Yemen'in kuzeybatısında, İran destekli Husiler ile yerel güçler arasında çıkan şiddetli çatışmalar sonucu binlerce sivil evini terk etmek zorunda kaldı. Salama Saeed, köyü topçu ateşi ve silah sesleriyle sarsıldığında oğluyla birlikte canını kurtarmak için kaçtı, ancak diğer çocuklarını geride bıraktı. Saeed, "Hiçbir şey kalmadı" diyerek yaşadığı çaresizliği dile getirdi.
Çatışmaların Arka Planı ve İnsani Kriz
Yemen, 2014'ten bu yana Husiler ile Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun desteklediği Yemen hükümeti arasında devam eden iç savaşın pençesinde. Ülke, dünyanın en büyük insani krizlerinden birini yaşıyor. Birleşmiş Milletler'e göre, 4 milyondan fazla kişi yerinden edildi ve nüfusun %80'i insani yardıma muhtaç durumda.
Son çatışmalar, Husilerin kuzeydeki bazı bölgelerde kontrolü ele geçirmek için başlattığı operasyonlar sonucu alevlendi. Görgü tanıklarına göre, köyler topçu atışları ve hava saldırılarıyla vuruluyor. Binlerce aile, güvenli bölgelere doğru yaya olarak kaçıyor. Saeed gibi pek çok kişi, kaçış sırasında aile fertlerini kaybediyor veya geride bırakmak zorunda kalıyor.
İnsani yardım kuruluşları, artan sıcaklık ve sınırlı kaynaklar nedeniyle kamplarda yaşam koşullarının giderek kötüleştiğini bildiriyor. Su ve gıda sıkıntısı had safhada. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, bölgeye yardım ulaştırmakta zorlandıklarını, çatışmaların yoğunluğu nedeniyle bazı bölgelere erişimin tamamen kesildiğini açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen krizi, Orta Doğu'da vekalet savaşlarının en yoğun yaşandığı cephelerden biri. Husiler, İran tarafından desteklenirken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Yemen hükümetine askeri destek sağlıyor. Bu durum, bölgesel güç dengelerini doğrudan etkiliyor. Son çatışmalar, Birleşmiş Milletler'in ateşkes çabalarını da baltalıyor. BM Yemen Özel Temsilcisi, taraflara acil ateşkes çağrısı yaptı ancak henüz olumlu bir yanıt alınamadı.
Kriz, küresel enerji güvenliğini de tehdit ediyor. Bab el-Mendeb Boğazı, dünya petrol ticaretinin önemli bir geçiş noktası. Husilerin bu bölgedeki saldırıları, uluslararası deniz ticaretini sekteye uğratıyor. ABD ve müttefikleri, boğazda güvenliği sağlamak için donanma unsurlarını konuşlandırmış durumda.
Öte yandan, insani krizin derinleşmesi, uluslararası toplumun müdahale çağrılarını artırıyor. Ancak yardım kuruluşları, yeterli fon bulmakta zorlanıyor. 2024 için BM'nin çağrısı 4.3 milyar dolar iken, şu ana kadar bunun sadece %20'si toplanabildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki iç savaş, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve deniz ticareti güvenliği açısından yakından takip ettiği bir konu. Bab el-Mendeb Boğazı, Türk deniz ticareti için kritik bir güzergah. Çatışmaların yoğunlaşması, Süveyş Kanalı üzerinden yapılan ticarette aksamalara yol açabilir ve enerji maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, Türkiye insani yardım faaliyetleriyle Yemen halkına destek olmaya devam ediyor. Ancak artan istikrarsızlık, bölgede yeni göç dalgalarını tetikleyebilir. Türkiye, diplomatik kanalları kullanarak çatışmanın sona erdirilmesi ve insani erişimin sağlanması için çağrılarını sürdürüyor.