Yemen hükümetine bağlı kuvvetler, Husi milislerinin kontrolündeki Taiz ilinin dağlık el-Vaziiye ilçesine yönelik geniş kapsamlı bir askeri operasyon başlattı. Operasyonun amacı, geçtiğimiz ay Husi güçlerinin ele geçirdiği Kızıldeniz limanı Mokha'nın güvenliğini sağlamak ve stratejik bölgeyi geri almak. Taiz, Yemen'in güneybatısında yer alıyor ve Bab el-Mendeb Boğazı'na yakınlığıyla stratejik bir konumda bulunuyor.
Operasyonun arka planı ve stratejik hedefler
El-Vaziiye ilçesi, dağlık arazi yapısıyla biliniyor ve Mokha limanına giden yolların kontrolünü sağlıyor. Husi güçleri geçtiğimiz ay Mokha'yı ele geçirerek Kızıldeniz'deki kritik bir limanı kontrol altına almıştı. Yemen hükümeti, bu kaybın ardından bölgede yeniden üstünlük sağlamak için harekete geçti. Operasyon, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun hava desteğiyle yürütülüyor. Yerel kaynaklara göre, hükümet güçleri el-Vaziiye'nin kuzey ve doğu cephelerinden ilerleyerek Husi mevzilerine baskı uyguluyor.
Taiz, 2014'ten bu yana Yemen iç savaşının en yoğun çatışma alanlarından biri. Husi güçleri, şehrin merkezini ve çevresindeki kırsal bölgeleri büyük ölçüde kontrol ediyor. Ancak hükümet güçleri, stratejik noktalarda varlık göstererek Husi kuşatmasını kırmaya çalışıyor. El-Vaziiye'nin ele geçirilmesi, Mokha'nın güvenliği için bir tampon bölge oluşturulması açısından kritik görülüyor. Ayrıca bölge, Husi güçlerinin Kızıldeniz'e açılan ikmal hatlarını tehdit ediyor.
Askeri uzmanlar, el-Vaziiye'nin dağlık yapısının operasyonu zorlaştırdığını belirtiyor. Husi milisleri, bölgede yıllardır mevzilenmiş durumda ve yerel halktan destek alıyor. Hükümet güçlerinin ilerleyişi, yoğun çatışmalar ve mayın tarlaları nedeniyle yavaş ilerliyor. Son günlerde bölgeden sivil kayıplar ve yerinden edilme haberleri geliyor. Birleşmiş Milletler, taraflara sivil altyapıyı koruma çağrısı yaptı.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Yemen iç savaşı, bölgesel güçlerin vekalet savaşına dönüşmüş durumda. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen hükümetini desteklerken; İran, Husi milislerine askeri ve lojistik destek sağlamakla suçlanıyor. Mokha limanının Husi kontrolüne geçmesi, Kızıldeniz'deki deniz ticaret yolları için güvenlik endişelerini artırdı. Bab el-Mendeb Boğazı, küresel petrol ve ticaret taşımacılığının yaklaşık yüzde 10'unun geçtiği kritik bir nokta.
ABD ve Batılı ülkeler, Husi saldırılarının Kızıldeniz'deki seyrüsefer özgürlüğünü tehdit etmesi nedeniyle bölgedeki askeri varlıklarını güçlendirdi. Son aylarda Husi güçlerinin insansız hava araçları ve füzelerle Suudi Arabistan ve BAE'deki hedeflere saldırıları arttı. Bu durum, bölgesel gerilimi daha da tırmandırdı. Uluslararası toplum, Yemen'de kapsamlı bir ateşkes ve siyasi çözüm için çaba harcıyor ancak taraflar arasındaki güvensizlik nedeniyle müzakereler sonuçsuz kalıyor.
El-Vaziiye operasyonu, Yemen hükümetinin son aylardaki en büyük askeri hamlesi olarak öne çıkıyor. Operasyonun başarısı, Mokha'nın geri alınması ve Husi kuşatmasının kırılması için kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak askeri uzmanlar, tek başına bu operasyonun savaşın gidişatını değiştirmeyeceğini, kalıcı bir çözüm için siyasi diyalogun şart olduğunu vurguluyor. Yemen'de yedi yılı aşkın süredir devam eden çatışmalar, yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesine ve milyonlarca kişinin yerinden edilmesine yol açtı. İnsani kriz, dünyanın en kötü krizlerinden biri olarak tanımlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki çatışmalar, Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb Boğazı'nın güvenliğini doğrudan etkiliyor. Türkiye, bölgesel istikrarın sağlanmasında ve deniz ticaret yollarının güvenliğinde kritik bir aktör. Kızıldeniz'deki istikrarsızlık, Türk ihracatını ve enerji tedarik zincirlerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, Yemen'deki insani krize yönelik yardımlarda bulunuyor ve siyasi çözüm için diplomatik girişimleri destekliyor. Husi saldırılarının Suudi Arabistan'a yönelmesi, Türkiye'nin bölgedeki müttefikleriyle ilişkilerini de etkiliyor. Türkiye, Yemen'de kalıcı barış için BM öncülüğündeki çabalara destek vermeye devam ediyor.