyi çok isterdim ama hem maddi imkansızlıklar hem de güvenlik endişeleri buna izin vermiyor" diyor. Bununla birlikte, turnuva boyunca Yemen'de birçok kahvehane ve ev, maçları izlemek için toplanma noktası haline geliyor. Bu anlık birliktelik, savaşın parçaladığı toplumda kısa süreli bir dayanışma yaratıyor.
Dünya Kupası'nın barış mesajları, Yemen gibi çatışma bölgelerinde daha derin bir anlam kazanıyor. FIFA'nın "Futbol Birleştirir" sloganı, savaşın ortasında bile insanların ortak bir tutku etrafında birleşebileceğini gösteriyor. Ancak uluslararası toplumun Yemen'deki krize ilgisi her geçen gün azalırken, Dünya Kupası gibi etkinlikler geçici bir dikkat dağıtma unsuru olmaktan öteye gidemiyor. El-Haddad, "Dünya Kupası bittiğinde, savaş hala burada olacak" diyerek acı gerçeği özetliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki iç savaşın uzun süredir devam etmesi, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve insani yardım politikalarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Yemen'deki insani krize yönelik önemli yardımlar sağlarken, savaşın sona ermesi için diplomatik çabalarını da sürdürüyor. El-Haddad'ın hikayesi, savaşın sıradan insanlar üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye, Yemen'deki çatışmanın çözümünde arabulucu rolü üstlenebileceği gibi, sporun birleştirici gücünden yararlanarak toplumsal barış projelerine katkıda bulunabilir. Ayrıca, Türkiye'de de benzer şekilde sporu birleştirici unsur olarak kullanan projeler, iç barışın sağlanmasında örnek teşkil edebilir.