Yemen'in güneybatısındaki Taiz kentinde bulunan bir pazar yerine düzenlenen saldırıda en az yedi kişi hayatını kaybetti, 40 kişi de yaralandı. Olay, ülkenin iç savaşının en yoğun yaşandığı bölgelerden biri olan Taiz'de sivil yerleşim alanlarını hedef aldı. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi. Yaralıların bölgedeki hastanelere kaldırıldığı ve can kaybının artmasından endişe edildiği belirtiliyor.
Taiz'deki çatışmaların arka planı
Taiz, 2014 yılından bu yana Yemen'de devam eden iç savaşta stratejik bir öneme sahip. Şehir, Husiler ile Yemen hükümetine bağlı güçler arasında yıllardır çatışma hattı olarak kalmış durumda. Husiler, 2014'te başkent Sana'yı ele geçirdikten sonra Taiz'i de kuşatmış, ancak şehir merkezi hükümet güçlerinin kontrolünde kalmayı başarmıştı. Bu nedenle Taiz, sık sık roket ve hava saldırılarına maruz kalıyor. Birleşmiş Milletler, Yemen'deki çatışmalarda binlerce sivilin hayatını kaybettiğini ve ülkenin dünyanın en büyük insani krizlerinden biriyle karşı karşıya olduğunu vurguluyor.
Pazar yeri gibi sivil alanlara yapılan saldırılar, uluslararası hukuka göre savaş suçu kapsamında değerlendiriliyor. Ancak Yemen'de taraflar arasında sorumluluğun belirlenmesi genellikle zor oluyor; çatışan taraflar birbirlerini suçluyor. Bağımsız gözlemciler, son yıllarda sivil kayıpların arttığını ve insani yardımların engellendiğini rapor ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemen iç savaşı, bölgesel güçlerin vekalet savaşına dönüşmüş durumda. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, 2015'ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetini destekliyor. İran ise Husileri desteklemekle suçlanıyor. Bu durum, Orta Doğu'da Sünni-Şii geriliminin bir yansıması olarak görülüyor. Son aylarda Husiler, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarını artırmıştı. Taiz'deki bu son saldırı, ateşkes çabalarını da baltalayabilir. Birleşmiş Milletler, 2022'de ilan edilen ateşkesin ardından kalıcı bir barış için müzakereleri sürdürüyor ancak taraflar arasındaki güvensizlik devam ediyor.
Uluslararası toplum, Yemen'deki insani krize dikkat çekmek için çeşitli girişimlerde bulunuyor. ABD ve Avrupa ülkeleri, Suudi Arabistan'a yapılan silah satışlarını sorgularken, insan hakları örgütleri saldırıların bağımsız soruşturulmasını talep ediyor. Ancak BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle etkili bir yaptırım mekanizması kurulamıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki iç savaşta taraf olmamakla birlikte, bölgesel istikrarsızlıktan doğrudan etkileniyor. Taiz'deki saldırı, Orta Doğu'daki gerilimin tırmanması ve sivil kayıpların artması anlamına geliyor. Türkiye, Suudi Arabistan ve İran ile dengeli ilişkiler yürütmeye çalışırken, Yemen'deki insani krizin çözümü için diplomatik çabaları destekliyor. Ayrıca, Yemen'den kaynaklanan istikrarsızlık, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki güvenlik risklerini artırarak Türkiye'nin deniz ticaret yollarını tehdit edebilir. Ankara, bölgesel barış için BM öncülüğündeki müzakerelere destek vermeyi sürdürecektir.