Birleşmiş Milletler, Yemen'de son iki hafta içinde artan çatışmalar nedeniyle 112 bin kişinin yerinden edildiğini açıkladı. Ülkenin kuzeyinde ve batısında yoğunlaşan çatışmalar, zaten kırılgan olan insani durumu daha da kötüleştirirken, milyonlarca sivilin temel ihtiyaçlara erişimi tehlikeye girdi.
Çatışmaların Seyri ve Yerinden Edilme
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından yapılan açıklamaya göre, son iki haftada 112 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Yerinden edilenlerin büyük bölümü Marib, Hodeidah ve Taiz gibi çatışmaların yoğunlaştığı bölgelerden kaçarak ülke içinde daha güvenli olduğu düşünülen yerlere sığındı. Ancak bu bölgelerde de yeterli altyapı ve insani yardım imkânı bulunmuyor.
Yemen'de 2014 yılından bu yana süren iç savaş, dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun İran destekli Husi hareketine karşı yürüttüğü operasyonlar, ülke genelinde yıkıma neden oldu. Birleşmiş Milletler'e göre, savaş boyunca 4 milyondan fazla kişi yerinden edildi ve nüfusun yüzde 80'i insani yardıma muhtaç hale geldi.
Son yerinden edilme dalgası, ateşkes çabalarının sonuçsuz kalması ve taraflar arasındaki çatışmaların şiddetlenmesiyle paralellik gösteriyor. Özellikle Marib kenti, Husi güçlerinin kontrolündeki başkent Sana'a'ya yakınlığı ve zengin petrol kaynakları nedeniyle stratejik önem taşıyor. Husi güçlerinin Marib'e yönelik saldırıları, binlerce sivilin bölgeden kaçmasına neden oldu.
İnsani Durum ve Uluslararası Tepkiler
Yerinden edilen aileler, çoğunlukla okul, cami ve kamplara sığınıyor. Ancak bu yerlerde temiz su, gıda, barınma ve sağlık hizmetlerine erişim son derece sınırlı. Yardım kuruluşları, artan ihtiyaçlara karşı kaynakların yetersiz kaldığını belirtiyor. BM, 2023 yılı için Yemen'e yönelik insani yardım çağrısında 4,3 milyar dolar talep etmişti, ancak şu ana kadar bu miktarın sadece küçük bir kısmı toplanabildi.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yerinden edilme dalgasının salgın hastalık riskini artırdığı uyarısında bulundu. Kolera ve Kovid-19 gibi hastalıkların yayılma potansiyeli, sağlık altyapısının çökmüş olması nedeniyle daha da tehlikeli boyutlara ulaşabilir. Ayrıca, çocukların eğitimden mahrum kalması ve psikolojik travmalar, uzun vadeli bir nesil kaybına yol açabilir.
Uluslararası toplum, Yemen'deki insani krize yönelik çözüm çağrılarını sürdürüyor. BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, taraflar arasında kalıcı ateşkes sağlanması için diplomatik çabaları yoğunlaştırdı. Ancak, Husi hareketi ve Yemen hükümeti arasındaki güvensizlik ve dış aktörlerin müdahalesi, barış sürecini zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki insani kriz, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve güvenlik politikalarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Suudi Arabistan ve İran arasındaki gerilimde denge politikası izlerken, Yemen'deki çatışmaların Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki güvenliği tehdit etmesi, Türkiye'nin deniz ticaret yolları ve enerji arz güvenliği açısından risk oluşturuyor. Ayrıca, artan göç dalgası ve insani yardım ihtiyacı, Türkiye'nin insani diplomasi kapasitesini zorlayabilir. Türkiye, Yemen'e yönelik insani yardımları sürdürerek bölgesel barışa katkı sağlama potansiyeline sahip.