Yemen hükümeti, İran destekli Husilere karşı geniş çaplı askeri operasyonlar başlattığını duyurdu. Resmi açıklamaya göre, hükümet güçleri son 48 saat içinde Husi mevzilerine hava saldırıları ve topçu atışları düzenledi. Saldırıların, Husilerin Marib kentindeki hükümet kontrolündeki bölgelere yönelik saldırılarını püskürtmek amacıyla yapıldığı belirtildi. Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-Eryani, operasyonların devam edeceğini ve Husilerin ilerleyişinin durdurulacağını söyledi.
Gelişmenin arka planı
Yemen'deki çatışma, 2014 yılında Husilerin başkent Sana'yı ele geçirmesiyle başladı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten bu yana hükümete askeri destek veriyor. Ancak son aylarda taraflar arasında ateşkes görüşmeleri sürerken, Marib cephesinde çatışmalar yoğunlaştı. Marib, Yemen'in kuzeyindeki stratejik bir şehir ve ülkenin en büyük petrol sahalarına ev sahipliği yapıyor. Hükümet güçleri, Husilerin bu kente yönelik saldırılarını geri püskürtmek için taktiksel bir hamle olarak bu saldırıları başlattıklarını açıkladı.
Husi hareketi ise bu iddiaları reddetti ve hükümeti ateşkesi ihlal etmekle suçladı. Husi medyası, saldırıların sivil bölgeleri hedef aldığını ve kayıplara yol açtığını öne sürdü. Bağımsız kaynaklar, çatışmaların şiddetlendiğini ve sivillerin zarar gördüğünü doğruluyor. Birleşmiş Milletler, tarafları ateşkese uymaya çağırdı ve insan hakları örgütleri, sivil kayıpların artmasından endişe duyduklarını belirtti.
Bölgesel veya küresel boyut
Yemen'deki çatışma, bölgesel bir proxy savaş halini aldı. İran'ın Husilere askeri ve mali destek sağladığı bilinirken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri hükümeti destekliyor. Bu çatışma, Körfez bölgesindeki güç dengesi ve enerji güvenliği açısından kritik öneme sahip. Yemen'in stratejik konumu, Babülmendep Boğazı'na yakınlığı nedeniyle küresel deniz ticaret yollarını etkiliyor.
Son saldırıların, bölgesel bir tırmanışın habercisi olabileceği yorumları yapılıyor. Arap koalisyonunun hava saldırılarıyla desteklediği hükümet güçleri, Husileri geri püskürtmeye çalışırken, İran'ın dolaylı müdahalesi devam ediyor. Ayrıca, uluslararası toplum Yemen'de kalıcı bir çözüm bulunması için baskı yapıyor. ABD ve Avrupa Birliği, çatışmanın sona ermesi çağrısında bulunurken, silah ambargosu uygulanması ve taraflar arasında müzakerelerin yeniden başlatılması için çabalar sürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki çatışmanın tırmanması, Türkiye'nin bölgesel istikrar hedefleri açısından endişe verici. Türkiye, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki güvenliğin ticaret yolları için kritik olduğunu vurguluyor. Ayrıca, Türkiye'nin Yemen'deki diplomatik girişimleri, taraflar arasında diyaloğu teşvik etme yönünde. Çatışmanın büyümesi, insani krizi derinleştirebilir ve bölgeye yeni göç dalgaları tetikleyebilir; bu da Türkiye'nin ulusal güvenlik ve göç politikaları üzerinde etkili olabilir. Türkiye'nin bölgedeki etkisi ve Kızıldeniz'deki deniz güvenliğine vurgusu düşünüldüğünde, Yemen'deki istikrar Ankara'nın öncelikleri arasında yer alıyor.