Yemen'in kuşatma altındaki Taiz kentinde yakıt sıkıntısı, hastaneleri kritik eşiğe getirdi. Bir hastane, yenidoğan bebekler için hayati önem taşıyan kuluçka makinelerinin sayısını 40'tan 10'a indirmek zorunda kaldı. Haftalardır süren çatışmalar, temel malzemelerin kente ulaşmasını engelleyerek yüz binlerce kişiyi etkileyen insani krizi derinleştiriyor. Cenevre merkezli bir sağlık kuruluşunun 26 Ekim'de yaptığı açıklamaya göre, yakıt yokluğu nedeniyle bebeklerin yaşam desteği ciddi tehlike altında.
Kuşatma altındaki Taiz'de hastaneler tükeniyor
Yemen'de yaklaşık yedi yıldır süren iç savaş, ülkenin güneybatısındaki Taiz kentini adeta bir kuşatma altına almış durumda. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun desteklediği hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmalar, kentin ana ikmal yollarını kesmiş durumda. Bu durum, hastanelerin jeneratörlerini çalıştıracak yakıtı bile bulamamasına yol açıyor. Söz konusu hastane, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde kuluçka makinelerini çalıştırmak için gereken dizel yakıtı tedarik edemiyor. Yetkililer, ellerinde kalan son yakıtla sadece 10 kuluçka makinesini çalıştırabildiklerini, bunun da prematüre ve hasta bebekler için yetersiz olduğunu belirtiyor.
Taiz'deki sağlık tesisleri, aylardır ilaç, tıbbi malzeme ve yakıt sıkıntısı çekiyor. Kentteki diğer hastaneler de benzer sorunlarla boğuşuyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, Yemen genelinde sağlık sisteminin sadece yüzde 50'si işlevsel durumda. Taiz gibi çatışma bölgelerinde ise bu oran daha da düşük. Hastaneye ulaşamayan yaralılar ve hastalar, evlerinde veya sokakta hayatını kaybediyor.
Birleşmiş Milletler, Yemen'de 20 milyondan fazla insanın insani yardıma muhtaç olduğunu, bunların 12 milyonunun acil gıda ve sağlık desteğine ihtiyaç duyduğunu tahmin ediyor. Taiz'deki yakıt krizi, ülke çapındaki insani felaketin sadece bir yansıması. Çatışan taraflar arasında varılan kırılgan ateşkesler, insani yardımların bölgeye ulaşması için yeterli olmuyor. Yardım kuruluşları, güvenlik endişeleri ve bürokratik engeller nedeniyle malzemeleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırmakta zorlanıyor.
Yemen'de insani kriz derinleşiyor
Taiz'deki hastanenin başhekimi, yerel basına yaptığı açıklamada, "Bebekleri sıcak tutacak yakıtımız yok. Kuluçka makineleri olmadan prematüre bebeklerin yaşama şansı çok düşük" dedi. Hastanede görevli bir hemşire ise, "Her gün bebeklerimizi kaybediyoruz. Bu acıya dayanmak çok zor" ifadelerini kullandı. Sağlık çalışanları, uluslararası toplumdan acil yakıt ve tıbbi malzeme yardımı çağrısında bulunuyor.
Yemen'deki iç savaş, 2014 yılında Husilerin başkent Sanaa'yı ele geçirmesiyle başladı. 2015'te Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun müdahalesiyle çatışmalar şiddetlendi. BM'ye göre, savaşta 377 binden fazla insan hayatını kaybetti; bunların çoğu dolaylı nedenlerden (açlık, hastalık, sağlık hizmetlerine erişim eksikliği) öldü. Ülke, dünyanın en büyük insani krizlerinden biriyle karşı karşıya. Koleradan kızamığa kadar salgın hastalıklar yaygın; sağlık altyapısı çökmüş durumda.
Uluslararası yardım kuruluşları, Yemen'e yapılan yardımların yetersiz olduğunu vurguluyor. 2023 yılı için BM'nin çağrısı 4,3 milyar dolar iken, bunun sadece yarısından azı finanse edildi. Yakıt krizi, özellikle kış aylarında daha da kritik hale geliyor. Sıcaklıkların düştüğü dönemde bebeklerin ve yaşlıların ısınma ihtiyacı artıyor, ancak yakıt bulunamıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki insani kriz, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve insani diplomasi açısından önemli bir sınav niteliğinde. Türkiye, Yemen'e insani yardım gönderen ülkeler arasında yer alıyor; TİKA ve Kızılay aracılığıyla gıda, sağlık malzemesi ve yakıt desteği sağlıyor. Ancak çatışmanın tarafları arasındaki siyasi kutuplaşma, Türkiye'nin denge politikasını zorlaştırıyor. Taiz'deki hastanelerin yakıt ihtiyacı, uluslararası toplumun acil müdahalesini gerektiriyor. Türkiye, bölgesel aktörlerle diyalog kanallarını kullanarak yardımların kesintisiz ulaşması için çaba gösterebilir. Ayrıca, Yemen'deki krizin çözümü için BM öncülüğündeki barış görüşmelerine verdiği desteği sürdürmesi, Türkiye'nin insani ve diplomatik etkinliğini artırabilir.