Yemen'in güneyinde Husilerin düzenlediği insansız hava aracı saldırıları, binlerce sivilin evlerini terk ederek Aden'e sığınmasına yol açıyor. 15 Eylül'de Aden'de bir insansız hava aracı saldırısı sonrası eşi göğsüne isabet eden şarapnel nedeniyle hayatını kaybeden Muhammad Aiyash, üç çocuğuyla birlikte hiçbir eşyasını almadan yeni kurulan geçici kamplara sığındı. Aiyash, "Bir anda her şeyi kaybettik, şimdi burada yaşam mücadelesi veriyoruz" dedi. Saldırılar, ülkedeki iç savaşın yeni bir boyut kazanmasına neden oldu.
İç savaşın gölgesinde artan göç
Yemen, 2014'ten bu yana Husiler ile Yemen hükümeti arasındaki çatışmalara sahne oluyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon 2015'ten itibaren Husilere karşı operasyonlar düzenliyor. Ancak son aylarda Husilerin insansız hava araçları ve balistik füzelerle yaptığı saldırılar, sivil yerleşim bölgelerini hedef alarak ölümlere ve büyük göç dalgalarına neden oluyor. Aden, ülkenin geçici başkenti olarak hükümete bağlı güçlerin kontrolünde. Ancak burada bile güvenlik tam sağlanmış değil. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023'ün ilk yarısında 100 binden fazla kişi yerinden edildi. Göç edenlerin çoğu, güneydeki liman kentleri Aden ve Mukalla'ya sığınıyor. Kamplarda ise gıda, temiz su ve sağlık hizmetleri yetersiz. Uluslararası yardım kuruluşları, artan ihtiyaçlara karşı fon eksikliği nedeniyle zorlanıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Yemen'deki çatışmalar, Kızıldeniz ve Bab'ül Mendep Boğazı'nı tehdit ederek küresel deniz ticaretini de olumsuz etkiliyor. Husilerin saldırıları, Suudi Arabistan ve BAE'yi de doğrudan hedef alıyor. İran'ın Husilere verdiği destek, bölgesel bir vekalet savaşını andırıyor. ABD ve Batılı ülkeler, Husilerin saldırılarını kınarken, İran'a yönelik yaptırımları artırıyor. Ancak diplomatik çözüm arayışları sonuçsuz kalıyor. Birleşmiş Milletler, taraflar arasında ateşkes sağlanması için çaba harcasa da, güven artırıcı önlemler hayata geçirilemiyor. Yemen halkı ise insani krizin derinleşmesinden endişeli. Ülke nüfusunun yüzde 80'i yardıma muhtaç durumda. Salgın hastalıklar ve açlık riski her geçen gün artıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki iç savaşta tarafsız bir tutum izlemekle birlikte, insani yardımlar konusunda aktif. Kızıldeniz'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin deniz ticaret yollarını ve bölgesel güvenliğini etkiliyor. Husilerin saldırıları, Suudi Arabistan ile ilişkileri normalleşme sürecindeki Türkiye için bir dış politika sınavı. Türkiye, hem İran hem de Suudi Arabistan ile dengeli ilişkiler yürütmeye çalışıyor. Ancak Yemen'deki krizin uzaması, bölgesel istikrarsızlığı artırarak Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret hatları için risk oluşturuyor. Ayrıca, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için Türkiye'nin arabuluculuk rolü önem taşıyor.