Yemen hükümeti, Husilerin ülkenin güneydoğusundaki Hadramut vilayetinin merkezi Al Mukalla'da bulunan havalimanına saldırı düzenlediğini duyurdu. Hükümet yetkililerine göre saldırı, havalimanı çevresinde hasara yol açtı; can kaybına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Olay, Birleşmiş Milletler'in Yemen'deki ateşkes çabalarını sürdürdüğü bir dönemde meydana geldi.
SalDırının Arka Planı ve Stratejik Önemi
Al Mukalla Havalimanı, Yemen'in doğusundaki en büyük sivil havacılık tesislerinden biri olup, bölgeye insani yardım ve ticari mal taşımacılığında kritik rol oynuyor. Havalimanı, 2015-2016 yıllarında bir süre El Kaide bağlantılı grupların kontrolüne geçmiş, ardından Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ve Yemen hükümeti tarafından geri alınmıştı. Son saldırı, Husilerin güney ve doğu bölgelerine yönelik artan askeri kapasitesini göstermesi açısından dikkat çekiyor.
Husiler, son aylarda Marib ve Şebwa cephelerinde yoğun çatışmalar yürütüyor. Al Mukalla'ya düzenlenen saldırı, grubun Hadramut'a kadar uzanan bir tehdit oluşturabildiğini ortaya koyuyor. Yemen hükümeti, saldırıyı kınayarak uluslararası toplumu Husilere karşı daha sert önlemler almaya çağırdı. Ancak Husiler henüz saldırıyı üstlenmedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki çatışma, bölgesel güçlerin vekalet savaşına dönüşmüş durumda. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, Husilere karşı Yemen hükümetini desteklerken, İran'ın Husilere askeri ve mali destek sağladığı biliniyor. Al Mukalla saldırısı, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki deniz güvenliğini de etkileyebilir. Son dönemde Husilerin İsrail bağlantılı gemilere yönelik saldırıları, bölgesel tansiyonu artırmıştı. Bu saldırı, Yemen iç savaşının seyrini değiştirebilir ve barış görüşmelerini zora sokabilir.
BM Yemen Özel Temsilcisi, taraflara provokasyondan kaçınma çağrısı yaparken, ABD ve Avrupa Birliği henüz resmi bir açıklama yapmadı. Uluslararası yardım kuruluşları, Al Mukalla Havalimanı'nın insani yardım lojistiği için hayati önemde olduğunu vurgulayarak, saldırıların sivillerin hayatını riske attığını belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki iç savaşta taraf tutmamakla birlikte, Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerini dengelemeye çalışıyor. Al Mukalla saldırısı, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım faaliyetlerini ve ticari çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Türk dış politikası, Yemen'de kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasını destekliyor. Saldırı, Kızıldeniz'deki güvenlik risklerini artırarak Türk deniz ticaretini ve enerji arz güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca, Husilerin artan saldırganlığı, Türkiye'nin bölgesel aktörlerle yürüttüğü diplomatik denge politikasını zorlaştırabilir. Türkiye'nin, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için taraflara çağrıda bulunması ve BM sürecine destek vermesi bekleniyor.