Suudi Arabistan öncülüğündeki askeri koalisyon, Pazartesi günü Yemen'deki İran destekli Husilerin başkent Riyad'daki uluslararası havalimanına yönelik yeni bir saldırı düzenlediğini iddia etmesinin ardından, ateşlenen balistik füzenin imha edildiğini duyurdu. Koalisyon sözcüsü, füzenin Suudi hava savunma sistemleri tarafından havada etkisiz hale getirildiğini belirtti. Saldırı girişimi, Suudi başkentinde meydana gelen patlamaların yankılandığı ve yetkililerin vatandaşlara uyarı mesajları gönderdiği bir günün ardından geldi. Husilerin askeri sözcüsü, saldırının havalimanını vurduğunu öne sürerken, Suudi yetkililer herhangi bir can kaybı veya maddi hasar bildirmedi.
Gelişmenin Arka Planı
Yemen'de 2015 yılından bu yana devam eden iç savaşta Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, meşru hükümeti desteklemek amacıyla Husilere karşı operasyonlar düzenliyor. İran'ın desteklediği Husiler, zaman zaman Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve başkent Riyad'a balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla saldırılar gerçekleştiriyor. Son dönemde tırmanan saldırılar, bölgede ateşkes çabalarını da zora sokuyor. Riyad Uluslararası Havalimanı, daha önce de birkaç kez hedef alınmıştı; ancak Suudi yetkililer, havalimanının güvenliğinin sağlandığını ve uçuşların aksadığına dair bir bilgi olmadığını vurguluyor. Uzmanlar, Husilerin bu tür saldırılarla Suudi Arabistan'ın güvenlik algısını sarsmayı ve koalisyon içindeki dayanışmayı zayıflatmayı amaçladığını belirtiyor.
Husi sözcüsü, saldırının Suudi rejimine bir mesaj olduğunu ve Yemen'e yönelik operasyonların durdurulmasını talep ettiklerini ifade etti. Koalisyon ise saldırıların sivilleri hedef aldığını ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini savunuyor. Birleşmiş Milletler, Yemen'deki çatışmanın tarafları arasında ateşkes sağlanması için çabalarını sürdürüyor; ancak son saldırılar bu çabaları baltalayabilir. Suudi Arabistan, füze saldırılarının ardından bölgedeki askeri varlığını güçlendirebileceği sinyalini verdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Riyad'a yönelik füze saldırısı, Orta Doğu'da İran ile Suudi Arabistan arasındaki vekalet savaşının bir yansıması olarak görülüyor. Yemen'deki savaş, bölgesel güç dengesini doğrudan etkiliyor. ABD, Husilerin saldırılarını kınayarak Suudi Arabistan'a destek verdiğini açıkladı; ancak son yıllarda ABD'nin Suudi Arabistan'a yönelik askeri desteğini gözden geçirdiği biliniyor. Diğer yandan, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer Körfez ülkeleri de saldırıyı kınadı. Uluslararası toplum, Husilerin saldırılarının sivil havacılık güvenliğini tehdit ettiğine dikkat çekiyor. Petrol fiyatları, saldırı haberinin ardından hafif dalgalanma gösterdi; ancak piyasalar şimdilik durumu istikrarlı seyrediyor.
Bu gelişme, aynı zamanda İran nükleer müzakereleriyle de dolaylı olarak bağlantılı. Batılı ülkeler, İran'ın Husilere silah tedarik ettiğini ve bölgesel istikrarsızlığı körüklediğini sık sık dile getiriyor. İran ise suçlamaları reddediyor. BM Güvenlik Konseyi, Yemen'e yönelik silah ambargosunu ihlal edenlere yaptırım uygulanması konusunu görüşmeye hazırlanıyor. Analistler, Husilerin saldırılarının Suudi Arabistan'ın Yemen politikasını yeniden gözden geçirmesine yol açabileceğini, ancak koalisyonun geri adım atmasının zor olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde tarafları diyaloğa çağıran ve siyasi çözümü destekleyen bir tutum sergiliyor. Riyad'a yönelik füze saldırısı, Körfez'de güvenlik endişelerini artırarak bölgesel istikrarsızlığı derinleştirebilir. Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle ekonomik ve savunma işbirliği göz önüne alındığında, tırmanan çatışma Türk müteahhitlik ve ticaret faaliyetlerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca İran'ın bölgedeki etkisinin artması, Türkiye'nin dengeleme politikalarını zorlaştırabilir. Ankara'nın, Husilerin sivilleri hedef alan saldırılarını kınaması ve ateşkes çağrısını yinelemesi bekleniyor. Enerji arz güvenliği açısından da Suudi Arabistan'daki istikrar, Türkiye için önem taşıyor.