Yemen'de İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'ın doğusundaki Aramco petrol tesislerine yönelik saldırılar düzenlediklerini ve bu saldırıların başarılı olduğunu duyurdu. Açıklamanın ardından uluslararası piyasalarda Brent tipi ham petrolün varil fiyatı 106 doların üzerine çıkarak son ayların en yüksek seviyesine ulaştı. Suudi yetkililerden henüz resmi bir açıklama gelmezken, saldırının enerji altyapısında hasara yol açıp açmadığı belirsizliğini koruyor.
Olayın Arka Planı ve Tarafların İddiaları
Husilerin askeri sözcüsü Yahya Saree, yaptığı yazılı açıklamada, Suudi Arabistan'ın doğusundaki Dhahran ve Abqaiq bölgelerinde bulunan Aramco tesislerine insansız hava araçları ve balistik füzelerle saldırı düzenlediklerini belirtti. Saree, saldırıların "kesin sonuç verdiğini" ve tesislerde büyük çapta hasar oluştuğunu öne sürdü. Suudi Arabistan devlet petrol şirketi Aramco'dan konuya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı. Suudi hükümeti ise saldırı iddialarını doğrulamadı veya yalanlamadı. Bölgedeki güvenlik kaynakları, Abqaiq'teki tesislerde herhangi bir patlama veya yangın ihbarı almadıklarını aktardı. Ancak Husilerin geçmişte benzer saldırılarla Suudi enerji altyapısını hedef aldığı biliniyor; 2019'da Abqaiq ve Khurais tesislerine düzenlenen saldırılar küresel petrol arzını geçici olarak yarıya indirmişti.
Bu kez saldırının zamanlaması dikkat çekici: Yemen'deki iç savaşta son aylarda nispeten sakin bir dönem yaşanırken, Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki gerilim yeniden tırmanıyor. Husiler, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki askeri müdahalesini ve ablukasını protesto etmek için zaman zaman sınır ötesi saldırılar düzenliyor. Suudi Arabistan ise Husileri İran'ın bölgedeki vekil gücü olarak görüyor ve saldırıların arkasında Tahran'ın olduğunu savunuyor.
Piyasalara Etkisi ve Uluslararası Tepkiler
Husilerin açıklamasının hemen ardından Brent petrol fiyatı gün içinde yüzde 3'ten fazla artışla 106,2 dolara kadar yükseldi. Batı Teksas tipi ham petrol de 103 doların üzerine çıktı. Piyasa analistleri, saldırının Suudi Arabistan'ın petrol ihracatını kesintiye uğratma riski taşıdığını, bunun da küresel arzda sıkışıklığa yol açabileceğini belirtiyor. Petrol fiyatlarındaki artış, halihazırda yüksek seyreden enflasyon ve enerji maliyetleri nedeniyle kırılgan olan küresel ekonomi için yeni bir baskı unsuru oluşturuyor. Avrupa ve Asya borsaları da petrol fiyatındaki sıçramadan olumsuz etkilendi; enerji hisseleri değer kazanırken, havayolu ve lojistik şirketleri düşüş yaşadı.
Uluslararası toplumdan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak ABD yönetiminin konuyu yakından takip ettiği ve Suudi yetkililerle temasta olduğu öğrenildi. Beyaz Saray Sözcüsü, "Suudi Arabistan'a yönelik her türlü saldırıyı kınıyoruz ve müttefiklerimizin güvenliği için gereken adımları atmaya hazırız" ifadelerini kullandı. İran'dan ise henüz bir açıklama yapılmadı; Tahran geçmişte Husilerin saldırılarıyla doğrudan bağlantısı olduğu iddialarını reddediyordu. Rusya ve Çin, taraflara itidal çağrısında bulunurken, Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths, "Bölgede yeni bir tırmanma döngüsünü engellemek için hemen harekete geçilmesi gerekiyor" dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suudi Arabistan'a yönelik saldırı ve petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye'nin enerji ithalatı ve dış politikası açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, petrol ihtiyacının büyük kısmını ithal ediyor; Brent fiyatındaki her artış cari açığı ve enflasyonu olumsuz etkiliyor. Ayrıca Türkiye, Yemen krizinde Suudi Arabistan ile İran arasında dengeli bir politika izlemeye çalışıyor. Saldırı, Körfez'de güvenlik risklerini artırarak Türkiye'nin bölgesel istikrar çabalarını zorlaştırabilir. Enerji arz güvenliği ve fiyat istikrarı, Ankara'nın öncelikleri arasında yer alıyor.