Yemen'de Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki stratejik bölgeleri ele geçirmesiyle binlerce sivil yeniden yerinden edildi. Bir Yemenli aile, Husi saldırılarından kaçarak bir hafta boyunca yollarda kaldı. Ülke dokuz yıldır süren iç savaşta insani krizin eşiğinde.
Husilerin Kızıldeniz hamlesi ve kitlesel göç
Husiler, son haftalarda Kızıldeniz kıyısındaki stratejik liman kenti Hudeyde çevresinde kontrolünü genişletti. Bu hamle, zaten kırılgan olan ateşkesi ve insani yardım koridorlarını tehdit ediyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, sadece son bir ayda 10 binden fazla kişi evini terk etmek zorunda kaldı. Yerinden edilenlerin çoğu, ülkenin güneyindeki Aden ve çevresine sığınıyor. Ancak bu bölgelerde de altyapı çökmüş durumda; temiz su, gıda ve sağlık hizmetine erişim yok denecek kadar az.
Yemenli bir aile, Husi saldırılarının yoğunlaştığı Hudeyde'den kaçarak bir hafta boyunca yollarda kaldı. Aile, ellerindeki sınırlı imkânlarla güvenli bir bölgeye ulaşmaya çalıştı. Yol boyunca birçok kontrol noktasından geçmek zorunda kaldılar ve zaman zaman silahlı grupların tehdidiyle karşılaştılar. Sonunda Aden'e ulaşan aile, burada da yeterli yardım bulamadı. Baba, "Çocuklarım aç ve hasta. Nereye gideceğimizi bilmiyoruz" diyerek çaresizliğini dile getirdi.
Bu durum, Yemen'deki insani krizin derinleştiğini gösteriyor. Ülke nüfusunun yüzde 80'i insani yardıma muhtaç. BM, 2024 yılı için 2,7 milyar dolarlık yardım çağrısı yapmıştı ancak şu ana kadar sadece yüzde 30'u karşılandı. Husilerin Kızıldeniz'deki saldırıları, uluslararası nakliye yollarını da tehdit ediyor ve yardımların ulaştırılmasını zorlaştırıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Yemen'deki çatışma, sadece ülke içinde değil, bölgesel dengeler açısından da kritik. Husiler, İran tarafından desteklenirken, Suudi Arabistan ve BAE liderliğindeki koalisyon Yemen hükümetini destekliyor. Kızıldeniz, dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 12'sinin geçtiği bir su yolu. Husilerin buradaki saldırıları, küresel tedarik zincirlerini ve petrol fiyatlarını etkiliyor. ABD ve İngiltere, Husi hedeflerine yönelik hava saldırıları düzenlese de çatışma sona ermedi. Aksine, Husiler saldırılarını artırarak karşılık veriyor.
Uzmanlar, Yemen'deki savaşın vekalet savaşına dönüştüğünü ve çözümün zor olduğunu belirtiyor. BM özel temsilcisi, taraflar arasında diyalog çağrısını yineliyor ancak somut bir ilerleme sağlanamıyor. Yerinden edilen ailelerin sayısı her geçen gün artıyor. İnsani yardım kuruluşları, kaynak yetersizliği nedeniyle yardımları kısıtlıyor. Yemen halkı, bir yandan çatışma, diğer yandan açlık ve hastalıkla mücadele ediyor.
Uluslararası toplum, Yemen'deki krize kalıcı bir çözüm bulmakta zorlanıyor. Bölgesel güçlerin çıkar çatışmaları, barış çabalarını baltalıyor. Yemenli siviller ise her gün ölüm kalım savaşı veriyor. Bir hafta boyunca yollarda kalan aile gibi milyonlarca insan, daha iyi bir yaşam umuduyla yer değiştiriyor ancak güvenli bir liman bulamıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki insani krize kayıtsız kalmayarak bölgesel istikrarın önemini vurgulamaktadır. Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları, Türkiye'nin deniz ticaret yollarını ve enerji güvenliğini doğrudan etkiliyor. Husilerin saldırıları, Süveyş Kanalı üzerinden yapılan ticaretin aksamasına neden olarak küresel ekonomiyi tehdit ediyor. Türkiye, Birleşmiş Milletler nezdinde yürütülen barış görüşmelerini destekliyor ve insani yardım koridorlarının açık tutulması çağrısında bulunuyor. Ayrıca, bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin güney sınırlarında yeni göç dalgalarına yol açabilir. Bu nedenle Türkiye, Yemen'deki çatışmanın çözümü için diplomatik çabalarını sürdürmektedir.