Yemen'deki Husiler, Suudi Arabistan'ın güneyindeki havalimanlarına yönelik bir dizi saldırı gerçekleştirdiklerini iddia etti. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise saldırıları önlediğini ve havalimanlarının güvenli olduğunu bildirdi. Olay, Yemen iç savaşında tansiyonun yeniden yükseldiğini gösteriyor.
Husilerin açıklamaları ve hedefler
Husilere bağlı askeri sözcü Yahya Saree, yaptığı yazılı açıklamada, Suudi Arabistan'ın Abha ve Cizan havalimanlarına insansız hava araçları (İHA) ve balistik füzelerle saldırı düzenlediklerini belirtti. Saree, saldırıların Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik operasyonlarına yanıt olduğunu ve havalimanlarının askeri üs olarak kullanıldığını öne sürdü. Husiler, son dönemde Suudi topraklarına yönelik saldırılarını artırmış durumda. Özellikle Abha Havalimanı, sivil ve askeri kullanımın bir arada olduğu bir tesis olarak sık sık hedef alınıyor.
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon sözcüsü Turki al-Maliki ise yaptığı açıklamada, Husilerin iddia ettiği saldırıların hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini ve herhangi bir can veya mal kaybı olmadığını ifade etti. Al-Maliki, saldırı girişimlerinin Suudi Arabistan'ın güvenliğini tehdit ettiğini ve koalisyonun bu tür eylemlere karşı koymaya devam edeceğini vurguladı. Suudi yetkililer, havalimanlarının normal çalışmaya devam ettiğini duyurdu.
Bölgesel gerilim ve insani kriz
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaş, bölgesel ve uluslararası aktörlerin müdahalesiyle daha da karmaşık bir hal aldı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015 yılından itibaren Husilere karşı Yemen hükümetini desteklemek için askeri operasyonlar yürütüyor. İran'ın da Husileri desteklediği iddia ediliyor; bu durum Suudi Arabistan ile İran arasındaki vekalet savaşının bir yansıması olarak görülüyor. Son saldırı iddiaları, Birleşmiş Milletler'in ateşkes çağrılarına rağmen çatışmaların şiddetlendiğini gösteriyor.
Yemen'de yıllardır süren savaş, dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtı. BM verilerine göre, ülke nüfusunun büyük bir kısmı insani yardıma muhtaç durumda. Saldırılar, zaten kırılgan olan altyapıyı daha da tahrip ediyor ve sivil halkın acılarını artırıyor. Abha ve Cizan havalimanlarına yönelik saldırılar, Suudi Arabistan'ın sivil havacılık faaliyetlerini de riske atıyor. Uluslararası toplum, taraflara itidal çağrısı yaparken, saldırıların sivil kayıplara yol açmasından endişe duyuluyor.
Diğer yandan, Husilerin saldırı kabiliyetini koruduğu ve hatta geliştirdiği görülüyor. İHA ve balistik füze teknolojisindeki ilerleme, Husilerin bölgesel güç projeksiyonunu artırıyor. Suudi Arabistan'ın hava savunma sistemleri ise bu saldırıları engellemede zaman zaman yetersiz kalabiliyor. Bu durum, Suudi Arabistan'ın güvenlik algısını ve askeri harcamalarını etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizine dair diplomatik çözüm çağrıları yapmakla birlikte, Suudi Arabistan ile ilişkilerini de dengede tutmaya çalışıyor. Husilerin Suudi havalimanlarına yönelik saldırıları, bölgesel istikrarsızlığı artırarak Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret yolları üzerinde dolaylı riskler oluşturuyor. Kızıldeniz'deki gerilim, Süveyş Kanalı üzerinden yapılan ticaret için tehdit oluşturuyor; bu da Türkiye'nin ihracat ve ithalatını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, Yemen'deki insani krize yönelik yardımlarını sürdürüyor ve siyasi çözüm için taraflarla görüşmeler yapıyor. Bölgedeki vekalet savaşının tırmanması, Türkiye'nin Orta Doğu'daki arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir.
Suudi Arabistan ile İran arasındaki gerilimin bir yansıması olan bu saldırılar, Türkiye'nin her iki ülkeyle de ilişkilerini dengeleme çabalarını güçleştiriyor. Türkiye, İran ile işbirliğini sürdürürken Suudi Arabistan ile de ekonomik ve siyasi bağlarını korumak istiyor. Bu nedenle, Yemen'deki çatışmaların tırmanması, Türkiye'nin dış politikasında hassas bir denge unsuru olmaya devam ediyor.