Yemen'deki iç savaştan kaçan binlerce kişi, komşu ülke Cibuti'ye sığınmaya devam ediyor. Cibuti hükümeti, artan mülteci akını karşısında uluslararası topluma acil insani yardım çağrısında bulundu. Ülkeye ulaşan Yemenliler, savaşın yıkımını ve kaçış yolculuğunun zorluklarını anlatıyor.
Yemen'deki kriz ve Cibuti'ye kaçış
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaş, ülkeyi dünyanın en büyük insani krizlerinden biri haline getirdi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun Husilere karşı yürüttüğü operasyonlar, ülkede altyapıyı çökertti ve milyonlarca insanı yerinden etti. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023 itibarıyla 4,5 milyondan fazla Yemenli ülke içinde yerinden edilmiş durumda ve 21 milyondan fazla insan insani yardıma muhtaç.
Son aylarda, özellikle Husilerin kontrolündeki bölgelerden kaçan siviller, Kızıldeniz üzerinden Cibuti'ye ulaşmaya çalışıyor. Cibuti, Yemen'in güneybatısında, Bab-ül Mendep Boğazı'nın karşısında yer alıyor ve tarihsel olarak Yemen'den gelen göçmenler için bir geçiş noktası olmuş durumda. Ancak son dönemdeki akın, ülkenin sınırlı kaynaklarını zorluyor.
Cibuti hükümeti, mülteci kamplarında kapasitenin aşıldığını ve temel ihtiyaçların karşılanmasında güçlük çekildiğini belirtiyor. Ülkeye gelen Yemenliler, çoğunlukla kadınlar, çocuklar ve yaşlılardan oluşuyor. Kaçış yolculuğu sırasında birçok kişi hayatını kaybediyor veya kayboluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemen krizi, sadece ülke içinde değil, bölgesel istikrar açısından da ciddi sonuçlar doğuruyor. Cibuti gibi komşu ülkeler, ekonomik ve sosyal açıdan artan bir yükün altına giriyor. Cibuti, Afrika Boynuzu'nda stratejik bir konumda bulunuyor ve ABD, Çin, Fransa gibi ülkelerin askeri üslerine ev sahipliği yapıyor. Ülkedeki istikrarsızlık, bölgesel güvenlik dengelerini etkileyebilir.
Uluslararası toplum, Yemen'e yönelik insani yardımları artırmakta yetersiz kalıyor. Birleşmiş Milletler'in 2023 yılı için talep ettiği 4,3 milyar dolarlık insani yardım fonunun sadece yüzde 30'u karşılanabildi. Bu durum, Yemenlilerin temel gıda, su, sağlık ve barınma ihtiyaçlarını karşılamasını zorlaştırıyor. Cibuti'nin çağrısı, uluslararası kamuoyunun dikkatini bir kez daha Yemen krizine çekmeyi amaçlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki insani kriz ve Cibuti'ye yönelen mülteci akını, Türkiye'nin bölgesel insani diplomasisi açısından önemli bir sınavdır. Türkiye, Yemen'e insani yardım gönderen ülkeler arasında yer alıyor ve Kızıldeniz'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz'deki ticaret yollarını da etkiliyor. Ayrıca, Türkiye'nin Cibuti ile savunma ve ekonomik işbirliği anlaşmaları bulunuyor. Bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin Doğu Afrika'daki nüfuzunu ve güvenlik çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. Türkiye'nin insani yardım kuruluşları aracılığıyla bölgeye destek sağlaması, hem insani hem de stratejik açıdan faydalı olacaktır.