Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi, 21 Ekim Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Mısır ordusunun Suudi Arabistan'ı savunmak için yürüteceği askeri çabanın Yemen'e yönelik bir saldırıyı kapsamayacağını ve yalnızca krallığın topraklarını ve sınırlarını korumakla sınırlı kalacağını belirtti. Mısır cumhurbaşkanlığı sözcüsü tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre Sisi, Suudi Arabistan'a yönelik herhangi bir tehdit durumunda Mısır'ın askeri destek sağlayabileceğini ancak bunun Yemen'e müdahale anlamına gelmediğini vurguladı. Bu açıklama, Mısır'ın Suudi Arabistan öncülüğündeki Yemen operasyonuna asker gönderme konusundaki isteksizliğini bir kez daha ortaya koydu.
Gelişmenin Arka Planı
Mısır, Mart 2015'ten bu yana Suudi Arabistan liderliğindeki Arap koalisyonunun bir parçası olarak Yemen'de Husi isyancılarına karşı yürütülen operasyonlara destek veriyor. Ancak Kahire yönetimi, bu desteği genellikle hava saldırıları ve lojistik yardımla sınırlı tuttu; Yemen'e kara gücü gönderme konusunda ise mesafeli durdu. Sisi'nin son açıklaması, Mısır'ın Suudi Arabistan ile olan stratejik ilişkilerini korurken, Yemen savaşına doğrudan asker göndermenin yaratacağı iç ve dış risklerden kaçınma çabası olarak yorumlanıyor.
Mısır ekonomik olarak Suudi Arabistan'a büyük ölçüde bağımlı. 2013'te Müslüman Kardeşler hükümetinin devrilmesinden bu yana Suudi Arabistan, BAE ve Kuveyt, Mısır'a on milyarlarca dolar ekonomik yardımda bulundu. Bu mali destek, Mısır'ın ekonomik istikrarı için hayati önem taşıyor. Dolayısıyla Sisi yönetimi, Suudi Arabistan'ın güvenlik endişelerine kayıtsız kalamaz; ancak Yemen'de askeri angajman, Mısır ordusu için yeni bir cephe açmak anlamına geleceğinden, Kahire'nin öncelikleri arasında yer almıyor.
Ayrıca Mısır, Yemen'deki savaşın insani boyutundan ve Husi güçlerinin potansiyel misillemelerinden çekiniyor. Mısır'ın Kızıldeniz kıyısındaki stratejik konumu ve Süveyş Kanalı, Husi saldırılarına açık hale gelebilir. Bu nedenle Mısır, Suudi Arabistan'ın güvenliğini desteklerken Yemen savaşına doğrudan taraf olmaktan kaçınıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sisi'nin açıklaması, Suudi Arabistan'ın Yemen savaşında müttefiklerinden beklediği desteği tam olarak alamadığını gösteriyor. Suudi Arabistan, özellikle kara operasyonları konusunda Mısır'dan asker talep etmiş ancak Kahire yönetimi bu taleplere sıcak bakmamıştı. Son açıklama, bu tutumun devam ettiğini teyit ediyor.
Öte yandan Mısır, son dönemde Suudi Arabistan ile ilişkilerinde iniş çıkışlar yaşıyor. 2016'da iki ülke arasında imzalanan deniz sınırı anlaşması ve Tiran ve Sanafir adalarının Suudi Arabistan'a devri konusundaki tartışmalar ilişkileri germişti. Ancak son aylarda Mısır, Suudi Arabistan ile ilişkilerini yeniden canlandırma çabası içinde. Sisi'nin açıklaması, bu denge politikasının bir parçası olarak görülebilir: Suudi Arabistan'a güvenlik taahhüdü verirken, Yemen savaşına asker göndermeyerek iç kamuoyundaki hassasiyetleri gözetmek.
Bölgesel olarak, Yemen savaşı yedi yıldır devam ediyor ve binlerce sivilin ölümüne, milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açtı. BM, dünyanın en büyük insani krizlerinden biri olarak nitelendiriyor. Mısır'ın sınırlı desteği, Suudi Arabistan'ın operasyonel kapasitesini artırmıyor; aksine koalisyon içindeki asker katkısı konusundaki belirsizliği sürdürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mısır'ın Yemen savaşına asker göndermekten kaçınması, Türkiye'nin bölgesel dengeler açısından dikkatle izlediği bir gelişme. Türkiye, Yemen krizinde siyasi çözümü savunuyor ve Suudi Arabistan'ın güvenlik endişelerini anlayışla karşılamakla birlikte, savaşın insani boyutuna dikkat çekiyor. Mısır'ın tutumu, Suudi Arabistan'ın bölgede artan askeri angajmanının sınırlarını göstermesi bakımından önemli. Ayrıca Türkiye, Mısır ile son dönemde ilişkilerini normalleştirme sürecinde. Bu açıklama, Mısır'ın bölgesel krizlerdeki ihtiyatlı pozisyonunu yansıtıyor ve Türkiye'nin Mısır ile diyaloğunda dikkate alabileceği bir veri sunuyor. Bölgesel istikrar açısından, Yemen'deki savaşın yayılmasını önleyecek adımlar Türkiye'nin de desteklediği bir yaklaşım.