Yemen'deki iç savaştan kaçan 2.700'den fazla Yemenli, Cibuti'ye sığındı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) tarafından yapılan açıklamaya göre, çoğu kadın ve çocuklardan oluşan bu kişiler, çatışmalardan kaçmak için tehlikeli deniz yolculuklarını göze aldı. Cibuti'nin kuzeyindeki liman kentlerine ulaşan mülteciler, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çekiyor. Ülkedeki mülteci kampları, artan nüfus karşısında yetersiz kalıyor.
Yemen Krizi ve Göçün Arka Planı
Yemen'de 2015 yılından bu yana süren iç savaş, dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ile İran destekli Husiler arasındaki çatışmalar, ülke altyapısını büyük ölçüde tahrip etti. Milyonlarca Yemenli yerinden edildi; bir kısmı da komşu ülkelere kaçmak zorunda kaldı. Cibuti, Yemen'e en yakın kara parçalarından biri olarak, bu göç dalgasının ilk durağı haline geldi. Ancak Cibuti zaten kendi ekonomik zorluklarıyla boğuşuyor ve sınırlı kaynaklara sahip. Son gelen 2.700 kişiyle birlikte ülkedeki Yemenli mülteci sayısı 10 bini aşmış durumda. BMMYK, acil yardım çağrısında bulunarak uluslararası toplumu harekete geçmeye davet etti.
Göç yolculuğu son derece riskli. Kızıldeniz'deki olumsuz hava koşulları, yetersiz tekneler ve insan kaçakçılarının acımasız uygulamaları nedeniyle birçok mülteci hayatını kaybediyor. Cibuti yetkilileri, kıyılarına ulaşan mültecilere insani yardım sağlamaya çalışsa da, artan sayı karşısında lojistik olarak zorlanıyor. Bu durum, bölgedeki istikrarsızlığın daha da artmasına neden oluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'den Cibuti'ye yönelik göç, sadece iki ülkeyi değil, tüm Kızıldeniz bölgesini etkiliyor. Cibuti, stratejik konumu nedeniyle birçok ülkenin askeri üs bulundurduğu bir ülke. ABD, Çin, Fransa ve Japonya gibi ülkelerin burada üsleri var. Mülteci akını, bölgede istikrarsızlık yaratabileceği gibi, deniz ticaret yollarının güvenliğini de tehdit edebilir. Ayrıca, Kızıldeniz'de artan göç hareketleri, insan kaçakçılığı ağlarını güçlendiriyor. Uluslararası toplum, Yemen krizine kalıcı bir çözüm bulunmadıkça bu tür göç dalgalarının devam edeceği konusunda uyarıyor. Birleşmiş Milletler, Yemen'deki insani yardım operasyonları için yeterli fon sağlanamadığını belirtiyor. 2024 yılı için istenen 4,3 milyar dolarlık yardımın sadece yüzde 30'u toplanabildi. Bu durum, mültecilerin yaşam koşullarını daha da zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizine doğrudan taraf olmasa da, bölgesel istikrarsızlıktan en çok etkilenen ülkelerden biri. Kızıldeniz'deki göç hareketleri, Türkiye'nin deniz ticaret güvenliği ve enerji koridorları açısından önem taşıyor. Ayrıca Türkiye, insani yardım konusunda aktif bir aktör olarak, Cibuti ve Yemen'e yönelik yardımlarını sürdürüyor. Ancak artan mülteci akını, bölgede yeni güvenlik riskleri doğurabilir ve Türkiye'nin Orta Doğu'daki diplomatik dengelerini etkileyebilir. Türkiye, Yemen'deki çatışmanın çözümü için uluslararası çabalara destek vermeye devam etmeli.