İsrail ordusu, Cumartesi günü Gazze Şeridi'nde düzenlediği hava saldırısında beş Filistinliyi öldürdü, altı kişiyi yaraladı. Ekim 2025'ten bu yana yürürlükte olan ateşkesin Tel Aviv tarafından ihlal edilmesiyle gerçekleşen saldırıda hayatını kaybedenler arasında iki Hristiyan olmak üzere dört kadın ve bir genç erkek bulunuyor. Anadolu Ajansı'nın haberine göre, saldırı Gazze'nin orta kesimindeki bir yerleşim birimini hedef aldı.
Ateşkesin İlanından Bu Yana İhlaller Sürüyor
Ekim 2025'te Mısır ve Katar arabuluculuğuyla varılan ateşkes anlaşması, Gazze'ye yönelik insani yardımların artırılması ve kalıcı bir sükunetin sağlanması öngörüyordu. Ancak anlaşmanın yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail güçlerinin zaman zaman düzenlediği saldırılar, ateşkesin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ateşkes döneminde öldürülen Filistinlilerin sayısı 40'ı aştı. İsrail makamları ise saldırıların "terör altyapısını hedef aldığını" öne sürerken, görgü tanıkları saldırıların sivil yerleşim alanlarına yönelik olduğunu belirtiyor.
Uluslararası insan hakları kuruluşları, İsrail'in ateşkesi sistematik olarak ihlal ettiğini ve bunun savaş suçu teşkil edebileceğini ifade ediyor. Amnesty International ve Human Rights Watch, son saldırıya ilişkin bağımsız soruşturma çağrısı yaptı. BM Genel Sekreteri António Guterres, taraflara ateşkese uyma çağrısını yinelerken, saldırıların sivil can kaybına yol açmasından derin endişe duyduğunu belirtti.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Gazze'deki ateşkes ihlalleri, Orta Doğu'da tansiyonu yeniden yükseltiyor. Mısır ve Katar, arabuluculuk çabalarını sürdürürken, İsrail'in saldırılarına son vermesi için diplomatik baskıyı artırıyor. ABD yönetimi ise İsrail'e yönelik eleştirilerini sürdürse de askeri desteğini kesmiş değil. Avrupa Birliği, ateşkesin korunması gerektiğini vurgularken, bazı üye ülkeler İsrail'e yönelik yaptırım tartışmalarını gündeme getirdi. Bölgesel aktörlerden İran ve Hizbullah, saldırıları kınayarak misilleme tehdidinde bulundu.
Öte yandan, insani kriz derinleşiyor. Gazze'deki hastaneler, ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı çekerken, yerinden edilmiş binlerce sivil zor koşullarda yaşam mücadelesi veriyor. BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), yardım konvoylarının engellendiğini ve insani erişimin kısıtlandığını bildirdi. Uluslararası toplum, ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve iki devletli çözüm için somut adımlar atılması gerektiğini yineliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Gazze'deki ateşkes ihlallerini yakından takip ediyor ve her fırsatta kınıyor. Dışişleri Bakanlığı, yaptığı açıklamalarda İsrail'in saldırılarının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırıyor. Türkiye, bölgede kalıcı barış için iki devletli çözümü savunuyor ve Filistin halkına insani yardım ulaştırmak için çaba sarf ediyor. Ayrıca, İsrail ile ilişkilerde gerilim devam ederken, Türkiye'nin Mısır ve Katar ile yürüttüğü diplomasi, ateşkesin sürdürülmesi açısından kritik önem taşıyor. Gazze'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin güvenlik ve enerji politikalarını da dolaylı olarak etkiliyor; zira bölgesel tırmanma, Doğu Akdeniz'deki dengeleri sarsabilir.