Yemen'deki askeri güçler, İran'a ait bir kargo uçağının iniş yapmasını engellemek amacıyla ülkenin güneyindeki bir havalimanının pistini hedef aldı. Olay, 10 Kasım 2024 tarihinde, yerel saatle sabah saatlerinde meydana geldi. Saldırıda ölen ya da yaralanan olmazken, pistte ciddi hasar oluştuğu bildirildi. Yemen'deki askeri kaynaklar, İran yapımı olduğu belirtilen uçağın, ülkedeki Husilere askeri malzeme taşıdığından şüphelendiklerini ifade etti.
Gelişmenin arka planı: Yemen'deki iç savaş ve İran'ın rolü
Yemen, 2014 yılından bu yana uluslararası toplum tarafından tanınan meşru hükümet ile İran destekli Husiler arasında şiddetli bir iç savaşa sahne oluyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten beri meşru hükümeti desteklemek için askeri müdahalede bulunuyor. İran ise Husilere silah, finansman ve teknik destek sağlamakla suçlanıyor. Son yıllarda, özellikle insansız hava araçları ve balistik füzelerin Yemen'de kullanımı, İran'ın bu ülkedeki etkisini artırdığını gösteriyor.
Havalimanı saldırısı, İran'ın Yemen'deki varlığına yönelik artan endişeleri yansıtıyor. Yemen ordusu yaptığı açıklamada, İran uçağının izinsiz bir şekilde ülkeye girmeye çalıştığını ve bu nedenle gerekli önlemlerin alındığını duyurdu. Uçağın rotası ve taşıdığı yük hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmazken, Husilerin kontrolündeki bölgelere askeri malzeme taşıdığı iddia ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Yemen'deki çatışmanın uluslararası yansımaları
Yemen'deki iç savaş, bölgesel güçler arasında bir vekalet savaşına dönüşmüş durumda. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, meşru hükümeti desteklerken, İran Husilere arka çıkıyor. Bu çatışma, Yemen'i Ortadoğu'nun en büyük insani krizlerinden birine sürükledi; milyonlarca insan açlık ve hastalıkla karşı karşıya. BM verilerine göre, 2024 itibarıyla 24 milyondan fazla Yemenli insani yardıma ihtiyaç duyuyor.
İran uçağının engellenmesi, Tahran'ın bölgedeki askeri faaliyetlerine karşı uluslararası toplumun tepkisini artırabilir. ABD ve müttefikleri, İran'ın Yemen'e silah sevkiyatını engellemek için denizde aramalar yapıyor ancak hava yoluyla yapılan sevkiyatların durdurulması daha zor. Bu olay, İran'ın hava köprüsü kurma çabalarına karşı yeni bir önlem olarak değerlendirilebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel politikaları açısından dolaylı etkiler taşıyor. Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar gibi Körfez ülkeleriyle ilişkilerini dengelemeye çalışırken, Yemen'deki çatışmanın tarafları arasında doğrudan bir rol oynamıyor. Ancak İran'ın Yemen'deki etkisinin artması, Türkiye'nin Körfez'deki nüfuzunu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı gibi stratejik su yollarının güvenliği, Türkiye'nin ticaret ve enerji sevkiyatları için kritik öneme sahip. Yemen'deki çatışmanın tırmanması, bu su yollarında güvenlik risklerini artırabilir ve Türkiye'nin enerji maliyetlerini yükseltebilir. Bu nedenle, Ankara'nın Yemen'deki durumu yakından izlemesi ve bölgesel istikrarı destekleyici adımlar atması bekleniyor.