Yemen hükümet güçlerinin sözcüsü, İran destekli Husi militanlarına yönelik son dönemde 97 operasyon gerçekleştirildiğini duyurdu. Açıklamada, operasyonların Husi liderlerini ve askeri unsurlarını hedef aldığı belirtildi. Bu açıklama, Yemen'de yıllardır süren iç savaşın son dönemde yeniden alevlendiği bir dönemde geldi.
Operasyonların arka planı
Yemen'de 2014 yılında Husi milisleri başkent Sana'a'yı ele geçirmesinin ardından ülke derin bir istikrarsızlığa sürüklendi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten itibaren Husilere karşı askeri müdahalede bulunuyor. Yemen hükümet güçleri ise zaman zaman bu koalisyonla birlikte hareket ederek Husilere karşı operasyonlar düzenliyor.
Sözcünün verdiği bilgiye göre, 97 operasyonun çoğu Marib, El Cevf ve Taiz cephelerinde yoğunlaştı. Husilerin ikmal hatlarını kesmeyi amaçlayan operasyonlarda, militanların kullandığı araçlar ve silah depolarının imha edildiği iddia edildi. Ancak bağımsız kaynaklar bu operasyonların etkinliğini doğrulayamıyor.
Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi, taraflara itidal çağrısında bulunarak, ateşkesin korunması gerektiğini vurguladı. BM verilerine göre, Yemen'deki çatışmalarda bugüne kadar 377 binden fazla insan hayatını kaybetti; bunların çoğu dolaylı nedenlerden (kıtlık, hastalık) kaynaklandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemen iç savaşı, bölgesel güçlerin vekalet savaşına dönüşmüş durumda. Husiler İran tarafından desteklenirken, Yemen hükümeti ve Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ABD ve Batılı ülkelerden destek alıyor. Bu durum, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde güvenlik risklerini artırıyor. Husilerin son aylarda Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıları, küresel ticareti olumsuz etkiledi ve birçok ülke denizcilik operasyonlarını yeniden düzenledi.
Öte yandan, Yemen'deki insani kriz derinleşiyor. Dünya Gıda Programı'na göre, ülke nüfusunun yarısından fazlası akut gıda güvensizliği yaşıyor. Çatışmaların yoğunlaşması, insani yardımların ulaştırılmasını daha da zorlaştırıyor. Uluslararası toplum, kalıcı bir ateşkes ve siyasi çözüm için çağrılarını sürdürüyor ancak taraflar arasındaki güvensizlik nedeniyle müzakereler ilerlemiyor.
Yemen hükümet güçlerinin son operasyonları, Husilerin askeri kapasitesini zayıflatmayı amaçlasa da, uzmanlar bu tür operasyonların tek başına çatışmayı sona erdirmeyeceğini belirtiyor. Kapsamlı bir siyasi diyalog olmadan, askeri çözümlerin sadece acıyı artıracağı ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki çatışmayı yakından takip ediyor. Türkiye, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonu desteklemekle birlikte, İran'ın bölgedeki etkisini dengelemeye çalışıyor. Yemen'deki istikrarsızlık, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki ticaret yollarının güvenliğini tehdit ederek Türkiye'nin deniz ticaretini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Husilerin saldırıları nedeniyle Süveyş Kanalı'ndan geçen gemilerin rotalarını değiştirmesi, Türk ihracatçıları için ek maliyet ve gecikmelere yol açabilir. Türkiye, bölgesel istikrarın sağlanması için siyasi çözüm çağrılarını destekliyor ve insani yardımlarda bulunuyor. Ancak, Yemen'deki vekalet savaşının derinleşmesi, Türkiye'nin Orta Doğu'daki diplomatik dengelerini zorlaştırabilir.